Aydın Engin: Siyasal İslamın intikam için ayağa kalktığı bir dönemi yaşamaktayız

Temmuz 12, 2017, 11:11 am
"Küresel sermaye ile tam bütünleşmiş bir 'siyasal İslam' modeli AKP iktidarının ana hedefi. Bu siyasal İslamın da yeni bir yorumu, yeni bir 'ideolojik bulamaç'”

Cumhuriyet yazarı Aydın Engin, eğitim sisteminde Cumhuriyet’in 94 yılının omurgasının tümüyle kırıldığını, ‘İslam – Sünni – Hanefi’ ekseninde bir eğitim sistemine doğru sinsi ve ciddi ve gitgide daha pervasız adımlar atıldığını söyledi.

15 yılını aşan AKP iktidarının sırtını Avrupa’ya, yüzünü ise Körfez’in despot yönetimlerine dönük bir devlet politikasını uygulamaya koydunuğunu söyleyen Engin, “Kanımca siyasal İslamın intikam için ayağa kalktığı bir dönemi yaşamaktayız. Önlenemezse Cumhuriyet Türkiyesi’ne köklü bir veda anlamına gelecek bir dönem…” yorumunu yaptı.

Aydın Engin’in yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

Osmanlı’nın son döneminde başlayan ve Cumhuriyet’le birlikte ilkeli bir tercihe dönüşen “Yüzü Avrupa’ya dönük bir Türkiye”, hükümetlerin değişmesinden siyasal iktidarın partiler arasında el değiştirmesinden bağımsız olarak sürüp giden bir devlet politikasıdır. 15. yılını yaşayan AKP iktidarında bu temel yörünge tümüyle terk ediliyor. Artık sırtı Avrupa’ya, yüzü ise Körfez’in despot yönetimlerine, Suudilere, Katar’a, aşiret devletlere dönük bir devlet politikası hızla uygulamaya konulmakta.

Küresel sermaye ile tam bütünleşmiş bir “siyasal İslam” modeli AKP iktidarının ana hedefi. Bu siyasal İslamın da yeni bir yorumu, yeni bir “ideolojik bulamaç”…

Bu yeni ideolojik yorum salt küresel sermaye ile bütünleşmekle sınırlı da değil. Türk milliyetçiliğini de kucaklayan, İslamın milliyetler üstü “ümmet” kavramını silikleştiren, yer yer ırkçı tınılar içeren bir yönelim de söz konusu “bulamaç”ın olmazsa olmazı.

Bütün bunları bir tek adamın kişisel tercihleri olarak görme eğilimi epey yaygın. Parti içi rakiplerini tasfiye edip muhalif olanları, biat etmeyen, diz çökmeyen, teslim olmayanları tutuklatıp, susturup iktidarını pekiştiren Recep Tayyip Erdoğan’ı bütün bu tercihlerin sorumlusu, hatta sebebi olarak görenler hiç de az değil.

Tarihte kişinin rolü elbette önemlidir. Ama nasıl bütün bir tarihi akışı kişilerle açıklamak, “Napolyon öyle yapmasaydı… Hitler böyle olmasaydı… Stalin öyle etmesiydi… Mao böyle kılmasaydı” diye başlayan analizler, tarihi gerçekleri açıklamaktan uzak kahvehane sohbetlerine dönüşüyorsa, Türkiye’nin AKP iktidarındaki yönelimini, “Yeni Türkiye” nitelemesiyle hedefin ne olduğunu Tayyip Erdoğan üstünden açıklamak da bir o kadar eksik, kusurlu ve yüzeysel…

Kanımca siyasal İslamın intikam için ayağa kalktığı bir dönemi yaşamaktayız. Önlenemezse Cumhuriyet Türkiyesi’ne köklü bir veda anlamına gelecek bir dönem…

Yazının tamamı için..