Ahmet Faruk Ünsal: MAZLUMDER bir darbe ile karşı karşıya

Mart 21, 2017, 9:44 am
Kayyım öncesine kadar MAZLUMDER Genel Başkanı olan Ahmet Faruk Ünsal, "“MAZLUMDER bir darbe ile karşı karşıya. Yaşananları 28 Şubat’a benzetiyorum. MAZLUMDER’in 28 Şubatı yaşanıyor." dedi.

Hak ihlalleri ve Kürt sorununa ilişkin hazırladığı raporlarla dikkat çeken İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneğinde (MAZLUMDER) bir süredir yapılmak istenen tasfiye operasyonu sonucu kayyımla olağanüstü genel kurula gidildi. Mevcut genel merkezin katılmadığı kongrede yönetim değişirken, genel merkez de Ankara’dan İstanbul’a taşındı.

Kayyım öncesine kadar MAZLUMDER Genel Başkanı olan Ahmet Faruk Ünsal, yaşananları 28 Şubat’a benzeterek, “Siyasal iktidarın talimatıyla yaptılar mı yapmadılar mı, şu anda söyleyecek durumda değiliz. Ama bildiğimiz bir şey var ki, MAZLUMDER’in kullandığı bu adil ve tarafsız dilden hoşlanmadılar” dedi.

MAZLUMDER’in aralarında İstanbul, Kayseri, Konya ve Malatya şubelerinin yer aldığı şubeleri, genel merkezin yaptığı açıklamalardan rahatsız olduklarını ifade ederek, delege imzasıyla olağanüstü genel kurul talep etti. Genel merkez de derneğin tüzüğüne göre, olağanüstü genel kurulun, üyelerin talebiyle olacağını hatırlatıp, reddetti. Muhaliflerin Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesine olağanüstü genel kurul için yaptıkları başvuru olumlu karşılandı. MAZLUMDER yönetiminin kararı temyize taşımasına karşın pazar günü yapılan olağanüstü genel kurul sonrasında İstanbul Şube Başkanı Ramazan Beyhan, genel başkan seçildi.

YAŞANANLAR HUKUKSUZ

Ağırlıklı olarak Bölge illerinde bulunan 16 şubenin kapatıldığı MAZLUMDER’de yaşananlara dair Ahmet Faruk Ünsal Evrensel’e konuştu. Ünsal süreci şu şekilde ifade etti:

“Kürt illerinde yaşanan çatışmalı süreçte MAZLUMDER’in yaptığı raporlarla ilgili başladı tartışma. Biz o raporlarda şiddeti olumlayan bir dil kullanmadık. Kategorik olarak şiddeti reddediyoruz. Barikat ve hendekleri bir hak arama yolu olarak görmediğimiz gibi, buna açıkça karşı olduğumuzu ifade ettik. Kürt sorununda çözümün siyasal sürecin işletilmesinden ve diyalogdan geçtiğini her zaman ifade ettik. Bunu raporlarımızda da açık açık ifade ettik. Ama biz raporlarda her iki tarafında yaptığı hak ihlallerini açıkta ifade ettik. Bazı şubelerdeki arkadaşların bu dilin, yani tarafsız hakem dilinden hoşlanmayıp, sadece örgütün yaptıklarının yazmamızı, devletin yaptıklarına bir söz söylememize hoşnut olmadılar.”

Derneğin tüzüğüne göre, olağanüstü genel kurul talebinin üyelerin talebiyle olacağını hatırlatan Ünsal şunları söyledi:

“Talep hukuksuz bir talepti. Tüzüğümüze aykırı olan bu talebi genel merkez yerine getirmeyince mahkemeye gittiler. Mahkemede maalesef tüzüğümüze ve medeni kanuna rağmen, mahkeme aleyhimize sonuçlandı. Biz temyize gittik, bu sonucu beklemeden, mahkemenin hükmü kesinleşmeden, olağanüstü genel kurula gittiler. Bu açıkça hukuksuz bir şey.”

“Siyasal iktidarın talimatıyla yaptılar mı yapmadılar mı, şu anda söyleyecek durumda değiliz” diyen Ünsal devamla şunları söyledi: “Ama bildiğimiz bir şey var ki, MAZLUMDER’in kullandığı bu adil ve tarafsız dilden hoşlanmadılar. Binlerce üyemizi, dernekten atıp, 16 şubemizi kapattılar. Dolayısıyla MAZLUMDER’in çoğunluk şubelerini ve çoğunluk üyeleri maalesef olağanüstü süreçlerle MAZLUMDER’den kopartıldı. MAZLUMDER’de olağanüstü hal yaşanıyor. Nasıl ki olağanüstü hallerde kanun hükmünde kararnameler binler insan işinden olduysa, biz de olağanüstü süreçte benzer bir şekilde darbe aldık ve binlerce üyemiz ihraç edildi. Bu süreci yargıya taşıyacağız.”

KAMUOYUNUN DESTEĞİNİ BEKLİYORUZ

İnsan hakları mücadelesine devam edeceklerini anlatan Ünsal kamuoyuna şu çağrıda bulundu:

“MAZLUMDER bir darbe ile karşı karşıya. Yaşananları 28 Şubat’a benzetiyorum. MAZLUMDER’in 28 Şubatı yaşanıyor. MAZLUMDER’in kendi içinde çıktığı mahallenin söylemsel iktidarını arkasına alan azınlık şubeler, MAZLUMDER’in çoğunluk şubelerini, emek veren şubelerini, MAZLUMDER markasını parlatan bugüne kadar getirenlerini ve üyelerini maalesef ihraç ettiler. MAZLUMDER’in 28 Şubatı’na karşı, yanımızda durmalarını, birlikte mücadele etmelerini ve desteklerini bekliyoruz.”