Ana sayfa Manşet ”Erdoğan’ı kahreden şey IŞİD’in yenilmesi”

”Erdoğan’ı kahreden şey IŞİD’in yenilmesi”

HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı kahreden şeyi açıkladı.

PAYLAŞ

HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, 2014 yılında yaşanan Kobanê olaylarında “sokağa çıkma çağrısı yaptığını” iddia ederek kendisini 53 kişinin ölümünden suçlayan ve önceki dün Demirtaş’ı kastederek “idam parlamentoya gelirse onaylarım” mesajı veren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Twitter üzerinden yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

“Kobani olaylarında katledilen insan sayısı 53 değil, 43’tür. Bunların 6’sı HÜDAPAR’lı, 2’si suikaste uğrayan güvenlik görevlisi, 2’si Suriyeli mülteci, 33’ü de HDP’lidir. 6 HÜDAPAR’lı haricindeki kişilerin katledilmesi hakkında açılmış tek bir etkili dava ve soruşturma yoktur” ifadelerini kullanan Demirtaş, “Kobani olayları nedeniyle ne benim hakkımda ne de HDP yönetimi hakkında açılmış bir tek dava yoktur” açıklamasında bulundu.

“Erdoğan’ı asıl kahreden şey vahşice katledilen yurttaşlarımız değil, IŞİD’in Kobani’de yenilmiş olmasıdır” diyen Demirtaş, “Ey Erdoğan! Sana siyasi tarihinin en büyük fırsatı: 24 Haziran’a kadar bu tweetimin altına, Selahattin Demirtaş olarak yaptığımı iddia ettiğin “53 kişinin katledilmesi sözde talimatımı” paylaşırsan söz veriyorum, senin lehine Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekileceğim” diye konuştu.

Demirtaş’ın Twitter hesabından paylaştığı mesaj şöyle:

“ERDOĞAN’IN KOBANİ YALANLARI: Lütfen dikkatle okuyalım ve nasıl bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu somut olarak görelim.

Kobani gösterilerinde şiddet ve provokasyonların başlama tarihi 5-6 Ekim değil, Erdoğan’ın “Kobani düştü düşecek” açıklamasını yaptığı 7 Ekim ve bu açıklamadan hemen sonrasıdır. Bu açıklama sonrası ölümler yaşanmaya başlamıştır.Kobani olayları nedeniyle ne benim hakkımda ne de HDP yönetimi hakkında açılmış bir tek dava yoktur.

Kobani olaylarında katledilen insan sayısı 53 değil, 43’tür. Bunların 6’sı HÜDAPAR’lı, 2’si suikaste uğrayan güvenlik görevlisi, 2’si Suriyeli mülteci, 33’ü de HDP’lidir. 6 HÜDAPAR’lı haricindeki kişilerin katledilmesi hakkında açılmış tek bir etkili dava ve soruşturma yoktur.

Kobani olayları Erdoğan’ın dediği gibi 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında değil, seçimlerden 8 ay önce, 7 Ekim 2014 tarihinde yaşanmıştır.

Kobani olaylarından sonraki 5 ay boyunca da Erdoğan ve AKP ile çözüm süreci kapsamında görüşmelerimiz devam etmiştir. Yani Erdoğan, bugün “terörist” diye ilan ettiği bizlerle 5 ay daha görüşme sürdürmüştür.Kobani olaylarının arkasındaki provokatör ve azmettiricilerin ortaya çıkması için TBMM’de verdiğimiz 12 adet araştırma ve soru önergesi AKP’liler tarafından reddedilmiştir.Yasin Börü ve katledilen diğer kişiler Erdoğan’ın umurunda bile değildir. Erdoğan bunu istismar aracı olarak kullanmaktan çekinmemiştir ve bu nedenle sadece seçim dönemlerinde gündeme getirmiştir.

Tıpkı Yasin Börü gibi Gaziantep’te ve İzmir’de Ekrem Karaçoğlu, Musa Bayram isimli yurttaşlarımız da kameralar önünde linç edilerek katledilmiştir. Ancak failleri bulunmamıştır. Erdoğan bu kişilerin isimlerini dahi bilmemektedir. Çünkü bu insanlar HDP’lidir.

Erdoğan’ı asıl kahreden şey vahşice katledilen yurttaşlarımız değil, IŞİD’in Kobani’de yenilmiş olmasıdır.

Kobani olaylarında bazı valilerin ve güvenlik görevlilerinin, Hükümet’in talimatını dinlemediğini bizzat Efkan Ala açıklamıştır. Zaten bu kişiler de 15 Temmuz sonrası darbecilikten tutuklanmıştır. Ancak haklarında, Kobani olayları ile ilgili hiçbir soruşturma yürütülmemiştir.

Tıpkı Roboski Katliamı gibi, Berkin’in, Ceylan’ın, Uğur’un katledilmesi gibi, Kobani olaylarının da bütün siyasi sorumlusu Erdoğan’dır. Bu sorumluluğunu saklamak için namertçe yalanlarıyla ve iftiralarıyla beni suçlamaya devam ediyor.

“Vurun ulan, Vurun. Ben kolay ölmem. Ocakta küllenmiş közüm, Karnımda sözüm var, Haldan bilene.”

Yüreğin yetiyorsa ya sen gel cezaevine bunu tartışalım ya da ben çıkayım, meydanlarda sana cevap vereyim. Ama her halükarda en net cevabı 24 Haziran’da sandıkta, halktan alacaksın.

Sayın Muharrem İnce beni cezaevinde ziyaret ettikten sonra Erdoğan’ı da ziyaret etmiştir. Ne İnce-Erdoğan görüşmesinde ne de bu görüşmeden iki hafta sonrasına kadar Erdoğan, beni ve Sayın İnce’yi suçlamamıştır.

Beni suçlama furyasının başladığı tarih, adaylar sahaya indikten sonra yapılan ilk anketlerin Erdoğan’ın eline geçtiği tarihtir. Yani yine, Erdoğan’ın üzüntüsü Yasin Börü için değil, ortaya çıkan anket sonuçları içindir.

Ey Erdoğan! Sana siyasi tarihinin en büyük fırsatı: 24 Haziran’a kadar bu tweetimin altına, Selahattin Demirtaş olarak yaptığımı iddia ettiğin “53 kişinin katledilmesi sözde talimatımı” paylaşırsan söz veriyorum, senin lehine Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekileceğim.

Dört yıldır emrindeki savcıların arayıp da bulamadığı sözde çağrımı belki sen bulursun. 24 Haziran’a kadar bulamazsan da zaten halk senin çıkış belgeni verecek. Diploma niyetine kullanırsın artık.”