Fatih Terim’den Arda Turan açıklaması: Yüzüme söyleyebiliyorsa söylesin, buyursun

Haziran 12, 2017, 8:37 am
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Arda Turan'ın milli takımı bırakmasına giden süreç ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Arda Turan'ın prim meselesinde sesini yükselttiğini ifade eden deneyimli teknik adam, sesini yükseltmemesi konusunda kendisini uyardığını söyledi. Terim ayrıca, Arda Turan'ın uçaktaki sözlerini üzerine almadığını beliterek, "Bir sorunu varsa gelecek yüzüme söyleyecek! Kimin bir sıkıntısı varsa yüzüme söyleyecek. Yüzüme söyleyebiliyorsa söylesin" dedi.

Türkiye, Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu’ndaki 6. maçında bugün deplasmanda Kosova ile karşılaştı. Türkiye rakibini Volkan Şen, Cengiz Ünder, Burak Yılmaz ve Ozan Tufan’ın golleri ile 4-1 yendi. Mücadeleden daha çok Fatih Terim’in Milli Takım’ı bırakan Arda Turan ile yapacağı açıklamalar merak ediliyordu. Basın toplantısında konuşan tecrübeli teknik adam, EURO 2016’dan itibaren yaşananları açıkladı ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Terim’in açıklamaları şu şekilde:

“Milli Takım içerisinde bir sorun yok. Ülkemizde Mehmetçikler şehit olurken içeriden ve dışarıdan birçok düşmanla mücadele ederken ülke böyle bir durumla gündeme gelmiş olmaktan büyük bir üzüntü duyuyorum. Yinede bir söz verdim olayları elimden geldiğinde açıklayacağım.”

‘Bu olay sadece prim meselesi değildi’

“2016’da bir takım sorunlar yaşandı. Bu sadece prim değildi. Biz Burak’a prim vermeyelim mi dedik? Böyle bir şey yok. Birçok şey yaşand orada. Enteresan olan bu yaşanmış şeylerin bizim için somut sizin için soyut olmasıydı.Oradaki konu sadece prim değildi. Orda antrenmanlara geç çıkıldı, fotoğraflara girilmedi, bir sürü şey. Döndükten sonrada ben bir kadro açıkladım ve bazı arkadaşlarımız yoktu. Çünkü oyuncular önemlidir, oyuncular büyüktür ama bir yerde de ilkeler, disiplin veya herkesin kendini bilmesi çok önemlidir.”

‘Olaylar dışarıdan idare ediliyorsa…’

“Başarı elde etmek istiyorsanız Milli Takımı kulüp takımı haline getirmek zorundasınız. Bende Milli Takımı kulüp takımı haline getirdim. Her kulüp takımında olabilecek sorunlar bizim de başımıza geldi. Buradaki fark kulüplerde bunu çabuk halledersiniz. Çünkü oyuncular sizindir, beğenmezseniz cezasını verir yollarsınız. Ama milli takımlarda böyle değildir. Oyuncular sizin değildir. Benim idare ettiğim takımlarda hiç bir zaman problem olmamıştır. Ama olaylar dışarıdan idare ediliyorsa ayrı.”

“Daha sonra bu çocukları kazanmamız gerekiyor diye sonra açıkladığım kadroda bu arkadaşları da kadroya aldım. O tarihten bu tarihe de bir sorun olmadı. Peki sizlerle karşılaşılmadı mı? Karşılaşıldı. Bir tepki oldu mu? Olmadı. Bilgi sızdırıldığı iddia ediliyor. Hande’yi yalnız mı sandınız? Hande Sümertaş için bilgi sızdırıldığı iddia ediliyor. Biri de desinki Hande bana bilgi sızdırdı.”

‘Ben aldım uçağa!’

“Benim yanımdaki kimse bildiklerini kimseye açıklamaz. Evladımız yerine koyduğımuz bu sporcularımızın iyi olmasından başka ne düşünebiliriz ki. Olay Bilal Meşe olayı değildir. Olay gazetecilerin uçağa alınması da değildir. Ben aldım uçağa! Onlar için zorlu bir yolculuk olacaktı. Bende gelmelerine izin verdim. Biz bir uygulama yaparken oyunculara sormayız. Biz sizi alıyoruz bir baraj koyuyoruz ve oyuncularımız rahat bir şekilde arkada seyahet ediyor. Her zaman bunu uyguladık. ”

Prim pazarlığı yapıldı mı?

“Konu primmiş gibi gözüktü ama sorun o değildi. Prim bir araçtı. Dünya kimsenin etrafında dönmüyor. Benim de dönmüyor kimsenin de dönmüyor. Çağırılan ilk maç Kosova’ydı. O günden bugüne bir sorun olmamıştı. O zaman ben Milli Takım’a aldım ancak gönlüme almadım dedim. Bazen bende içime sinmese de bir hak daha veriyorum. Milli Takım herkesin Milli Takımı, bende affettim. Ama içime sinmedi notunu da düşmek istedim.”

“Oyuncu Hande’ye ‘Fatih Terim neden benim için böyle dedi’ diye sordu. Ben o gün kötü bir şey söylemedim. Prim konusu gazete müdürleriyle hiç konuşulmadı! Kimin kime hizmet ettiği açık! Şansal’ın söylediğine katılıyorum.Fatih Terim’den korkuyorsunuz diye diye, herkesi bu algı içerisinde hazırladılar.”

Arda Turan, prim ile ilgili Fatih Terim ile görüştü mü?

