Ankara ve Doha, Esad rejiminin erken düşmesini ve Katar gazının Avrupa’ya ulaşmasını umuyor

Temmuz 15, 2017, 3:35 pm
Bir yandan Putin'e 'dostluk' sözü verip 'Türk Akımı'nı imzalayan Erdoğan'ın, diğer yandan Rusya'nın Avrupa'daki konumunu zayıflatmak için İsrail, Katar ve Orta Asya ülkeleriyle sahne arkasında gizli görüşmeler yürüttüğünü yazan Rus Paravda gazetesine göre, Katar gazını Türkiye'ye ulaştırmaya çalışan Erdoğan'ın önündeki tek engel Beşşar Esad yönetimi

Rus Pravda gazetesi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karmaşık bir diplomatik oyun yürüttüğünü yazdı. Pravda’ya göre Erdoğan, bir yandan Vladimir Putin’e Rusya ile ‘sonsuza dek dostluk’ sözü verip Gazprom ile bağlantılı olarak ‘Türk Akımı’nı inşa etti; diğer taraftan, İsrail, Katar ve Orta Asya ülkeleriyle, Rus gaz devinin Avrupa’daki konumlarını zayıflatma yönünde sahne arkasında gizli görüşmeler gerçekleştirdi.

Makalede, Doğu Akdeniz’de bulunan doğalgaz yataklarının İsrail tarafından Türkiye üzerinden Avrupa ve dünya pazarına açılması için, İsrail ve Türkiye’nin yakında bir boru hattı inşa edeceği hatırlatıldı ve “Üstelik İsrail gazı, Azerbaycan-Türkiye arasındaki ‘Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) üzerinden Avrupa’ya geçmelidir” denildi.

Aydın Mehtiyev imzalı yazıda, Erdoğan’ın Katar gazının Türkiye’ye taşınması için umutlar beslediğine de değinildi. Yazıda, Ankara’nın, Arap monarşileriyle soğuk savaş halinde bulunan Katar’ı neden bu kadar gayretle desteklediğinin anlaşıldığı vurgulanarak, “Beşar Esad’ın devrilmesi durumunda Erdoğan, Katar’dan Avrupa’ya bir gaz boru hattı döşeme projesini Türkiye üzerinden canlandırmayı umuyor” ifadelerine yer verildi.

Analizde şu detaylara yer verildi:

“Türkiye, Rusya’yla askeri ve enerji alanında işbirliğini derinleştiriyor. Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Hüseyin Dirioz 14 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin NATO üyeliğinin Ankara’nın Rus uçaksavar füze sistemleri satın alması için bir anlaşma yapmasını engellemeyeceğini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ise ‘Türk Akımı’nın inşasının ortaklaşa yürütülmesinin Moskova ve Ankara arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirdiğini’ belirtti.

Diğer taraftan, 21. yüzyılda Türkiye’nin politikasında çok az şey değişti: Altı yıl önce, Erdoğan İsrail’le soğuk savaş yürüttü; İsrail özel kuvvetlerinin, Gazze sahilinden çıkardığı Mavi Marmara gemisini ele geçirmesinden sonra Yahudi büyükelçisini ülkeden çıkardı. Bugün bu tartışma unutuldu. Ankara ve Tel Aviv bugün stratejik ortak. Özellikle enerji sektöründe… Türkiye ile İsrail, bu yılın sonundan önce Akdeniz sahalarından Avrupa ülkelerine doğalgaz tedarik edecek bir boru hattının inşası konusunda anlaşma sağlanmasına karar verdi. Söz konusu anlaşmayı İsrail Enerji ve Su Kaynakları Bakanı Yuval Steinitz duyurdu.

Steinitz’e göre, dört tur görüşmeden sonra doğalgaz boru hattının İsrail’den Türkiye’ye verilmesine ilişkin hükümetler arası bir ön anlaşma imzalama kararı kabul edildi. Steinitz, “İki önemli boru hattı projesiyle ilgili yoğun görüşmeler yürütüyoruz. Bunlardan biri Türkiye. Hem Türkiye’nin iç tüketimi hem de Avrupa’ya doğalgaz aktarımı için İsrail’den Türkiye’ye uzanan bir boru hattı döşemek istiyoruz. Diğeri ise, Güney Kıbrıs ve Yunanistan bağlantısıyla İtalya’ya uzanacak olan boru hattı. İtalyan hükümeti, bu projenin kendileri için en yüksek öncelikli projelerden biri olduğunu açıkladı. Bizim önceliğimizi sorarsanız, ben iki projeyi de çok önemli görüyorum” açıklamasını yaptı. İsrailli bakan, anlaşmanın bu yılın ikinci yarısında Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın İsrail’e yapacağı ziyarette imzalanacağını söyledi.

