“Dindarlar iktidara geldikten sonra adaletin kaybolduğuna şahit olduk”

Mart 06, 2017, 8:23 am
28 Şubat’ta idamla yargılanan HDP’li Hüda Kaya, “Dindarlar iktidara geldikten sonra adaletin kaybolduğuna şahit olduk” dedi.

28 Şubat döneminde başörtüsü yasağına karşı eylemleri nedeniyle iki kızı ile birlikte idam istemiyle yargılanan Hüda Kaya, dindarların iktidara geldikten sonra gözaltılar, tutuklamalar ve haksızlıkların artığını söyledi.

Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’a konuşan Hüda Kaya şunları söyledi:

“Yakın dönemlerde, yaşadığımız post-modern darbe süreçlerinden bir tanesi 28 Şubat’tı. O dönemlerde her farklı meslek çevresinden insanlar, başörtülü kadınlar üzerinden direk ya da endirekt şekilde etkilenerek bedel ödediler. O dönemi yaşarken pek çok isimden, kanaat önderlerinden ve özellikle halkımızdan çok ciddi bir dayanışma ve destek gördük. Şu da bir gerçekti ki hiç tanımadığımız insanlarla dayanışma içindeyken, belli mesleklerde, özellikle üniversite ve imam hatip liseleri gibi okullar başta olmak üzere, kamu idarelerinde, amir, müdür konumunda olan nice muhafazakâr insan, ki abdestinde namazındaydı bu insanlar, başörtülü kadınlara en büyük zulmü yapanlardan olmuşlardı. Kraldan çok kralcı davranarak, kendi başları da ağrımasın babında, kendilerine emredilmeden, emredilmiş gibi yasakları, baskıları daha da şiddetle uygulayanlar vardı. Bu insanlardan bir kısmı bugün üniversitede, iktidarda, siyasette bir şekilde yerlerini aldılar ve 28 Şubat mağduriyetinin ahkâmını en çok kesenler de bunlar. 28 Şubat sürecinde kadınların verdiği mücadele ve ödedikleri bedellerin en fazla rantının peşinde olanlar da yine bu insanlar.”

DİNDARLAR İKTİDARA GELİNCE ADALET KAYBOLDU

“Roboski katliamı, benim için siyasal ve toplumsal anlamda İslamcıların maskesinin düşmesi noktasında kırılma noktası oldu. Ben kendimi bildim bileli hep sistem muhalifiydim, hiç devletçi olmadım. Fakat dindarlar iktidara geldikten sonra gözaltıların, tutuklamaların, haksızlıkların, adam kayırmaların devam ettiğine, liyakatin, ehliyetin, adaletin kaybolduğuna, şahit olduk. ‘Bu böyle olmamalı’ diyorduk. Benim inandığım bir yönetimde, bir toplumda, inancı, düşüncesi ne olursa olsun, liyakat ve adalet esas olmalıydı. Benim inancımda, insanlıkta ve vicdanda ben bunun böyle olması gerektiğini düşünüyordum. Bakın bugün Ak Parti çevreleri şunun farkında bile değiller. Daha geçen gün Ak Parti’nin bazı ileri gelenleri ile hasbelkader selamlaştıktan sonra bir sohbetimiz oldu. Hemen bir İslami, dini bir söylemle bana bir mesaj verme, bazı şeyleri ima etme teşebbüsleri oldu. Benim direk Kuran’dan verdiğim örneklerle sesleri, solukları kesildi. Yani şu örneği unutuyorlar. Liyakat, adalet ve ehliyet çok önemli. Bu amir için, memur için, müdür için, muhtar için… Bunu kademe kademe artırabilirsiniz, toplumsal yönetim şekillerinde.”