Erdoğan’ın İslamcılık temelli 2019 stratejisi

Temmuz 31, 2017, 9:29 am
2019 seçim stratejisini İslamcılık söylemleri üzerine kurması beklenen Erdoğan'ın, bir yandan kendi tabanını bir arada tutarken, muhalefetin kendisi ile değil İslam’la kavgalı olduğu mesajını vermeye çalışacağı düşünülüyor.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan son iki haftada partisinin neredeyse tüm kurullarını topladı. Her toplantıda da 2019 seçimleri için “kırılma noktası” ifadesini kullanmayı ihmal etmedi. AKP Genel Başkanı’nın bu özel vurgusunun kuşkusuz pratikte de karşılığı olacaktır. Bu vurgular sonrası örgütsel değişim kaçınılmaz. Ama Erdoğan gibi bir ismin 2019 seçimlerine giderken aynı zamanda strateji geliştirmemesi düşünülmez.

 

BirGün’den Yaşar Aydın’ın analizine göre, Erdoğan’ın 2019 seçimleri öncesi tek silahı kalmış durumda; o da İslamcılık. 15 Temmuz itibari ile neredeyse her konuşması, her teması İslam vurgulu. Valisinden büyükelçi atamalarına kadar durum aynı.

Bunları yaparken toplumun sinir uçları sayılabilecek Medeni Hukuk ile ilgili değişiklik önerisi yapabileceğini göstererek mesajını en uçtan vermeyi de ihmal etmiyor. Önümüzdeki dönem sürekli olarak İslami kuralların tartışıldığı, bu kurallarla yaşamanın alıştırmasının yapıldığı günlere tanıklık edeceğiz. Erdoğan böylelikle bir yandan kendi tabanını bir arada tutarken, muhalefetin kendisi ile değil “İslam’la” kavgalı olduğu görüsü vermeyi hedefliyor.

AKP Genel Başkanı Erdoğan bu hamleleri yaparken bir tespitinin de olduğunu görüyoruz. Özellikle 2000’li yıllarda liberallerin de desteği ile laikliğin yıpratıldığını, aşındırıldığını düşünüyor. Özellikle Meclis’teki hiçbir muhalefet partisinin açık bir laiklik mücadelesi içerisine giremeyeceğini düşünüyor. Minderi İslam sahasına kurup bir anlamda ev sahibi olarak maça başlamak istiyor. Yapılan edilen her şeyin İslam’a uygunluk olarak tartışıldığı bir siyasal atmosfer Erdoğan’ın arayıp da bulamayacağı bir zemin olacaktır. Medeni Kanunda değişiklik girişimi ile Erdoğan tarafından ilerletilen sürece, muhalefetin vereceği reaksiyon önümüzdeki dönem için de belirleyici olacak.

İslam Üniversitesi neye yarayacak?

Erdoğan bir yandan içerideki siyaseti İslam üzerinden dizayn etmeye çalışırken dışarıda da buna uygun adımlar atmaya çalışıyor. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in yöneteceği söylenen İslam Üniversitesi bunun ilk adımlarından biri olarak değerlendirilebilir. Ortadoğu ve Asya ülkelerine yeni bir İslam tanımının ve bu yeni İslam’ın siyasi sözcüsü olarak Erdoğan önümüzdeki dönemin önemli projelerinden biri olarak duruyor.

Bu hesap 2019’a uyar mı?

Erdoğan yoğun bir İslamizasyonla 2019 seçimlerine hazırlanmaya başladı. Bunu yaparken hesabı çok açık. Bu uygulamalardan oldukça memnun olacağını düşündüğü yüzde 40’lık bir seçmenle Meclis çoğunluğunu bir kez daha ele geçirmek. Başkanlık olmadan Meclis çoğunluğunun bir anlamı olmayacağına göre bir hesap hatası mı var? Bunu söylemek mümkün değil. Erdoğan, özellikle taşra milliyetçiliği ile kalıcı bir ilişki peşinde. Bu konuda önemli mesafe aldığını da söyleyebiliriz. Bu desteğin yetip yetmeyeceği Akşener’in kuracağı partinin yaratacağı etkiye bağlı. Kamuoyu yoklamalarında MHP tabanı le ilgili problem görürse tek bir seçeneği kalıyor. O da uzun süre öncesi kendisini terk eden Kürt seçmene seslenmek. Bu da daha zor ve karmaşık bir dizi hamle demek.

Ama her ne olursa olsun Erdoğan’ın iç ve dış politikada girdiği rota ona tek bir alternatif sunuyor. Ülkeyi Müslüman olanlar ve olmayanlar olarak bölmek. “Dil sürçmesi” olarak ifade edilen 50 milyonluk Türkiye’de acaba bu mu?

Laiklik mücadelesi temel olacak

Erdoğan’ın attığı ve atacağı adımlardan anladığımız kadarı ile laiklik mücadelesi 2019 giderken Türkiye için en temel alanlardan biri olacak. Müftülüklere nikâh yetkisi örneklerinin çoğalarak devam edeceği bizzat AKP yetkilileri tarafından ifade ediliyor. Muhalefet partileri için soru hâlâ ortada. 2019’a giderken mücadele nerede verilecek? Erdoğan’ın İslam minderinde mi, yoksa demokratik Türkiye’nin laiklik minderinde mi? Güreşin tutulacağı yer sadece sonucu belirlemeyecek, aynı zamanda Türkiye’nin istikametini de gösterecek.