Ertuğrul Kürkçü: Tayyip Erdoğan’ın gideceği yer cezaevidir

Temmuz 16, 2017, 4:52 pm
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halklara karşı başlattığı ayaklanmayı bastıracaklarını dile getiren HDP'li Ertuğrul Kürkçü, "Tayyip Erdoğan'ın gideceği yer cezaevidir. Suçları çok fazla, bu suçların cezası cezaevidir" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bayraklı ve Konak İlçe Örgütleri 2’nci Olağan kongrelerini gerçekleştirdi. Bayraklı ve Konak’ta iki ayrı özel düğün salonunda gerçekleştirilen kongrelere HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, HDP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Arife Çınar ve yüzlerce partili katıldı.

Kongrelerde konuşan HDP’li Kürkçü, tutuklu HDP’lileri hatırlattı. Barışçıl, demokratik ve çatışmasız bir yoldan halkların özgürlüğüne yürümek istediklerini dile getiren Kürkçü, “Ancak 7 Haziran seçimlerinde beliren bu gelecek, Türkiye’nin bütün gericilerini ayaklandırmıştır. Halklarımıza karşı Erdoğan’ın faşist, gerici ittifakın ayaklanması vardır. Erdoğan’ın etrafında oluşan bu ittifak halklarımıza karşı darbelerle ayaklanmıştır. 7 Haziran seçimlerinin ardından Erdoğan’ın seçimleri tanımaması, Kürt halkına karşı tekrardan sömürge savaşını ilan etmesi, Kürdistan kentlerini yıkarak yürüttüğü politika halklara karşı yapılan ayaklanmadır. Erdoğan, kendi partisine karşı da darbe yaparak Binali Yıldırım’ı hükümetin başına getirmiştir. 15 Temmuz darbesine karşı 20 Temmuz’dan beri bu yana bir darbeyi de sürdürüyor” diye konuştu.

Dihaber’in aktardığı habere göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın halklara karşı başlattığı ayaklanmayı bastıracaklarını vurgulayan Kürkçü, “İktidarı, halka karşı yürüttüğü ayaklanmayı sürdürmek istiyor. Gösterdiğimiz performansla kendi payımıza düşeni yapabiliriz. HDP, faşist diktatörlüğün yürüyüşünü geri çevirmeye, iktidarı kazanmaya muktedirdir” dedi.

“Suçları çok fazla”

Önümüzdeki süreçte sivil itaatsizliğin önünün daha fazla açılacağının altını çizen Kürkçü, şöyle devam etti: “Sokağa çıkmak ya da eve çekilmek dışında seçeneklerimiz de var. Fikri geliştirmek, insanlarımızı aydınlatmak, bilinçlerini yükseltmek, halk arasında bütün mücadeleleri kendi mücadelemiz olarak görmek önemlidir. Her şeyin durmuş gibi göründüğü bir zamanda bütün yeraltı akıntılarını değerlendirmemiz anlamına gelir. Bu çerçevede Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü’ne cesaret verip doğru olduğunu ve yapılması gerektiğini söyledik. Ama milletvekillerimizin dokunulmazlıklarının kaldırılıp, tutsak edilmesinde verilen ‘Evet’ oylarını unuttuğumuz anlamına gelmez. Eğer bir gün bir ittifak olacaksa Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yenikapı’ya çıkarak Erdoğan rejimini kutsamalarının bir hata olduğunu itiraf etmesi gerekir. Yenikapı ile hesaplaşmadan bir ittifak olmaz. Adalet Yürüyüşü’nün ardından 10 madde açıklandı ancak 11’inci madde yazılmadı. Kürt halkının haklarına yönelik bir hüküm yoktu. Tarihi adaletin gerçekleşmesi, ortak mücadelesinin kapısını henüz açmadılar. Kılıçdaroğlu’nu sokağa çıkartan sadece CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması değil, Erdoğan’ın sürdürdüğü Yenikapı’ya razı olmamaktı. Biz bu nedenle merkezi siyaseti eleştirmeye devam edeceğiz. Bir parti iktidardan düştüğü zaman diğer seçimlerde yeniden iktidara gelmeye çalışır. Lideri istifa eder ya da diğer seçimlere bakar. Olmadı tarihin çöplüğüne gider. Ama Tayyip Erdoğan’ın gideceği yer cezaevidir. Suçları çok fazla. Bu suçların cezası cezaevidir.”