Aydın Engin: Bu açık bir itiraftır, suçtur

Temmuz 16, 2017, 9:49 am
"Küresel sermaye bir başka deyişle global kapitalizmle tam anlamıyla bütünleşmiş bir siyasal İslam modeli ile karşı karşıyayız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “OHAL demorasiye, özgürlüklere ve hukuk devletine karşı değildir” sözlerini hatırlatan Cumhuriyet yazarı Aydın Engin, darbeyle alakası olmadığı halde onbinlerce kişinin gözaltına alındığını ve açlığa mahkum edildiğini söyledi.

Erdoğan’ın 13 Temmuz tarihli konuşmasındaki “Grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki, hayır, burada greve müsaade etmiyoruz, çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız. Ee bunun için kullanıyoruz biz OHAL’i” ifadelerine de değinen Engin, “Bu açık bir itiraftır. ‘Sirkatin söylemek’tir. Suçtur…” diye yazdı.

Aydın Engin’in yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Darbe girişimine fiilen katılmadığı, darbeye kesinlikle karşı çıktığı kanıta ihtiyaç duymayacak kadar açık ve kesin olan on binlerce kişi gözaltına alındı, tutuklandı, kamudaki görevinden ihraç edildi, açlığa mahkûm edildi. Darbeciler dışında “OHAL darbesi” yiyenlerin sayısı 150 bini aştı.
Hangi birini sayayım ve niye sayayım? Sadece açlık grevlerinde geri dönülmez sınırı aşmış olan iki genç akademisyen, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için soralım. Bu iki gencin darbe girişimi ile uzaktan yakından herhangi bir ilişkisi olduğunu, olabileceğini söyleyecek biri varsa beri gelsin de boyunu görelim…
Oysa bir yıl boyunca Cumhurbaşkanı, o konuşmadıysa Başbakanı, o da konuşmadıysa bakanlarından biri OHAL’in asla özgürlüklere, demokrasiye ve hukuka karşı bir önlem olmadığını üç ayda bir tekrarlayıp durdular.
Ta ki 13 Temmuz’a kadar. O günden beri “OHAL neden ilan edildi” sorusuna cevap için artık bizcileyin fesat gazetecilere gerek kalmadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Yabancı sermayeli yatırımcılar”ın, yani küresel sermayenin ülkemizdeki temsilcilerine seslendi.
Aynen aktarıyorum:
“OHAL’i biz iş dünyamız daha iyi çalışsın diye yapıyoruz. Soruyorum iş dünyanızda herhangi bir sıkıntınız, bir aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde 15 sene önce Türkiye’de OHAL vardı, ama bütün fabrikalar hep grev tehdidi altındaydı. Hatırlayın o günleri! Ama şimdi böyle bir şey var mı? Tam aksine, şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki, hayır, burada greve müsaade etmiyoruz, çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız. Ee bunun için kullanıyoruz biz OHAL’i.”
Söz bitti.
Küresel sermaye bir başka deyişle global kapitalizmle tam anlamıyla bütünleşmiş bir siyasal İslam modeli ile karşı karşıyayız.
Tek kelime eklemeye niyetim yok.
Bu açık bir itiraftır. “Sirkatin söylemek”tir.
Suçtur…

Yazının tamamı için…