Cihatçıların eşleri IŞİD sistemini anlattı: 10 yaşında bir kızı 10 bin dolara satmak istediler

Temmuz 15, 2017, 9:26 pm
Kuşatma altında Rakka'dan kaçmayı başaran IŞİD militanlarının eşleri yaşadıkları baskı ve şiddeti anlattı. Tunuslu Hatice, "Kocanız öldürülmüşse akrabalarınızın ve tanıklarınızın izniyle başka birisiyle evlenmelisiniz" derken, Nur El Hüda ise bakire kızların 30 bin dolara satıldığına şahit olduğunu söyledi.

ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kuşatılan Rakka’dan kaçışlar sürüyor. Son birkaç gün içerisinde yüzlerce kişi Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) kalesi olarak kabul edilen bu şehirden kaçmayı başardı. Kaçmayı başaranlar arasında IŞİD militanlarını eşleri de yer aldı. Russia Today (RT) IŞİD’in elinden sağ kurtulmayı başaran bu kadınlarla konuştu. Kadınlar maruz kaldıkları zulüm ve şiddeti anlattı.

IŞİD militanlarını elinden kurtulmayı başaran kadınlardan birçoğu vatanlarına geri dönüyor. Kadınlar bazı basın yayın organlarında yer aldığı gibi seks kölesi olmadıklarını, savaşçıların resmi eşleri olduklarını söylüyor. Bazıları ise bunu kabul ediyor.

“Eşin ölürse başkasıyla evlenirsin”

Hatice adlı bir kadın, “Cinsiyete dayalı bir cihad yok, her şey yasaya göre… Belediye binasına gidip evleniyorsunuz. Kocanız öldürülmüşse akrabalarınızın ve tanıklarınızın izniyle başka birisiyle evlenmelisiniz” diyor.

Tunus’tan geldiğini söyleyen Hatice, eşi öldürüldüğünde annesinin eve dönmesini istediğini ancak yerel kadınların onu tekrar evlenmeye razı ettiklerini söylüyor:

“‘Burada özürlü bir adam eş arıyor. Koca istiyor musun?’ dediler ben de kabul ettim”

Başka bir seçeneğe sahip olmadığının da altını çizen Hatice, “Tunus’a dönmek istediğim anda öldürüleceğimi biliyordum” diyerek düştüğü çaresiz durumu özetliyor.

“Önce Türkiye’ye uçtum oradan beni Suriye’ye geçirdiler”

Lübnanlı Nur El Hüda ise, ‘IŞİD’in o kadar da korkunç olmadığı’ konusunda kendisini ikna eden eşinin arkasından Suriye’ye geldiğini söylüyor:

“Ben 20 yaşındayım. Eşimle 15 yaşındayken Trablus’ta tanıştım. Hayat orada çok zor olduğunu için hemen evlendim. İlk çocuğunu 15 yaşında doğurdum. İkincisini bir yıl sonra…Sonra eşim Selefilerle bağlantı kurdu. Ona cihat fikirlerini anlattılar. İslam devletine katılması konusunda onu ikna ettiler. O da beni ikna etti. Orada kötü hiçbir şey olmadığını söyledi. Ben sonuçta onun eşiyim, ona güvendim.”

Eşinin arkasında Suriye’ye gitme kararını akrabalarına söylemediğini belirten Nur El Hüda şöyle devam ediyor:

“Önce Türkiye’ye uçtum. Oradan beni Suriye’ye gönderdiler. IŞİD militanları erkekleri öldürdü ve kadınlar farklı ikametlere dağıtıldı. Kızlar evli kadınlardan ayrı tutularak köle yapıldı. IŞİD’in böyle olduğunu bilseydim eşimin arkasından gitmezdim”

Nur El Hüda da Hatice ile aynı görüşü paylaşıyor: “IŞİD korkunçtu. Baskı ve şiddet vardı. Özellikle kadınların yaşadıkları yerler çok kötüydü. Çocuklar uyuz oluyordu. Hastalandıklarında da tedavi göremediler”

Nur El Hüda, Rakka’da, kadınlar için hazırlanmış IŞİD pansiyonlarını acımasızca yöneten Um Adam adlı bir Faslı olduğunu hatırlıyor: “Bir sorun çıkaran olursa, onları pencereleri ve kapıları olmayan küçük bir odaya kapatırdı. Bu yerler hapishaneler gibiydi”

Bakireleri 30 bin dolar asatıyorlardı

Hatice, yasal eşlerin yanı sıra, militanların satın aldıkları, aralarında değiş tokuş ettikleri veya birbirlerine verdikleri seks kölelerine sahip olduklarını da kabul ediyor. Özel talep üzerine bu işler için Ezidileri kullanırlar:

“Eş ve diğer kadın birlikte yaşıyor. Savaşçılar onlarla sırayla yaşıyor. Bir gün birisiyle, diğer gün birisiyle…”

Nur El Hüda, daha yüksek fiyatlara satabilmek için köle kızlara daha çok özen gösterildiğine dikkat çekiyor:

“Kız olanlara çok özen gösterirler. Onlara pahalı kozmetik ürünleri alırlar. Onları 15 bin dolara satıyorlar. Bakire olanları 30 bin dolara…10 yaşnıda bir kızı 10 bin dolara satmak istediklerini gördüm”

Nur El Hüda, bazı kızların kaçmayı başardıklarını ancak bu kez de onlara yardım edenlerin öldürüldüğünü anlatıyor.

Eşiyle birlikte Suriye’ye giderek çok büyük bir hata yaptıklarını söyleyen Hatice ise “Herkese, IŞİD’nin İslami ve Şeriat’ı savunan ve peygamberin ve Kuran’ın kanunlarına göre yaşayan bir İslam devleti olduğunu söyleyenlere inanmamalarını tavsiye ediyorum. Onlara karşı gelen herkesin kafasını kesiyorlar” diyor.