Ceylan Ertem’den referandum yorumu: Tek bir insanın lafı mı? Bir sürü insanın lafı mı?

Mart 12, 2017, 11:48 am
'Yine De Amin' adlı yeni albümü çıkan Şarkıcı Ceylan Ertem referandum süreciyle ilgili, "İnsanlardan tek ricam düşünsünler. Tek bir insanın lafı mı? Bir sürü insanın lafı mı? Sadece ne yaptıklarını bilsinler. Sonrasında zaten doğru karar gelecektir" dedi.

“Beni dinleyenler benim vereceğim oyun ne olduğunu bilirler” diyen Ertem referandum sürecine ilişkin mesajlar verdi. Ertem, “Süreç, bir takım taraflar tarafından bizim gibi sadece barış isteyen insanların üzüntüsüyle sonuçlanabilir.” açıklamasını yaptı.

BirGün’den Burak Atabay’a konuşan Ertem’in açıklamaları şöyle:

Siz kendi şarkılarınızın toplumsal politik tavrına nasıl bakıyorsunuz?

Bir insansın. Tokat atsam bağırırsın. Bu tokatları yediğimde ben de şarkı yazıyorum, şarj oluyorum ve deşarj olma yöntemim de şarkı söylemek, yazmak. Politikacılardan ve yalandan nefret ediyorum. Bir günü, bir gününü tutmayan oyunculardan nefret ediyorum. Bu sebeple politik bir laf etmiyorum aslında. Halkı devlete karşı kışkırttığım(!) için ifade de verdim. Ben sadece barış istiyorum. Bir ve kardeş olalım diyorum. Berkin’e üzülmeyeyim mi? Öldürülen onca fakir fukara asker çocuğuna üzülmeyeyim mi? Sokakta giderken herhangi birimizin bombanın patlayışıyla parçalara ayrılmamıza üzülmeyeyim mi? Üzülüyorum ve bunları söylüyorum. Bu ‘ben bir partinin yanındayım ya da karşısındayım’ diye algılanıyor. Ona da çok bozuluyorum. Beni neden troller taciz etmeye başladı? Herhangi biri çıkıp barış istiyorum derse onu da alkışlarım.

Çözüm sürecinde de alkışladınız mı?

Hangi çözüm süreci? Çok istedim Kürt açılımı, Roman açılımı… Ne güzel olurdu ama inanasım gelmiyor. O kadar inancımı yitirdim ki, peşinden gidip alkışladığım bir politikacı kalmadı.

Sizin barış istediğiniz için linç yemeniz ya da diğer insanların başlarına gelenler. Toplum nasıl bu kadar uçlara ayrılabildi?

Kabadayılık! Erkek dilden dolayı. Hangi gazeteci ya da hangi parti lideri konuşuyor olursa olsun hep erkek dili. Hep bir kabadayılık… Sadece Türkiye için de böyle değil. Mahalle dalaşları gibi. O sırada, birileri hayatından mı oluyor, tarihi eserlere bombalar mı atılıyor, bir takım hayvanlar mı orman yangınlarında ölüyor yoksa kadınlar zar zor kazandığı haklarından mı oluyor? Kimsenin umrunda değil. Onlar konuşuyorlar ve alkışlandıkça daha da karanlık konuşuyorlar. Karanlık konuşmalar da bizi öldürmeye ve yok etmeye devam ediyor. Nefes alıyoruz ama yaşıyor muyuz belli değil. Bütün dünya yangın yeri ve daha da kötüye gidiyor. İnsanlar da buna çok alıştı. Televizyon, bir politikacıdan daha zararlı. Dünya yanıyor ve televizyonda bir takım ses yarışmaları, futbol müsabakaları… Bir önceki gece bir maç çıkışında 38 kişi ölmüşken, ertesi günlerde futbol tartışmaları devam ediyor. Ama müzisyenler sırf konsere çıkıyorlar diye ‘terörist’ bile ilan edilebiliyorlar. Biz barışta ve kardeşlikte inat etmeye devam ediyoruz. Herkese de bunu tavsiye ediyorum. Olacak bence. Çok köklü bir ağacız ve bu bir ormana dönüşecek. Bu ormanı yakamazsın.

İçinden geçtiğimiz referandum sürecini nasıl izliyorsunuz?

Kendi aramızda konuşurken de şöyle diyorum: İki türlü de bize ne olacak bilmiyorum. Bu süreç umarım hepimiz için güzel sonuçlanır. Bu da tamamen aptal bir iyimserin lafı. Ama zannetmiyorum. ‘Evet’te ya da ‘hayır’da biz yine bir şeyler yaşayağacız. Süreç, bir takım taraflar tarafından bizim gibi sadece barış isteyen insanların üzüntüsüyle sonuçlanabilir. Ama benim tek isteğim, neden evet ya da neden hayır dendiğini bil. Çünkü bu seçim aslında AKP, HDP veya CHP… bir takım üç harflilerin yanında olmak ya da karşısında olmak değil. Bu çok önemli bir mevzu. İlber Ortaylı’nın da söylediği gibi, “Aman bunlar başım ağrımasın deyip çok da anlamadan oy verirler” olmasın bu seçim. İnsanlardan tek ricam düşünsünler. Tek bir insanın lafı mı? Bir sürü insanın lafı mı? Sadece ne yaptıklarını bilsinler. Sonrasında zaten doğru karar gelecektir. Sen beni anlamadan yanımda olsan ne fayda? Anlayalım ve bilelim istiyorum.

Siz okudunuz mu anayasa değişikliğini?

Okuyorum. Fikirdaş olduğum cephenin çalışmalarını da çok beğenmiyorum. Her zaman rengini ve lafını belli eden bir insandım. Beni dinleyenler benim vereceğim oyun ne olduğunu bilirler. Politik bir laf ettiğinde insanların üstüne yapıştırılan yaftadan bıktım. Demokrasi lafından da bıktım. Çünkü içi boş!