Demirtaş davası: İktidarın kılıcı olmayın

Aralık 07, 2017, 3:09 pm

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 31 fezlekeden tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşmasında savcı tutukluluk halinin devamını istedi. Demirtaş’ın avukatları, “İktidarın kılıcı olunmayacak kararlar vermenizi istiyoruz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu davanın ilk duruşması Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Sincan Cezaevi Kampüsü’nde bulunan duruşma salonunda başladı. İlk olarak 20 kişilik bir salona alınmak isteyen duruşma, itirazlar üzerine 120 kişi salona alındı. Duruşmaya, yabancı heyetler alınmadı. Duruşmayı HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri izliyor. Yüzlerce kişi de soğuk havaya rağmen cezaevi önünde bekleyişini sürdürüyor.


Duruşmaya katılma talebi

Demirtaş, avukatları aracılığıyla duruşma salonuna getirilme talebi için dilekçe verdi. Demirtaş, 12 sayfalık dilekçesinin sonunda mahkemeden şu taleplerde bulundu: “SEGBİS konusunda CMK 196/4’ün değil, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6’ncı maddesinin esas alınarak, soyut yasa maddesi uyarınca ve gerekçesiz bir şekilde SEGBİS üzerinden duruşmaya katılmama yönünde verilen hukuka aykırı kararın geri alınmasını, duruşmada hazır edilmeme karar verilmesini, savunmamı üstlenecek yüzlerce avukat için yer tahsisini, duruşmayı izleyecek aile, sosyal çevrem, hasın, yerli ve yabancı izleme heyetleri, HDP Genel Merkez, il ve ilçe teşkilatlarından gelecek izleyiciler dikkate alınarak salonun tahsisini, duruşmada, avukatlarımla birlikte ve fiziksel yakınlık içerisinde oturacak şekilde salonun düzenlenmesini, duruşmada, dizüstü bilgisayar, tepegöz vb araçlarla görsel savunma yapacağımdan, salonun bu teknik imkanlarla donatılmasını, binlerce belge içeren yüzlerce dosyadan ibaret savunma araçları ile duruşmaya katılacağımdan, savunmamı yapacağım yere, önümde duracak şekilde ve makul büyüklükte bir masa konulmasını talep ediyorum.”

Kelepçe ve SEGBİS’i reddetmişti

Demirtaş, hakkında açılan bir başka davada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla ifade vermek yerine duruşmaya katılmak istemişti. Ancak Edirne’den Ankara’ya kelepçeyle getirilmeye çalışılınca kelepçeyi reddetmiş ve duruşmaya katılmamıştı.

Savcı tutukluluk halinin devamını istedi

Kimlik tespitleri ardından başlayan davada savcı, Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamını istedi. Ardından Demirtaş’ın avukatları savunma yapmaya başladı.

Hakim: Avukat kısıtlaması getiririm

Söz alan avukat Mahsuni Kahraman, mahkemenin SEGBİS ısrarına karşın, “Olağandışı bu yargılama usulü kabul edilemez. Yargılama tarihinde bir ilk olduğu düşüncesiyle belirtiyorum. Demirtaş, birkaç gün öncesine kadar hangi mahkemede yargılanacağını dahi bilmiyordu. Haziran ayından bu yana usulen dahi tutukluluk incelemesi yapılmamıştır” dedi.

Bu sırada Demirtaş’ın savunmasını üstlenmek adına duruşma salonunda hazır bulunan avukatlara yönelik hakim “Herkesin konuşmak istemesi durumunda avukat kısıtlaması getireceği” uyarısında bulundu. Demirtaş’ı savunmak için bin 250 avukat yetki belgesi vermişti. Salonda yüzden fazla avukat Demirtaş’ı savunuyor.

‘İktidarın kılıcı olunmayacak kararlar verilsin’

Ardından söz alan Demirtaş’ın avukatı Ercan Kanar, şöyle konuştu: “Eğmeden, bükmeden gerçekleri ortaya koymalıyız. Siyasi öç alma saikiyle süreç yürütülmüştür. İnsanlık yüzlerce yıllık mücadele sonucu hukuki bağışıklıkları teminat altına almıştır. Basite almamak gerekir. Eğer bir soruşturmaya siyasi faktörler dahil olmuşsa o bir zehirdir. Hukuk devleti ilkesinin tarafsızlık ve nesnelliği ortadan kalkmıştır. Siyasi direktiflerle hesaplaşma yolu olarak yargı seçilirse meşruiyet ortadan kalkar. Yargının tavrı devletten, ideolojiden bağımsız olmalıdır. Biz siyasi hesaplaşmalardan uzak, iktidarın kılıcı olunmayacak kararlar vermenizi istiyoruz. Mahkemenizden cesur bir kararla düşme kararı verilmesini talep ediyoruz. Siyasal hesaplaşmaların coğrafyası halk platformlarıdır, ceza mahkemeleri değildir. Bu yaşananlar düşman savaş hukuku uygulamasıdır.”

Avukat Yıldız İmrek ise, “Müvekkilimizle ilgili fezlekelerin tamamı siyasal anlamdaki düşünce açıklaması, basın açıklamaları niteliğinde beyanlardır. Venedik Komisyonu 1999 yılındaki değerlendirmesinde yasama sorumsuzluğunun serbest seçim ilkesinin, halkın egemenlik hakkının korunmasın olduğunu, azınlıkta kalan milletvekillerinin korunması ve demokratik çoğunluğun desteklenmesi olarak nitelendiriyor” ifadelerini kullandı.

Duruşmaya saat 14.00’e kadar ara verildi.