Aydın Engin: “Erdoğan’ın bu kozu tepe tepe, evire çevire kullanacağı daha ilk günden belli oldu”

Mart 12, 2017, 9:14 am
"AB’nin Türkiye’ye yönelik yellim yepelek, salkım sepelek politik ve diplomatik savrulmaları 'hem mağrur, hem mağdur' olmakta uzmanlaşmış Erdoğan’a bir taşla birkaç kuş birden avlama fırsatı yarattı."

Avrupa Birliği’nin özellikle lokomotif ülkelerinin diplomasi sanatında sınıfta kaldıklarını, çözüm arayıp bulmak yerine yangına körükle gittiklerini söyleyen Cumhuriyet Yazarı Aydın Engin, bu durumun Erdoğan için bir taşka birden çok kul avlama fırsatı olduğunu iddia etti. Engin, “Erdoğan’ın bu kozu tepe tepe, evire çevire kullanacağı daha ilk günden belli oldu.” dedi.

Aydın Engin’in Cumhuriyet’te yer alan yazısının ilgili kısmı şöyle:

AKP iktidarına, Tayyip Erdoğan’a gelince… AB’nin Türkiye’ye yönelik yellim yepelek, salkım sepelek politik ve diplomatik savrulmaları “hem mağrur, hem mağdur” olmakta uzmanlaşmış Erdoğan’a bir taşla birkaç kuş birden avlama fırsatı yarattı.

O, bu fırsatı kaçırmaz. Keyifle kullanıyor ve kullanacak.

Bir: Avrupa ülkelerindeki Türkiyeli seçmenlerin “Evet” oylarını artıracak mitingler yapamıyor ama ülke içinde “Kibirli AB’ye kafa tutan milliyetçi lider Erdoğan” rolü oy getirecektir.
İki: AKP iktidarı için “AB ülkeleri ile bol bol ticaret yapalım; mal alalım, mal satalım, turist yollasınlar döviz kazanalım” desteklenmesi gereken bir ilişki. Ancaaaaak, Avrupa Birliği’nin demokrasi standartlarını benimsemek ve uygulamak AKP iktidarı için “kösteklenmesi” gereken bir koşul. Şimdi Erdoğan’gillerin eline “Bu mu sizin demokrasi dediğiniz? Böyle demokrasi olmaz olsun” dedirtecek bir koz geçti ve Erdoğan’ın bu kozu tepe tepe, evire çevire kullanacağı daha ilk günden belli oldu.

Üç: Rusya ve hele Suudi Arabistan, Katar gibi demokrasiden nasipsiz ülkelerle kurulacak yeni ve sıkı ilişkilerin kamuoyunda yaratacağı tepkileri göğüslemek kolaylaşacak…
Sonuç olarak: Ne kadar süreceğini kestiremeyeceğimiz önümüzdeki dönem “Avrupa Birliği ile ticarete devam, siyasete fren” ekseni üstünde yürüyecek gibi.

Başka bir deyişle: Yaşasın Maastricht kriterleri; kahrolsun Kopenhag kriterleri…

Yazının tamamı için…