David Phillips: “Bu kitaptan sonra Türkiye’ye gidersem ben de tutuklanabilirim”

Şubat 27, 2017, 8:22 pm
Geçmişte Kürt meselesinin çözümü için AK Parti hükümetine raporlar sunan ABD’li strateji uzmanı David Phillips, yarın piyasaya çıkacak olan “Belirsiz Bir Müttefik” adlı kitabında Türkiye-ABD ilişkilerinin son dönemlerde çıkmaza girdiğini yazdı.

Türkiye’nin demokrasiden uzaklaştığı değerlendirmesinde bulunan Phillips, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert eleştirilerde bulunarak, “Şimdiye kadar Türkiye’ye en az kırk defa gittim ama bu kitap yayımlandıktan sonra Türkiye’ye gidersem ben de tutuklanabilirim” diye belirtti.

Rudaw’ın aktardığına göre Columbia Üniversitesi İnsan Hakları Enstitüsü Başkanı ve The Huffington Post’ta Kürt meselesi, Türkiye ve IŞİD’le mücadele ağırlıklı yazılar yazan Phillips, uluslararası alanda sayılı düşünce kuruluşlarından Atlantic Council’ın yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray’da da Ortadoğu ve Balkanlar’la ilgili geçmişte danışmanlık görevlerinde bulundu.

Son yıllarda daha çok Kürt meselesinde ABD Hükümeti üzerinde baskı kurmak amacıyla yazılar yazan Phillips, ABD’nin Rojava’ya (Suriye Kürdistanı) tam destek vermesini, PKK’yi terör listesinden çıkarmasını ve Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlığını desteklemesini savunuyor. Phillips iki yıl önce yayımladığı “Kürt Baharı” isimli bir kitabında da benzer görüşleri dile getirmişti.

Phillips, yarın piyasaya çıkacak olan, “Belirsiz Bir Müttefik: Erdoğan’ın Diktatörlüğü Altında Türkiye” başlıklı yeni kitabında ise Türkiye’de siyasal İslam’ın yükselişini, Erdoğan’ın siyasi hayatını ve IŞİD konusunu ele alıyor. Kitapta Kürt meselesi de ana başlıklardan biri olarak yer alıyor.

Erdoğan’ın hayatına yer verdi

Erdoğan’ın, “Demokrasi bir dolmuş gibidir, gideceğiniz yere vardığınızda inersiniz” sözleriyle başlayan kitapta Erdoğan’ın çocukluğu, gençlik yılları ve imam hatipte okuduğu dönem ayrıntılı olarak işlenirken, bu dönemde sergilediği davranışların ilerde siyasi hayatına nasıl yol vereceğine ışık tutuluyor.

Erdoğan’ın Necmettin Erbakan’la tanışması, Milli Görüş hareketine katılması ve ardından gelen İstanbul Belediye Başkanlığı’nın detaylı olarak incelendiği kitapta, kısa süreli cezaevi hayatından sonra AK Parti’nin kuruluş süreciyle birlikte hem Erdoğan’ın hem de Türkiye’nin bambaşka bir mecraya geçtiği belirtiliyor.

Erdoğan’ın Irak savaşı sürecinde bir dönem “acemilik” yaşadığı ancak daha sonra ABD ve Avrupa ilişkilerinde uzun yıllar başarılı olduğu vurgulanan kitapta, Türkiye Ortadoğu ülkelerine model olarak gösterilirken Suriye’deki iç savaştan sonra Erdoğan’ın giderek faklı bir kulvara kaydığı ve son yıllarda “diktatör sıfatını hak edecek kadar önemli icraatlara imza attığı” ileri sürülüyor.

Abdullah Gül notları

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ise politik tutumu ve görüşlerinin övüldüğü kitapta, “politik olarak saf ve pasif olan Gül’ün partideki kontrolü Erdoğan’a bırakarak hata yaptığı” görüşüne yer verildi. Kitapta ayrıca Gül’le ilgili, “İsteseydi cumhurbaşkanlığı görevini bıraktıktan sonra AK Parti Genel Başkanlığı’na aday olabilir ve başbakan olabilirdi ama o Erdoğan’a vefalı davranmayı tercih etti” ifadelerine yer verildi.

Son süreç

Türkiye’nin IŞİD ve Suriye’deki radikal örgütlere desteğine yönelik iddialar, PKK ile sürdürülen “barış süreci”nin sona erdirilmesi ve çatışmaların yeniden başlaması, IŞİD’in Türkiye’ye yönelik saldırıları, 15 Temmuz askeri darbe girişimi, “FETÖ” operasyonları, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, Gezi süreci ve Erdoğan’ın başkanlık hedefinin de yer aldığı kitabın son bölümünde bazı önerilere yer veriliyor.

ABD yönetimin PKK’yi terör listesinden çıkarması, Rojava’ya yardım etmesi ve Türkiye’nin Kürtlerle barışması için çaba göstermesi gerektiğini belirten Philips, Cizre’de yaşananlarla ilgili uluslararası soruşturma başlatılmasını istiyor.