Erdoğan: Bütün bu huzursuzluklar bittiği zaman OHAL’i kaldıracağız

Temmuz 14, 2017, 4:43 pm
15 Temmuz panelinde konuşan Erdoğan, "Bütün bu huzursuzluklar bittiği zaman OHAL'i kaldıracağız. Terörle mücadelede hedefe ulaştığımız zaman OHAL'i kaldıracağız" dedi.

15 Temmuz ve İnsan Hakları Paneli’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan OHAL’in kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin tartışmalara değindi. Erdoğan, ” Terörle mücadelede hedefe ulaştığımız zaman OHAL’i kaldıracağız” dedi.

“Daha demokratik, daha özgür, daha müreffeh bir Türkiye yolunda attığımız adımlarla vatandaşlarımıza yönelik tüm ayrımları ortadan kaldırdık. İnsanı yaşat ki devlet yaşatsın felsefesiyle çalışmalarımızı yürüttük. Şimdi bize “OHAL’i ne zaman kaldıracaksınız” diyorlar. Bütün bu huzursuzluklar bittiği zaman OHAL’i kaldıracağız. Terörle mücadelede hedefe ulaştığımız zaman OHAL’i kaldıracağız. Bunlar bitmeden kimse bizden OHAL’i kaldırmayı beklemesin. Fransa’da devlete darbe mi yaptılar? Hayır! Teröristler 15-20 Fransız vatandaşını öldürdü. Bizde bugüne kadar 40 bine varan vatandaşımızı kaybettik. Kimse bunu sormuyor. 15 Temmuz’da devlete darbe yapıldı. Bu girişime karşı beyefendiler bizden OHAL’in kaldırılmasını bekliyor.”

Gülen’e: “Seni ben çağırdım gelmedin”

“Utanmadan ‘Amerika bana müsaade ederse Türkiye giderim’ dedi. Seni ben çağırdım, gelmedin. Buraya gelince ne olacağını biliyorsun. Bütün bunlara hiç acımadan adımı atanları biz millet olarak affetmeyeceğiz. İnanıyorum ki Allah bütün bu şehitlerimizin hesabını da intikamını da soracaktır ve alacaktır.”

“En büyük sorunlardan birisi 657’dir”

“Sordukları şu: İşte bu kadar kişi işinden edildi. Gitsinler özel sektörde çalışsınlar. Bize ne? Onu mu düşüneceğiz bir de. Devlet mi besleyecek bunları. Devlet besledi devlete ihanet etti bunlar. Zaten Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri 657’dir. Bir mutabakat sağlanabilse aynen batıda olduğu gibi 657’nin memur işçi ayrımı değil tamamen çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım. Bu olduğu zaman zaten çok daha isabetli adımların atıldığını göreceğiz.

“Onlar gazeteci değil, ajan, provokatör”

“Batılı hükümetlerin yetkililerinden, kurum temsilcilerinden öldürülen, hakları ihlal edilen vatandaşlarımızla ilgili samimi, en küçük bir üzüntü beyanı, endişe belirtisi duymuş değiliz, maalesef. Buna karşılık cezaevi şartlarıyla ilgili sayısız taleple karşılaştık, karşılaşıyoruz. İkide bir sorduklar bu. Maktüllerin değil de katillere gösterilen bu anlayış açıkçası bizi üzüyor. Böyle bir insan hakları anlayışını kabul etmiyoruz. 15 Temmuz arefesinde biliyorsunzu Büyükada’da otelde proje çalışmalarını yürüttüler, aynı şekilde adada geldiler proje çalışmalarını yürüttüler. Polisimiz oraya yaptığı baskında bunları yakalayınca son G-20 toplantısında buna bunu soruyorlar. İstanbul’da gazetecileri tutukladınız diyorlar. Onların gazeteci olduğunu kim söylüyor, onlar ajan provokatör dedik. Baskında masalarının üzerinde ne tür haritalar ve projeler olduğunu polisimiz tespit etti.”

“Ahmet Türk nasıl hasta serbest bırakılıyor, sonra yürüyor”

“OHAL olmasaydı başka şeyler de olabilirdi. Bak yürüyüşü yaptın bir teşekkür var mı? Biz bu partinin darbeler karşısındaki tavrını da iyi biliriz. Şayet terör örgütlerinin değil de devletinin, çok enteresan o gün beraber yürürken bir tanesi de Adalet Bakanımız da burada, çok hasta olduğu için Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı hastalığı sebebiyle serbest bırakıldı. Bu nasıl hasta serbest bırakılıyor ve ondan sonra yürüyüşte yürüyor. Sayın Bakan, bunlar tam teşekkülü hastaneden rapor aldılar mı? Bu raporu size gösterdiler mi? Nasıl bunlara ben çıkma şeyi verildi? Bunlar kontrollü göz hapsinde olması gerekirdi. Milletinin yanında saf tutmuş olsaydı bu partinin yaptıklarına başka bir şekilde bakabilirdik.”