Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kalın’dan itiraf: İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık

Kasım 22, 2017, 1:46 pm
France 24 televizyonuna konuşan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın İran'la ABD ambargosunu delecek ilişkiler içine girildiğini itiraf ederek bu hukuksuzluğu "ticaret" olarak savundu

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, France 24 televizyonuna yaptığı açıklamada, “Biz, dışarıdan aldığımız enerjiye bağımlıyız, yaptırımlar esnasında İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık. Bunu başka yollarla yapmayı denemek zorunda kalacağımızı söyledik. Bankalarımız, ekonomi bakanımız işin içine girdi.” dedi

Kalın, Zarrab ile Erdoğan arasında kurulmaya çalışılan bağlantılarla ilgili soruyu ise “Cumhurbaşkanımız ile Zarrab veya bu dava arasında hiçbir bağ yok. Cumhurbaşkanının itibarına zarar vermeye çalışıyorlar” şeklinde yanıtladı.

İtiraf etti

“Bu politik bir dava mı?” sorusuna da Kalın, “Evet, bu siyasi bir dava. Kesinlikle siyasi bir dava.”yanıtını verdi.Kalın, “Bu çok ciddi bir iddia. ABD adalet sisteminin cumhurbaşkanınızı hedef aldığını mı söylüyorsunuz?” sorusuna, şu sözlerle karşılık verdi: “Bunu hep söyledik. Son derece siyasi motivasyonlu bir dava. Biz, dışarıdan aldığımız enerjiye bağımlıyız, yaptırımlar esnasında İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık. Bunu başka yollarla yapmayı denemek zorunda kalacağımızı söyledik. Bankalarımız, ekonomi bakanımız işin içine girdi. ABD’liler bütün bunları biliyor. Şimdi, 3-4 yıl sonra karşımıza Türkiye’de daha önce Gülenciler tarafından gündeme getirilen ve reddedilen bu dava çıkarılıyor. Şimdi birebir aynı suçlama alınıyor ve aynı yargılamayı ABD’de yapıyorlar.”

ABD ile iki ana sorun bulunuyor

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde “Fethullah Gülen’in iadesi ve Reza Zarrab” davalarında yaşanan gerilimle ilgili bir soru üzerine Kalın, şunları kaydetti:“ABD ile uzun geçmişe dayalı stratejik ittifakımız var ancak son birkaç yılda, Obama yönetimine kadar geri giden, iki ana sorunumuz bulunuyor. Bir, ABD’nin Suriye’de DEAŞ’la mücadele adına PYD, YPG’ye verdiği destek. İkinci sorun da ABD’deki Gülenci şebeke. Gülenciler ABD’de yerleşikler ve sistemi charter okulları, vize sahtekarlığı ve para aklama yoluyla kendi avantajlarına kullanıyorlar. Şimdi de ABD sistemini Türkiye’ye karşı saldırıya geçmek için kullanıyorlar. Örneğin Zarrab veya Türkiye’deki kamu bankalarından biri olan Halkbank davaları bunun parçası.”

Olumsuz etkiye sahip

İbrahim Kalın, Türkiye’nin ABD’den, yasal çerçevenin dışına çıkan hiçbir talebinin olmadığını belirterek, “(Fettullah Gülen’in) Türkiye’ye iadesini ABD ile 1960’larda imzaladığımız bir suçluların iadesi anlaşmasına dayalı olarak istedik şu anda.” diye konuştu.

Türkiye’nin bu konuda ümidini yitirip yitirmediğinin sorulması üzerine de Kalın, “Bunun üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Açık ki bu ikili ilişkilerimizde olumsuz etkiye sahip. Çünkü eğer kilit bir müttefikinize karşı işleyen böyle bir grup insana ülkenizde izin verirseniz, buna başka nasıl karşılık vermemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.


“Erdoğan ile Zarrab veya bu dava arasında bir bağ yok”

Kalın, Zarrab ile Erdoğan arasında kurulmaya çalışılan bağlantılarla ilgili soruyu ise “Cumhurbaşkanımız ile Zarrab veya bu dava arasında hiçbir bağ yok. Cumhurbaşkanının itibarına zarar vermeye çalışıyorlar” şeklinde yanıtladı.“Bu politik bir dava mı?” sorusuna da Kalın, “Evet, bu siyasi bir dava. Kesinlikle siyasi bir dava.” yanıtını verdi. Kalın, “Bu çok ciddi bir iddia. ABD adalet sisteminin cumhurbaşkanınızı hedef aldığını mı söylüyorsunuz?” sorusuna, şu sözlerle karşılık verdi: “Bunu hep söyledik. Son derece siyasi motivasyonlu bir dava. Biz, dışarıdan aldığımız enerjiye bağımlıyız, yaptırımlar esnasında İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık. Bunu başka yollarla yapmayı denemek zorunda kalacağımızı söyledik. Bankalarımız, ekonomi bakanımız işin içine girdi. ABD’liler bütün bunları biliyor. Şimdi, 3-4 yıl sonra karşımıza Türkiye’de daha önce Gülenciler tarafından gündeme getirilen ve reddedilen bu dava çıkarılıyor. Şimdi birebir aynı suçlama alınıyor ve aynı yargılamayı ABD’de yapıyorlar.”

Siyasi hale getirildi

“Kim bunlar? Trump yönetimi mi?” şeklindeki soru üzerine Kalın, “Bu Trump yönetimi değil. Sistem içindeki, yargı içindeki, Gülencilerin temasa geçtiği açık olan belli kişiler.” değerlendirmesini yaptı.Kalın, “Sizce ABD yargı sistemini Gülenciler mi kontrol ediyor? sorusu üzerine, “Bunu siz söylüyorsunuz. Benim söylediğim, bunun siyasi hala getirildiği ve davanın amacına, ima ettiklerine bakarsanız, bunun Türkiye’de daha önce yapmaya çalıştıkları ama başaramadıkları şey olduğu ortada.” görüşünü dile getirdi.

Zarrab’ın ABD’deki soruşturmacılar ile iş birliği yapıp yapmadığına ilişkin ise Kalın, “Mahkeme detaylarını bilmiyorum. Bu bir yargı süreci. Tekrarlamak isterim ki yasal çerçevenin dışında hiçbir şey asla istemedik. Ancak maalesef hem Obama hem de Trump yönetimleri bu kilit önemdeki konuda birşey yapmadılar. Bu da iki kilit müttefikin ilişkilerini etkiliyor.” diye yanıt verdi.
Cumhuriyet