Gül: Dış politikada hamasete ve hesapsız konuşmalara yer yoktur

Kasım 08, 2017, 11:30 pm
"Dış politikanın güçlü olması için evin içinin düzenli olması gerekir."

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Suriye’de başlayan iç savaş ve sonrasında yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gül, “Suriye’ye karşı başlatılan silahlı mücadelenin bir çıkış stratejisi yapılmadığı için, dengeler iyi hesaplanmadığı için, neticede bugünkü büyük siyasi boşluk, perişan durum ortaya çıkmıştır. Onun için dış politikada bilgi, tecrübe ve geleceği öngörmek için analiz çok önemlidir” dedi.

Abdullah Gül, cumartesi günü Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet ve Liderlik Okulu tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen ‘Diplomat Okulu’ programının açılışına katıldı. Gül’ün burada yaptığı konuşmanın görüntüleri paylaşıldı. Gül konuşmasında, eğitimden yakın dünya tarihine, diplomasi ve Türkiye’nin güncel dış politikası konularına kadar çok sayıda konuda değerlendirmelerde bulundu.

“Dış politikanın güçlü olması için evin içinin düzenli olması gerekir”

Abdullah Gül, bir ülkenin mutlu ve güçlü olabilmesi için güçlü bir demokrasisinin, güçlü bir ekonomisinin ve çok sağlam doğru bir dış politikanın muhakkak yürütülmesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:

“Eğer bir ülkede bunlar söz konusu değilse o ülkede karışıklıklar olur, bir ileri gidersiniz bir geri gelirsiniz, zaman büyük mücadelelerle geçer ve gider. Onun için demokrasi dediğimde, hukukun üstünlüğü dediğimde, evrensel standartlarda almamız lazım. Dış politikada da bu böyledir. Dış politikasının güçlü olabilmesi için, bir ülkenin önce evinin içinin düzenli olması lazım. Evinin içi düzenli olmayan bir ülkenin, çok güçlü bir dış politika güdebilmesi mümkün değildir. Onun için hep, ‘dış politika önce evinde başlar’ derler.”

“Hamaset, retorik, hesapsız konuşmalar…”

Gül, diplomasinin iç politikadan farklı olduğunu, dış politikada hamaset, retorik, hesapsız konuşmaların hiçbirinin olmadığının altını çizdi. Gül, “Diplomasi bir krizi çözmek değil esasen krizin çıkmasına fırsat vermemektir. Yangın çıktıktan sonra yangını söndürmek bir başarı diye övünebilirsiniz ama önce yangına sebep verenleri sorgulamak gerekir. Dolayısıyla diplomasi bir problemi önce görür, radarına alır, burada bir problem oluşuyor der, bir felaket geliyor der ve hemen onun tedbirini alır. Görüşmeler diyalogla, uzlaşmayla olur. Bütün çarelere başvurulur ve o problem ortaya çıkmadan çözülür. Yoksa problem sıcak problem haline geldiğinde o zaman güç kullanmak kaçınılmazdır” dedi.

“Suriye’de yaşanan felaket nedir?”

“Diplomasi eğer zayıfsa, devrede değilse birdenbire sıcak problemle karşı karşıya kalırsınız ve güç kullanmak zorunda kalırsınız” diyen Abdullah Gül, şöyle devam etti: “Bugün Suriye’de yaşanan felaket nedir? Suriye gibi Irak’a da böyle girilmiştir. Uluslararası meşruiyet olmadan, BM Güvenlik Konseyi’nin kararı olmadan Amerika mecbur etmiştir ve koalisyonla o saldırıyı yapmıştır. Suriye’ye karşı başlatılan silahlı mücadelenin bir çıkış stratejisi yapılmadığı için, dengeler iyi hesaplanmadığı için neticede bugünkü büyük siyasi boşluk, perişan durum ortaya çıkmıştır. Çok iyi tanıdığımız şehirler Şam, Halep gibi bakmaya kıyamayacağınız şehirler yerle bir olmuştur. Onun için dış politikada bilgi, tecrübe ve geleceği öngörmek için analiz çok önemlidir.”