Fehmi Koru: “Kimsenin sözcüsü olmadım bugüne kadar”

Şubat 17, 2017, 10:23 am
"AK Parti’nin çıkışında.. iktidar olma yolunda.. sandıktan birinci çıkıp ülkeyi yönetme görevini üstlendiğinde.. o günden bugüne karşılaştığı her zorlukta.. onun yanında yer aldım"

“1984 yılından bu yana, her gün en az bir yazıyla okur karşısına çıkıyorum; bazı günler birden de fazla.” diyen Fehmi Koru, bugüne kadar kimsenin sözcüsü olmadığını söyledi.

Koru’nun yazısının ilgili kısmı şöyle:

AK Parti’nin çıkışında.. iktidar olma yolunda.. sandıktan birinci çıkıp ülkeyi yönetme görevini üstlendiğinde.. o günden bugüne karşılaştığı her zorlukta.. onun yanında yer aldım… Doğruları yaptığında da…

Yanlışlarında? Hiçbir yanlışını, yanlış olduğuna inandığımda, hiçbir zaman savunmadım. Vahim yanlışlarında ise, gözünün yaşına bakmadan, her zaman karşı çıktım. Yine “Ne derler?” diye zerre kadar düşünmeden… Bunun yığınla örneği vardır.

Gazeteci kime denir?

Takdir beklemedim, ama doğrusunu söylemem gerekirse, yıllar sonra tekdir geleceğini de aklımın ucundan hiç geçirmedim.

Bugün, günlük gazetelerde köşem yoksa.. ancak adresini bilenlerin erişebildiği kendime ait bu siteye (fehmikoru.com’a) sığınmış, dünya ve Türkiye’den önemli haberler sunan ocakmedya.com’la meşgul isem.. tekdire uğramışlığımdandır…

Üzülüyor muyum? Hayır. “Gazeteci yanağına konan öpücükten değil yanağındaki tokat izinden belli olur” sözüne inandığım için gönendim bile.

Yine doğru bildiklerimi yazabiliyor.. her gün daha fazla artan sayılarda siteme uğrayan sadık okurlarımla buluşabiliyorum ya.. bu bana yetiyor.

Uzun yazı hayatım boyunca her şeyi anladım da bir şeyi bugün bile anlamakta zorlanıyorum: Kendileri de istedikleri sıklıkta yazı yazabilecek ve yazdıklarını yayınlatabilecek durumda olan insanlar.. neden düşüncelerini paylaşmakla yetinmez.. veya ille başkalarının görüşlerine cevap verecekse.. bunu adam gibi yapmak yerine.. sonuçta kendilerini hiç değilse benim gözümde küçülten.. tavırlar sergilerler?

Belki de şaşırmamam gerekiyor.

En başta ne yazmıştım; “En zor iş, kendinin adamı olmaktır”, değil mi?

Yazının tamamı için…