“Birçok defa görüşmeler olmuş. Bu çok üzerinde durulacak bir şey değil. Arda Turan takım kaptanıdır. Arkadaşlarının ne alıp almayacağını takip etmiştir.”

‘Benim adresim belli’

“Arda Turan’ın yaptığı davranışı üzerime almadım. Ben buradayım. Öyle bir kamuoyu da yok. Bana söylenen şu, ‘sizi buraya aldıranın hadi neyse’ demiş şeklinde oldu. Benim yerim adresim belli. Olay iki sıra arkamda değil. Baya bir mesafe var. İnce bir ses geliyor, hocam biz bakarız dediler. Bende oturdum maç seyrediyorum. Uçaktan inince bana anlatıldı. Bende üzerine yatın, sabah hallederiz dedim.”

“Bir sorunu varsa gelecek yüzüme söyleyecek! Kimin bir sıkıntısı varsa yüzüme söyleyecek. Yüzüme söyleyebiliyorsa söylesin, buyursun. Milli Takıma geri gelmek için herhangi bir pazarlık yapılmamıştır. ”

‘İçime sinmeyerek aldım’

“Bana telefonda ya da yüzüme kimse bunu diyebilir mi? “Bunları bunları gönderirsen milli takıma gelirim” diye… Bir kısmı formsuzluk, bir kısmı oradaki olaylara müdahale etmedikleri için.. Gönlümün kırık olduğunu ifade etmeyeyim mi? İçime sinmeyerek aldım dedim, daha ne diyeyim! İnsan sevdiği kişilerden beklemediği hareketler görürse üzülür.”

‘Milli Takım herkese açık’

“Milli Takım herkese açık. Ben olduğum sürece kimse forma giyemez gibi iddialı sözler söylemeyi sevmiyorum. Volkan Demirel de milli takım forması giyebilir. Volkan Babacan şu anda iyi bir durumda. İyi de oynuyor. Ben hak yememeye çalışarak seçiyorum milli takımı. Öyle de devam edeceğim. Burak’ın primini ben yazmadım bu bir. İkincisi arkadaşlarımız primleri hesaplarken yüzdelere göre hesaplamışlardır.”

‘Prim konusunda kasıt yoktur’

“Prim konusunda bir kasıt yoktur. Ne olursa olsun prim listesinin sızması ve benim kontratımın sızması ayıptır! Sanki ben gayrimeşru çalışıyormuşum gibi kontratımı yayınlıyorlar “Buldum” falan diyerek… Bu çok ayıp… Burak benden gelip prim istemedi. Arda, Burak’ın hakkını ararken sesi biraz fazla yükseldi. Sesini yükseltmemesini söyledim. Bilal Meşe olayını çok net görseydim, oyuncuyu aynı uçakla geri gönderirdim.”

‘Bence yanlış yönlendirildiler’

“Sadece ben değil, Yıldırım Demirören ve TFF üzerinden de burayı karıştırmak isteyenler var. Bu çok net! Dünyanın en büyük oyuncusu olabilirsiniz. Ama sonuçta oyuncusunuz ve ona göre davranmak zorundasınız! Ben Arda ve diğer oyuncuların yanlış yönlendirildiklerini düşünüyorum. Türkiye’de prim mevzusu yeniden değerlendirilmeli. Prim tabelaya göre verilmeli.”

‘Arda güzel bir metin hazırlamıştı’

“Belki içimizdekilerin dışarıdan müttefikleri vardır! Arda Turan’ın milli takımdan nasıl çıkarıldığını bilmeyen mi var? Arda milli takımı bırakmadı mı? Bana alacak mısın diyorsunuz. Bu yapılanın karşılığı kırmızı karttır ve sahada kalamazsın. Ama önümüzdeki günleri kurtarabiliriz dedim Arda’ya.Çok da güzel bir metin hazırlandı. Ama sonra son anda vazgeçmiş Arda. Basın toplantısı yapmasını da biz istemiştik zaten.”

‘Ben kırgınım’

“Ben açıkça söylüyorum. Kırgınım diyorum. 4 defa demişim işte, demek ki kırılmışım. Yıldırım Demirören’le benim görüşlerim farklı olabilir. Ama geldiğimden beri birbirimize yakın ve tutkun duruyoruz. Sorun yok. Arkadaşlar, sözleşmem var. Gençlere güveniyorum. Ben buradayım! Volkan Babacan’la ilgili ben de duydum. Benim ne hakemlerle, ne kurullarla bir ilişkim olmaz! Yok ben az ceza alsın demişim. Yaptığını tasvip etmediğimi Volkan Babacan’a da söyledim. Ama her olayı aynı tutmamak lazım. Sorun bizim oyuncularla, oyuncuların bizimle olan iletişimde değil; sorun dışardakilerin oyuncularla iletişiminde!”

‘Bu işin mühendisi onlardır’

“Kim bu süreçte en çok bağırıp eleştirdiyse bu işi başlatan onlardır. Kimin beklentisi varsa, bu işin mühendisi onlardır! Caner’in uçakta dediği doğru bir şey değil ama arkadaşını korumak için söylemiştir. Sinkaflı bir şey söylememiş sonuçta.Burak da geldi, hocam ne yapmam lazım dedi, onu da konuştuk. Hiçbir kamp, hiçbir takım, hiçbir organizasyon sorunsuz, kavgasız olmaz. Biz neler yaşadık arkadaşlar.Eski oyuncularımızı [Tümer, Tuncay, Nihat] almak, teoride iyi bir fikirdi, ama pratikte istediğimizi alamadık.”