BirGün’den 14.yıl mesajı: BirGün olmasaydı Ensar rezaletini ve tecavüzcüleri bilemezdiniz

Nisan 14, 2017, 8:26 am
BirGün Gazetesi, kuruluşunun 14 yılı münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Tam sayfa yayımlanan mesajda, "Sadece geçen yıl BirGün olmasaydı ne mi olurdu? Ensar rezaletini ve tecavüzcüleri sarıp sarmalayanları bilemezdiniz. Antep’te mülteci kamplarında yaşananları göremezdiniz." denildi.

BirGün Gazetesi, bugünkü birinci sayfasını, 14.kuruluş yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajına ayırdı. BirGün’ün mesajında şu ifadelere yer verildi:

Kurulduğu günden bu yana umutla büyüttüğünüz gazeteniz 14 yaşında. Kurana, yaşatana, emek verene, destek olana saygıyla… “Patronsuz ama sahipsiz değil” diyerek çıktığımız bu yolda baş eğmeden, direnerek yürüyoruz.

13 yıldan bu yana karşılaştığımız onca zorluğa karşın, son yıllarda giderek artan bir baskıyla karşılaştığımızı tekrar etmeye gerek yok. Bu yılki süreci ise hep birlikte yaşadık. İktidarın eski şen ortaklarından biri, ortaklıktan çıkınca askeri darbeye kalkıştı, diğer ortak ise fırsat bu fırsat memlekete sivil darbe yaptı. Yetmedi, fiilen ve hukuksuzluklarla tüm erkleri kontrolüne almış olan kişiler, bu fiili yönetimin anayasal mevzuatını da yapmak için kolları sıvadı. Yüzlerce gazeteci gözaltına alındı, onlarcası tutuklandı. Televizyonlar ve gazeteler kapandı. Yandaşlar her gün, açık kalan iki-üç gazeteye tehditler ve küfürler savurmaya başladı. Çalışma arkadaşımız Mahir, tüm dünyanın gördüğü, yazıp çizdiği, Bakan’ın ortaya saçılmış maillerini Twitter’da paylaştığı iddiası ile “FETÖ” yaftası yapıştırılarak tutuklandı. Mahir’in ve bizlerin hayatı bu gerici odakla mücadelede geçti. Her şey ortada olmasına rağmen özgürlüğünden alıkonulan Mahir, oğlunun doğumunu göremedi. Mahir ve diğer gazeteci arkadaşların tutukluluğu yüzüncü gününe yaklaşıyor. Ortada ne bir iddia ne de bir iddianame bulunuyor.

Tüm bu karanlığa karşın ülkede adeta bir kıvılcım çakıldı. Halkın “Hayır” dalgası etrafımızı ve sayfalarımızı sardı. Hayır’ın neşesi, umudu, bizlere de güç ve kuvvet verdi. BirGün, televizyonlarda gazetelerde birbirinden haberdar olamayan milyonlarca hayırcının bilgi aldığı yer oldu. Hayır Kürsüsü kurdu, aydınların, sanatçıların, toplumsal muhalefetin sesi oldu. Her gün sorular sordu, yanıtlarında ‘Hayır’ı buldu.

Ve son bir soru: BirGün, bunca zulme karşın sözünü sakındı mı, destekleri boşa çıkardı mı, haberlerini sakladı mı, çalışanlarından ve yöneticilerinden herhangi biri baskılar, tehditler karşısında geri adım attı mı? Yanıtınız “Hayır” ise, bugün bir “Hayır”a daha ihtiyacımız var. Sözümüzü savunan yayınlara destek vereceğiz. Üye olun, destek olun; sesinize, haber alma hakkınıza, “Hayır” tercihinize sahip çıkın. Bize sahip çıktığınızı gördükçe cesaretleniyoruz, güçleniyoruz. Bu ülkede BirGün’ün yaşamasını, büyümesini isteyen on binlerin, yüz binlerin olduğunu biliyoruz.

Sadece geçen yıl BirGün olmasaydı ne mi olurdu? Ensar rezaletini ve tecavüzcüleri sarıp sarmalayanları bilemezdiniz. Antep’te mülteci kamplarında yaşananları göremezdiniz. Sağlıkta, eğitimde yaşanan skandalları bilemezdiniz.

Tüm zorluklara, tehditlere, hapis cezalarına karşın 14’üncü yaşımıza mutlu ve umutlu giriyoruz. Patron medyasının yandaşlaştığı, alay konusu olduğu ya da utangaçça boynunu eğdiği bir ortamda biz başkaydık… İstediğimizi yazdık, istediğimizi söyledik. Başımız dik yürüdük, onlar zulmettikçe daha çok güldük. 14’üncü yaşımıza da HAYIR’ın umuduyla girdik. Haydi sandığa… Ve bir kez daha… Koruyun gazeteciliğin ve memleketin onurunu… Yok edin insanın insana kulluğunu!