Ana sayfa Editörden Ali Bayramoğlu: Çözüm süreci başarıya ulaşsaydı Kuzey Irak referandumu engellenebilirdi

Ali Bayramoğlu: Çözüm süreci başarıya ulaşsaydı Kuzey Irak referandumu engellenebilirdi

PAYLAŞ

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), tüm karşı çıkışları, yaptırım tehditlerini ve askeri müdahale riskini göze alarak 25 Eylül’de referandum sandığını halkın önüne getirdi. Bağımsızlık için yapılan referandumda yüzde 95’in üzerinde ‘evet’ oyu kullanıldı.

Yazar ve akademisyen Ali Bayramoğlu, Kürtlerin 100 yıllık bir süreden sonra kendi kaderleri ve tarihlerini yazma yolunda ilerlediklerine dikkat çekerek, bu ilerlemenin Türkiye ve İran’ı tedirgin ettiğine değindi.

Bayramoğlu, Türkiye’de 15 Temmuz’dan sonra yeni bir siyasi blokun oluştuğunu ifade ederek, “15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de yeni bir siyasi blok oluşuyor. TSK içindeki ulusalcı-Kemalist kanadın, MHP’nin, AK Parti’nin ve kısmen CHP’nin içinde bulunduğu blok, tarihsel bir endişe ve ideolojik bir korku yaşıyor” dedi.

Bayramoğlu, IKBY Başkanı Mesud Barzani’nin bağımsızlık politikasının engellenmesindeki anahtarın, Türkiye’deki çözüm süreci olduğunu belirterek, şunları söyledi:

Çözüm süreci başarıya ulaşsaydı referandum engellenebilirdi

“Çözüm süreci başarıya ulaşsaydı, farklı ülkelerde yaşayan Kürtlerin önünde çok kuvvetli bir demokratik model olurdu. Bir ayrışma modeli değil bir entegrasyon modeli ortaya çıkardı. Bir arada yaşama imkanını ortaya koyan bir model oluşurdu. Ancak Kürtler, bugüne kadar imkânı elde edemediler. Barzani’nin bağımsızlık hareketine girişmesi bile, bu bir arada yaşama politikasıyla engellenebilirdi.”

“Barzani’den bu kadar korkacak ne var?” diyen Bayramoğlu, Türkiye’nin bir öngörü krizi içinde olduğunu önünde duran seçenekleri de şöyle sıraladı:

“Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun adı bir ‘öngörü krizi’dir. Türkiye, aşırı özgüvenden, özgüvensizliğe geçiş yaşıyor. Aşırı özgüven zaten özgüvensizliğin göstergesidir. Barzani’den bu kadar korkacak ne var? Türkiye, Barzani’yi tanıyarak, bağımsızlığına destek vererek, bu sert pozisyonu almadan bir politika izleyemez miydi? Kürtler arasındaki farklılıklardan kendi dilini inşaa edemez miydi? Bunlar önümüzde duran seçenekler ama Türkiye bunların hiçbirini yapmadı.”

Türkiye’nin ABD ve İran’ın tepkilerinin ardından sesini çıkardığına da değinen Bayramoğlu’nun sözleri şöyle:

“İçerideki babalanmalarla, popülist yüksek seslerle dış politika yürütmek çok kolay değildir. Biz ABD de değiliz, Rusya da değiliz. Dış politikada gücünüz önemlidir. Türkiye, Barzani’ye ne zaman bağırmaya başladı? ABD fikrini beyan ettikten, İran sesini yükselttikten sonra aradan çıkarak sertleşti. Türkiye’nin, cepheden sertleşerek ne Suriye’ye ne Irak’a müdahale edecek pozisyonu var.”

Sadece Irak’ı anlayabilirim

Bayramoğlu, IKBY’ye yönelik tepki veren ülkelerden yalnızca Irak’ı anlayabileceğini söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı:

“Kürtler orada bir şey yapmaya çalışıyorlar. Bütün dünya ‘yapamazsın’ diye kıyameti koparıyor. Sadece Irak’ı anlayabilirim. Kendi toprağı. Ama ‘Bana sordun mu?’ şeklindeki açıklamalar, öfke tohumunu geliştirebilir. Bunların doğru politikalar olduğunu düşünmüyorum.”