Uzmanlara göre, boru hattı İsrail’in Akdeniz’deki ‘Leviathan’ doğalgaz yataklarından Türkiye kıyısına ve Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı TANAP’a ve oradan da Avrupa’ya aktarılacak. Burada dikkat çeken nokta şu: Ankara, TANAP aracılığıyla İsrail gazının yanı sıra Azerbaycan gazını da Avrupa’ya taşımak istiyor. Bu noktada, Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR, BOTAŞ ve British Petrol’un (BP) TANAP projesinde hissedar olduklarının belirtilmesi gerekiyor. (Azerbaycan Şahdeniz-2 sahasından Türkiye üzerinden Avrupa’ya gaz taşımacılığını öngören Avrupa Birliği liderliğindeki TANAP ayrıca, Gazprom’un Avrupa pazarındaki tekel konumunu sona erdirmek üzere tasarlanmış öncelikli bir gaz koridoru olarak da kabul ediliyor)

Türkiye ve İsrail’in ortak planları

Türkiye ve İsrail’in ortak planlarının detaylarına inilecek olursa; Yahudi devletinin jeologlarına göre, 2010 yılında keşfedilen ‘Leviathan’ doğalgaz yatakları Haifa’ya 130 kilometre uzaklıktaki Akdeniz’in rafında bulunuyor. Gaz beş bin metreyi aşkın bir derinlikte uzanıyor ve alanın deniz derinliği bin 645 metreye ulaşıyor. ‘Leviathan’ İsrail’in en büyük gaz sahası olma özelliği de taşıyor. Rezervlerinin az miktarda olduğu tahmin ediliyor. (620 milyar metreküp) Bununla birlikte, ABD Jeolojik Araştırması, Leviathan’ın keşfedilmemiş rezervlerinin çok daha büyük olduğuna inanıyor. Gerçek rezervin yaklaşık üç buçuk trilyon metreküp olduğu düşünülüyor.

Türk-İsrail anlaşması öncesinde dört ülke bakanlarının katılımıyla bir toplantı düzenlendi. Nisan 2017’de İsrail, Kıbrıs, Yunanistan ve İtalya Enerji Bakanları İsrail gazının Avrupa Birliği’ne taşınması için bir doğal gaz boru hattı inşaatı konusunda anlaşma imzaladı. Yaklaşık 6 milyar Euro maliyetli proje kapsamında borular İsrail ve Kıbrıs sularındaki alanları Yunanistan ve İtalya’daki terminallerle birleştirecek. İngiliz Daily Mail’a göre, projenin başarılı bir şekilde uygulanmasının Avrupa’nın doğal gaza bağımlılığını azaltmasına imkân vereceğine inanılıyor. Uzmanlara göre, bu boru hattının 2025 yılına kadar hizmete girmesi pek olası gözükmüyor.

Ancak, Mart 2016’da İsrail Yüksek Mahkemesi projeyi iptal etti. Mahkeme anlaşmanın ‘problemli’ olduğuna hükmetti. İptal gerekçesini ise ‘anlaşmanın idari hukuk kurallarına aykırı olarak onaylanması ve bunun da İsrail Rekabet Kurumu’nun görüşlerini sınırlandırması’ olarak açıkladı.

Erdoğan’ın Doha merkezli enerji planları

Erdoğan’ın akıllı enerji planları ise İsrail kıyılarının çok ötesine uzanıyor. Ankara gelecekte, TANAP aracılığıyla yalnızca Azerbaycan ve İsrail gazını değil, Katar’daki mavi yakıtı da ihraç etmeyi planlıyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan liderliğindeki zengin Arap monarşileri ile soğuk savaş yürüten Katar’ı boşuna şiddetle desteklemedi. Türkiye, Katar’a birliklerini gönderdi ve durumun kötüleşmesi durumunda Doha’ya askeri yardım sağlayacağını açıkça belirtti.

Dünyanın en zengin doğalgaz rezervine sahip Katar’ın bu zenginliği 25 trilyon metreküpe ulaştı. Uzmanlara göre, bu tür rezervler, Basra Körfezi’ndeki bu küçük ülkelin 160 yıl boyunca mevcut hacimde gaz üretmesine izin verecek. Şu anda Türkiye ve Katar, daha önce gerçekleştirilememiş bir proje kapsamında, Katar’dan Türkiye’ye bir doğalgaz gaz boru hattı inşaatı fikrinin yeniden canlanma olasılığını analiz ediyor. Bu projenin hayata geçirilmesinin önündeki tek engel, kategorik olarak bu projeye aykırı olan Beşar Esad liderliğindeki Suriye yönetimi.

Ankara ve Doha, Beşşar Esad rejiminin düşmesi halinde Şam’ın kontrolünü eline alacak yeni gücün, Katar gazını Suriye toprakları üzerinden Türkiye’ye vereceği yönündeki umutlarını taze tutuyor. Böylece, bugün Suriye’de sadece bu devletin siyasi geleceği değil, aynı zamanda dünyadaki gaz piyasasının kaderi de belirleniyor. Beşar Esad, farkında olmadan, bugün Gazprom’un egemen olduğu Avrupa gaz piyasasında statükoyu koruma garantör rolü oynuyor. Esad iktidarda iken Katar boru hattı Türkiye’nin kıyılarına ulaşamayacak”