Eren Keskin: Tep tip elbise darbe anlayışının bir ürünüdür. Kaygı verici bir süreç başlıyor

Ağustos 12, 2017, 10:27 am
Cezaevlerinde uygulanmak istenen tek tip elbisenin darbenin ürünü olduğunu belirten Eren Keskin, ‘Kaygı verici bir süreç başlıyor’ dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde, “Artık bunlar (Cemaat sanıkları) mahkemeye çıkarken Guantanamo’da olduğu gibi bunları da tek tip elbiseyle çıkaralım” dedi. Hemen ardından Adalet Bakanlığı bu uygulamayı devreye koyabilmek için çalışmalara başladı. Getirilmek istenen uygulamanın “düşman ceza hukukunun” bir sonucu olduğunu belirten İHD Eş Genel Başkanı Avukat Eren Keskin, “Bu uygulama darbe anlayışının bir ürünüdür. Kaygı verici bir süreç başlıyor” dedi.

“Tek tip elbise”nin AİHM’in 14’üncü maddesine aykırı olduğunu belirten Keskin, “Ayrımcılık içermektedir. Evrensel bir hukuk ilkesi olan masumiyet karinesine de aykırıdır. Çünkü bu insanlar tutuklu olarak yargılanıyor. Haklarında bir ceza verilmemiş ve henüz bir hüküm yok. ‘Tek tip elbise’ giydirilerek açıkça suçlu ilan ediliyorlar. Diğer insanlardan da ayrı tutuluyorlar. Bu açıdan tamamen insan haklarına aykırı bir uygulamadır” dedi.

Darbe ürünü

1980 sonrası yargılamalarda da “tek tip elbise”nin dayatıldığını hatırlatan Keskin, “O dönem mahpusların bu uygulamaya nasıl karşı direndiklerini ve bu yüzden nasıl işkence gördüklerini, duruşmalarda saldırılara uğradıklarını ve bu yüzden uzayan davaları çok büyük hak ihlallerini yaşamıştık. Ve bugün AKP’nin iktidara geldiğinde en çok şikayet ettiği şey askeri vesayetti. Ve bu vesayetin tüm insanlık dışı uygulamalarını bugün AKP de uygulamaya koyuyor. Yani ‘tek tip elbise’ dayatması aslında bir darbe ürünüdür. Darbe anlayışı bir üründen doğmuştur. Ve bugün de uygulanıyor olması aslında düşmanca ceza hukukunun bir sonucu olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Bu uygulamayı kabul etmeyecekler

FETÖ diye adlandırılan davada yargılananların bu uygulamaya nasıl tavır göstereceklerini bilemediklerini ifade eden Keskin, “Çok uzun yıllar siyasi davalara giren bir avukat olarak, siyasilerin nasıl davranacağından çok eminim. Tabi ki bunu giymeyeceklerdir. Böyle onur kırıcı bir uygulamayı kabul etmeyeceklerdir. Bu nedenle cezaevlerinde ve duruşmaya gidiş ve gelişlerinde çok yoğun şiddet uygulamalarına tanık olabileceğimiz endişeleri yaşıyoruz. Bu nedenle bize göre kaygı verici bir süreç başlıyor” dedi.

İntikamcı bir yaklaşım

Hükümetin bu uygulamayla neyi amaçladığını bilemediğine dikkat çeken Keskin, “Çünkü, hukukçu olarak gerek Türkiye’nin iç hukukunun gerekse de altına imza attığı tüm uluslararası sözleşmelerinin yerle bir edildiği bir süreç yaşıyoruz. Hukukla değerlendirme yapamam. Bu sadece intikamcı bir yaklaşımın ürünüdür. Bir an önce vazgeçmelerini diliyorum. Şu anda yaşadığımız süreç bana göre; bir çılgınlık sürecidir. Şu anki süreç hiçbir tanımlamaya uymuyor. O nedenle de hukuk içinde kalarak bir şey de diyemiyorsunuz. Sözün bittiği yerdeyiz. Söz bitmiş bu durumda” ifadelerinde bulundu.

Derin devletin istediği her şey yapılıyor

Yaşanan süreçte “derin devlet”in istediği her şeyin yapıldığına işaret eden Keskin, “Şu anda AKP derin devletle uzlaştığı için derin devletin istediği her şey oluyor. Ama bu derin devlet yarın onlara da aynı şeyi yapabilir. Yani bu konuda hiç kimse güvenmesin. Türkiye’nin o çekirdek yapısının, her zaman varlığını koruduğuna inanıyorum. Şu anda bizim derin ve kirli dediğimiz o çekirdek yapının istediği her şeyin olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. (dihaber)