Af Örgütü: “Zaten yoksul olan aileler daha da büyük bir zorluğa itilmiştir”

Mart 11, 2017, 11:23 am
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin, Türkiye’nin bölge illerinde gerçekleştirdiği operasyonlara ilişkin açıkladığı hak ihlali raporuna bir açıklamada Af Örgütü yetkilisi John Dalhuisen’den geldi. Dalhuisen, BM’nin raporu ile kendi araştırmalarının örtüştüğünü söyledi.

Birleşmiş Miletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin Türkiye’nin Şırnak, Nusaybin, Cizre, Silopi ve Sur başta olmak üzere bölge illerinde gerçekleştirdiği operasyonlarda insan hakkı ihlal ettiği yönünde dün açıkladığı raporuna benzer bir açıklama da Uluslararası Af Örgütünden geldi. BM’nin raporunda yer alan bulguların araştırmalarını doğruladığını belirten Af Örgütü Avrupa Direktörü John Dalhuise, “Bu bulgular, Türkiye yetkililerinin Güneydoğu’da büyük bir nüfusun yerinden edilmesine neden olan ve toplu cezalandırma olarak adlandırılabilecek acımasız baskısını belgeleyen son araştırmamızı yansıtmaktadır’’ dedi.

BAHANE OLARAK KULLANILAMAZ

Uluslararası Af Örgütü Avrupa Direktörü John Dalhuisen’ın açıklaması şöyle: “Devletin güvenliği sağlama yükümlülüğü, sıradan insanların hayatlarını bazı yerlerde bir yıldan uzun süredir devam eden süresiz sokağa çıkma yasaklarıyla mahvederek, zorla yerinden edilme ve mülkün yıkılması veya kamulaştırılmasına yol açan aşırı güç kullanımı için bir bahane olarak kullanılamaz.”

“Araştırmamız, Diyarbakır’da yerinden edilmiş sakinlerin uygun koşullarda alternatif konut bulamadıkları ve temel hizmetlere erişmek için mücadele ettikleri sonucuna ulaştı. Zaten yoksul olan aileler, istihdam ve eğitim imkanlarının azalması ve yeterli tazminat alamamaları nedeniyle daha da büyük bir zorluğa itilmiştir.”

‘TÜRKİYE HAREKET ETMELİDİR’

Dalhuisen sözlerini şöyle sürdürdü: “BM Yüksek Komiseri’nin raporuyla Türkiye, daha fazla gecikme olmadan hareket etmelidir: Bölge genelinde sokağa çıkma yasakları acilen kaldırılmalıdır, etkilenen ilçe sakinlerinin zararlarının tamamen tazmin edilmesi ve evleri ile mahallerinden ne kaldıysa yaşadıkları yere geri dönmeleri sağlanmalıdır.”