Ana sayfa Editörden “Ellerinden gelse 16 Nisan’dan önce Türkiye’yi paramparça edecekler, taş üstünde taş bırakmayacaklar!”

“Ellerinden gelse 16 Nisan’dan önce Türkiye’yi paramparça edecekler, taş üstünde taş bırakmayacaklar!”

PAYLAŞ

Yeni şafak Gnel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül yazısında Avrupa’ya yüklendi. AB liderlerinin Papa ile görüşmelerine de değinen Karagül “Ellerinden gelse 16 Nisan’dan önce Türkiye’yi paramparça edecekler, taş üstünde taş bırakmayacaklar” dedi.

Karagül’ün yazısının ilgili kısmı şöyle:

Ellerinden gelse 16 Nisan’dan önce Türkiye’yi paramparça edecekler, taş üstünde taş bırakmayacaklar! Yine aynı şeyleri yapmak için bu ülkeyi savunmasız yakalamak istiyorlar. Bugünden sonra yapacakları bütün baskılar bu alana yönelecek, Türkiye’nin savunmasını güçlendirmeye dönük çabalarını sabote etmek olacaktır.

Ne yapmalıydık? Onlar kıyamet savaşına hazırlanırken biz öylesine bekleyecek miydik? 15 Temmuz’da bu ülkeyi parçalara ayırmak için harekete geçenlerin yeni bir saldırı yapması için ellerimiz bağlı öyle bekleyecek miydik? Yok öyle yağma. Biz buna iki yıl önce “Acımasız Direniş” dedik bir kere. Bugünleri öngörerek dedik bunu. Neler tezgahlandığını görerek dedik. Türkiye’nin nelerle karşılaşacağını öngörerek dedik.

16 nisan küresel bir mesele oldu, neden?

16 Nisan halkoylaması, bir iç politik tercih olmaktan çıktı. Devletler oyununun, güç mücadelesinin bir parçası haline geldi. Mesele Türkiye meselesi olmaktan çıktı, küresel ölçekte bir konuya dönüştü. Neden? İşi bu kadar büyüten ne? Onları bu kadar korkutan ne? 16 Nisan’dan sonra ne olacak ki, bunu durdurmaya çalışıyorlar?

Söyleyeyim: Bir daha bu ülkenin bileğini bükemeyecekler de ondan. Türkiye kontrol edilemez alana geçiyor da ondan. Milletimiz büyük tarih yürüyüşünü başlattı da ondan. Bu rüzgâr tersine çevrilemeyecek de ondan.

O kritik eşik de aşılacak, biz yola devam edeceğiz

Ne kadar gürültü çıkarırlarsa çıkarsınlar. Ne kadar küfrederlerse etsinler, su kendi yolunu buldu bir kere.. Boşuna bağırıp çağırıyorlar. Bu büyük seferberlik, öyle medya operasyonlarıyla, siyasi taşkınlıklarla, imaj çalışmalarıyla, tehditlerle, şantajlarla engellenemez.

Türkiye’ye karşı nefret dili kullananlar, kendi içlerinde patlamak üzere olan nefret dalgasına baksalar en azından kendileri için doğru bir şey yapmış olurlar.
Endişeli değiliz. 16 Nisan da aşılacak daha fazlası da. Tehditleri tanımlarız. Savunma kalkanlarımızı güçlendiririz ve yolumuza devam ederiz… Geçmişte yaptığımız gibi.. Haçlı Seferleri döneminde yaptığımız gibi..