Ana sayfa Editörden “2019 seçimleri adil ve eşit mi geçecek?”

“2019 seçimleri adil ve eşit mi geçecek?”

PAYLAŞ

16 Nisan referandumu sırasında mühürsüz oyların geçerli sayılmasına ilişkin verdiği kararla referandumu şaibeli hale sokan Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bugün güvenilir bir kurum olmaktan çok uzakta olduğunu söyleyen Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker, 2019 seçimlerine dikkat çekti.

Toker, “Evet, yakın gelecekte bir seçim gerçeği mevcut. İçinde bulunduğumuz iklimde, önceliğin 2019’da yarışacak adayları çıkarmaya mı yoksa, bu seçimin gerçekleşeceği -şu an son derece kaygan ve riskli görünen- zemini sağlamlaştırmaya mı verilmesi gerektiğinin cevabı ise ortada” diye yazdı.

Çiğdem Toker’in yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Önce “kitabın ortasından” iki soru: 2019 seçimlerinin adil ve eşit yapılacağına inanıyor musunuz? Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) güveniyor musunuz? İki soruya cevabınız “hayır” ise otoriter tek adam rejiminin oylandığı referandum günü, ne olduğunu da hatırlıyorsunuz demektir.
YSK, 16 Nisan’da hepimizin hayatlarına, çocuklarımızın geleceğine doğrudan etki eden bir karar aldı. Seçimlerin adil, eşit güvenli gerçekleştirilmesinin yegâne sorumlusu olan bu anayasal kurum “mühürsüz pusulaların geçerli olduğunu” duyurdu. “Duyuru” diye özellikle altını çiziyorum.
Karar alındı denilmesine rağmen, ortada karar falan yoktu çünkü. Karar arkadan geldi.
Oylarına sahip çıkmak için her türlü önlemi aldığını düşünen kişi ve kurumların hiç beklemediği bir durumdu bu.
Sandıkların kapanmasına iki üç saat kala, mühürsüz oyların geçerli sayılması kimin aklına gelebilirdi ki?
İşte bu kanuna aykırılık soğukkanlılıkla işlendi.
YSK mühürsüz oyları geçerli sayarak, otoriter tek adamlığı getiren halk oylamasını şaibeli kılmış olmadı sadece. Kurumsal olarak da kendisini imha etti.
Bugün YSK, güvenilir bir kurum olmanın çok uzağında. Temel nedeni, 16 Nisan’da “hayır” oylarının önde çıkacağının görüldüğü saatlerde, sonucu tersine çevirecek bu kararı alması için müdahale edildiğinin düşünülmesidir.

Evet, yakın gelecekte bir seçim gerçeği mevcut. İçinde bulunduğumuz iklimde, önceliğin 2019’da yarışacak adayları çıkarmaya mı yoksa, bu seçimin gerçekleşeceği -şu an son derece kaygan ve riskli görünen- zemini sağlamlaştırmaya mı verilmesi gerektiğinin cevabı ise ortada.

Yazının tamamı için…