Aydın Engin: Karayılan’la söyleşi yaptım. Bu durumda ben ‘PKK temsilcisi’ mi oluyorum yani?

Mart 05, 2017, 9:35 am
"Bu ülkede en az 10 gazeteci sayarım. Hepsi de Kandil’de PKK yönetim kademesinden birileriyle söyleşi yapmış"

Cumhuriyet yazarı Aydın Engin, Erdoğan’ın da “PKK temsilcisi” diye tanımladığı Wie Welt muhabiri Deniz Yücel’in, “Cemil Bayık’la röportaj yaptığı için” tutuklandığını hatırlatarak şunları söyledi: Ben kendim de Kandil’de bir başka PKK’li Murat Karayılan’la söyleşi yaptım Bu durumda ben “PKK temsilcisi” mi oluyorum yani?

Engin’in yazısının ilgili kısmı şöyle:

Gelelim bu ülkenin cumhurbaşkanına…
Kendini yargıç yerine koyup, hoşuna gitmeyen, AKP medyasındaki gazetecilerden farklı olarak mesleğin ak adına karalar sürmeyen gazetecilere öfkeleniyor, kinleniyor; “Bunu onun yanına koymam” gibi bir hukuk devletinin başkanının değil ancak bir mahalle kabadayısının ağzından çıkabilecek cümleler kuruyor.
En son Deniz Yücel için konuştu. Bir cümlesini alıntılıyorum:
“Yok bilmem Die Welt’in buradaki bir temsilcisi içeri alınmış. Bundan dolayı değil. Bu kişi PKK’nin bir temsilcisi olarak…”
Deniz Yücel’in nasıl olup da PKK’nin temsilcisi olduğunu anlamadım. Ama “bağımsız ve tarafsız” yargı erkimizin seçkin temsilcisi sulh ceza yargıcı cevabı bulmuş. Tutuklama gerekçesinde açıkça belirtmiş:
“PKK silahlı terör örgütünün elebaşlarından Cemil Bayık ile Kandil’de röportaj yaptığı…”
Eee, n’olmuş?
Bu ülkede en az 10 gazeteci sayarım. Hepsi de Kandil’de PKK yönetim kademesinden birileriyle söyleşi yapmış, sorular sormuş, cevaplar almış ve yayımlamıştır. İsim isim sayıp o arkadaşlarımın başlarını belaya sokmayayım. Ben kendim de Kandil’de bir başka PKK’li Murat Karayılan’la söyleşi yaptım. Bu durumda ben “PKK temsilcisi” mi oluyorum yani?
.

Yazının tamamı için…