Ana sayfa Sürmanşet “Atilla Taş yalnız değildir” yazanlar var; vallahi yalnızdım ve gözümün üzerinde bir...

“Atilla Taş yalnız değildir” yazanlar var; vallahi yalnızdım ve gözümün üzerinde bir külotla yatıyordum”

PAYLAŞ

Yazdığı köşe yazısı ve tweet’lerden dolayı 14 ay hapis yatan Atilla Taş,yeni yazdığı Sakıncalı Çökelek kitabıyla ilgili Hürriyet Gazetesi’nden Hakan Gence’ye konuştu. Hapiste olduğu günleri de anlatan Atilla Taş: “insanlar, ‘Yürü, arkandayız’ falan yazıyor’ ama mahkemede, cezaevinde kim arkamdaydı? “Atilla Taş yalnız değildir” yazanlar var; vallahi de billahi de yalnızdım ve gözümün üzerinde bir külotla yatıyordum” dedi.

Yine cezaevine girmekten korkuyor musunuz?
– Kim ister özgürlüğünden feragat etmeyi?

14 ay hapiste kaldınız. Bu size ne öğretti?
– Sabretmeyi. Kendi kapını açıp kapama özgürlüğünün ve gökyüzüne bakmanın önemini anladım.

İçeride başınıza ilginç bir şeyler geldi mi?
– Avlumuzdaki dikenli tellerde kuş yuvası vardı. Bahar gelince kuşlar ona konmaya başladı. Dişi ve erkek kuş, sabah-akşam çiftleşiyordu. “Olan var, olmayan var” dedim, resmen kuşları kıskandım. Bir de gözaltındayken sürekli yanan bir ışık vardı. Bir arkadaş temiz, siyah iç çamaşırı verdi. Işık gözümü almasın diye iç çamaşırıyla kendime uyku gözlüğü yaptım. Zaman mevzuu en zoruydu. Bazen bir saniye, bir saat gibi geliyordu. Ben de kendi kendime sohbetler ediyordum.

Hayali arkadaşınız mı vardı?
– Albert Einstein’la hayali konuşmalar yapardım.

Ne konuştunuz?
– “Diliniz neden dışarıda?” diye sordum. “Çünkü senin hayallerinde böyle kalmışım” dedi ve dilini toparladı. Sonra da sohbet ettik.

Artık siyasi içerikli tweet atmıyor musunuz?
– Hayır. Siyaset bir kör kuyu. Bir de insanlar, ‘Yürü, arkandayız’ falan yazıyor’ ama mahkemede, cezaevinde kim arkamdaydı? “Atilla Taş yalnız değildir” yazanlar var; vallahi de billahi de yalnızdım ve gözümün üzerinde bir külotla yatıyordum.

Zayıflamış ilişkilere cezaevi tavsiye ediyorum

Nasıl bir aşkınız var?
– Birbirimizi çok seviyoruz. Böyle şeyler aşkı büyütüyor. Sevgiden yoksun kalıyor ve birbirinizin kıymetini anlıyorsunuz. Ben zayıflamış bütün ilişkilere cezaevi tavsiye ediyorum, ya eşleri ya kendileri girsinler.

Şimdi nasıl geçiniyorsunuz?
– Kitap yazdım, stand-up’ım başlıyor. Olmadı müziğe dönerim, valla sonrasını insanlar düşünsün!

Sizden kurtuluş yok yani!
– Yok. Şarkıcılık yaptım, yerin dibine sokuldum; yazarlık yaptım, cezaevine girdim. N’apayım?

‘Sakıncalı Çökelek’ oyununda neler olacak?
– Yaşadıklarımı ve şöhretin gerçek yüzünü mizahla anlatacağım. 7 Mart’ta Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde başlayacak