“Avrupa Birliği, ‘NATO’nun bir numaralı düşmanı Rusya’yla’ ilişkileri tamir eden Türkiye’yi cezalandırıyor”

Mart 13, 2017, 8:24 am
Türkiye'nin Almanya ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle yaşadığı kriz Rus basınında da geniş yankı uyandırıyor. Rus medyasının ulaştığı uzmanlara göre Türkiye, NATO'nun bir numaralı düşmanı Rusya'yla ilişkileri tamir ettiği için Avrupa'nın baskısına maruz kalıyor.

Russia Today’e (RT) konuşan uzmanlar, Batı’yla daha az taahhüt veren ve Rusya’ya daha iyi ilişkiler kurmaya çalışan Ankara’nın, Avrupa Birliği’nin diplomatik baskısı altında olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, Türkiye’nin Avrupa Birliği’yle ilişkilerinin hiçbir zaman bu kadar kötü olmadığının altını çiziyor.

RT’nin makalesinde şu ifadeler yer alıyor:

Türkiye ve AB ilişkleri son birkaç haftada evrim geçirdi. Türkiye Hükümeti’nin desteğiyle yapılan bazı toplantılar iptal edildi ve bu toplantıların yapılacağı yerler de yasaklandı.

Türkiyeli politikacılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a devasa yetkiler veren, köklü Anayasal değişiklik vaat eden ve 16 Nisan’da yapılacak referandumda ‘evet’ oyu verilmesini sağlamak amacıyla binlerce Türkiyelinin yaşadığı Avrupa’da kampanya düzenlediler.

Ancak bu girişimler birçok Avrupa devletinin yetkilileri tarafından engellendi. Burada, Avrupalı devletlerin bir endişesi de, geçen yıl Türkiye’de yaşanan darbe girişimine karşı Türk hükümetinin uyguladığı baskıcı politikaların devam etmesi.

Erdoğan, son olarak Hollanda’nın uygulamaya koyduğu yasaklara karşı ortalığa saldırdı. Hollanda makamlarınca, Cumartesi günü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçağına iniş izni verilmedi. Bunun ardından da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Türkiye temsilciliğinin bulunduğu yere girişi engellendi. Bakan, bunun ardından da Almanya’ya sınırdışı edildi.

Cumhurbaşkanı, bunun üzerine sinirli bir şekilde ‘Onlar bunun bedelini ödeyecekler. Onlara diplomasinin ne olduğunu göstereceğiz. Uluslararası diplomasiyi onlara öğreteceğiz’ diye konuştu.

RT, yaşananları uzmanlara sordu

Politika yazarı ve gazeteci Dan Glazebrook, yaşananların ardındaki tek sebebin Türkiye’nin Rusya’yla ilişkilerinin iyileştirilmesi olduğunu belirtiyor.

Glazebrook şunları söylüyor: ‘Türkiye, NATO üyesi bir ilke olarak AB için önemli. Türkiye, NATO’nun Suriye’deki vekil savaşlarının bir kolu ve en önemli kanalıydı. Türkiye’yi masada tutmak önemli. Ama şimdi Türkiye, NATO’nun bir numaralı düşmanı Rusya’yla ilişkilerini iyi tutmaya başladı.’

Glazebrook’a göre ayrıca, AB’nin Türkiyeli yetkilileri kovması da bir bakıma Ankara’yı cezalandırmanın bir parçası. Bu ‘ceza’nın arkasında ise ‘Türkiye’nin Moskova’ya yakınlaşması ve Batı’yla kopma noktasına gelen ilişkiler var.

Politika Analisti John Bosnitch, ‘Demokratik bir ülkede, kendi ülkesinin vatandaşlarına seslenmesi uluslararası hukuka uygundur’ ifadelerini kullanıyor. Ayrıca bakanın sınırdışı edilmesinin ise Viyana Diplomasi kararlarına da aykırı olduğunu söylüyor.

Bosnitch ayrıca şu benzetmeyi yapıyor: ‘Rusya ve Türkiye’nin birbirlerinin çıkarlarına göre harekete geçmesinin ardından derhal bunun bir benzeri de Almanya, Avusturya, İsviçre ve Hollanda da bakanların girişini yasaklayarak demokratik bir tartışmada siper aldı.’

Bosnitch’in görüşüne göreyse, ‘NATO’nun ileri gelen ülkeleri, Suriye’de barışçıl bir çözüme karşı çıkıyor.’

Pentagon’da eski bir memur olan Michael Maloof’un görüşüne göre bu olayların karşılaştırılması sonucunda tüm Avrupa aynı konumu alacak.

Maloof, şu ifadeleri kullanıyor: ‘Bu olay Türkiye’nin tüm AB’ye vizesiz giriş isteğiyle başladı. AB’ye üye olmayan bir ülke ve tüm ülkelerden aynı ayrıcalıkları istiyor… Ayrıca mülteci değişim programı da akışta Avrupa’yı gösteriyor… Türkiye de bu durumda AB ile yapılan mülteci anlaşmasına AB’nin uymadığını vurguluyor…’

Ancak Erdoğan’ın Avrupa’ya bir mülteciyi bile gönderemeyeceğini söylüyor. Maloof, bu durum karşısında Erdoğan için, ‘Kaldıracı aldı ve şimdi de onunla oynuyor’ diyor.

Beyrut’ta yaşayan bağımsız gazeteci Martin Jay’sa, ‘Türkiye ile AB ilişkileri bu dönemde olduğu kadar hiçbir dönemde bu kadar kötü olmamıştı. Bu endişe verici. AB’nin güvenilirliği tüm zamanların altına indi’ diyor.

Gazeteci Jay, Erdoğan’ın mülteci anlaşmasını hala neden bozmadığına şaşırdığını söylüyor.

Jay sözlerine şöyle devam ediyor: ‘Bu oyun, AB’nin Türkiye’yle yaklaşık 17 yıldır oynadığı bir oyun. Havuç ve sopa. İnsan hakları kayıtlarını değiştirmek ve AB iyeliğini bir kamçı olarak sunmak ve AB gibi görünmek… İşlemiyor.’

Bağımsız Jeopolitikal Analist Joaquin Flores ise AB Türkiye ilişkilerini ‘her zaman tek taraflı’ olarak tanımlıyor. Türkiye’nin mülteci krizinde olduğu gibi AB’ye şantaj uyguladığını söylüyor.