Haken Evrim: Genelkurmay Başkanı bildirideki görüşlere katıldığını söyledi

Ağustos 23, 2017, 4:38 pm
Akıncı Üssü Komutanı eski Tuğgeneral Hakan Evrim, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın, bildirideki görüşlere katıldığını iddia etti

15 Temmuz darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin 486 sanık hakkında açılan davada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı, Fetullah Gülen ile görüştürmek istediği iddia edilen Akıncı Üssü Komutanı eski Tuğgeneral Hakan Evrim’in savunması tamamlandı.

Savunmasına Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı ikna görevine dair iddiayı cevaplayarak başlayan Evrim şunları söyledi:

“Daha önce birlikte çalışmış, belki özeli olanlar birbirini ikna edebilir. Ben daha önce Genelkurmay Başkanı ile hiç tanışmadım. Onu ikna edebilecek en son kişiyim. Onu ikna görevim olsa geldiğinde karşılardım. Beni rehin alanlar üs komutanı olarak gitmem gerektiğini söyleyince gittim. Beni silahlı iki kişiyle gönderdiler. İçeri girdiğimde rahat tavırla, emir komuta içinde konuşuyorlardı. Akın Öztürk, Kubilay Selçuk, bir karacı general ile iki sivil vardı. Sonradan karacının Mehmet Dişli, sivillerden birinin Ömer Faruk Harmancık olduğunu öğrendim. Genelkurmay Başkanı, bildirideki görüşlere katıldığını, bazı iktidar milletvekillerinin de benzer serzenişleri ilettiğini söyledi. Meselelerin Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, parti içi muhalefet, muhalefet partileri, STÖ’ler, kanaat önderleri gibi geniş bir konsensüsle çözülebileceğini söyledi. Tek kelime etmedim, dinledim. Oradakilerin Akar’ı yönlendirmesi, iknasından çok Akar’ın onları farklı çözümlerle yönlendirmesi vardı. Çıkarken, ‘görüşmek istediğiniz varsa görüştürürler’ dedim. Kesinlikle, ‘kanaat önderimizle görüştürebiliriz’ demedim. Akar da ifadesinde diğer konularda kesin bir dil kullanırken, bu konuda, ‘gibi bir şeyler söyledi’ diyor. Ben o odadan çıktıktan sonra Fetullah Gülen’in adı geçtiyse bilemem. Kendisini içine düştüğü zor durumdan kurtarmak için beni suçlama kolaycılığına kaçtığını düşünüyorum. Değilse bir başkasını benimle karıştırmış olmalı.”

“Darbe kapalı kapılar ardında planlandı”

Evrim savunmasının son bölümünde, bu darbenin kapalı kapılar ardında planlandığını, MİT’in de devletin de bundan haberdar olduğunu aksi halde bu kadar hızlı reaksiyon gösterilemeyeceğini öne sürerek, “Bu büyük bir plan. İstediklerini yaptırabilmeleri için yargı ve TSK’nın zayıflatılması gerekiyordu” dedi.

Rahatsızlandı

Evrim’in 15 Temmuz sonrası yaşanan bazı dış gelişmeleri sıralarken, “Şu anda ordumuz olmadığı, kuvvetli bir ordumuz olmadığı için” ifadesini kullanması mağdur ve müştekiler ile avukatların tepkisine yol açtı. Evrim rahatsızlığı gerekçesiyle biraz oturmak istedi. Salondan tepki gelince Başkan Selfet Giray, “Ara mı verelim? Revire mi gönderelim? Cezaevine mi soralım. Durumu gerekirse araştırılır” karşılığını verdi.

Çarpraz sorgu

100 sayfalık savunmasını saat 11.00’de tamamlayan Evrim’in çapraz sorgusuna geçildi. Başkan Giray, Latif Erdoğan’ın Cumhuriyet gazetesi iddianamesindeki ifadesinde kendisiyle ilgili bölümü sorduğunda Evrim, “Ben onu tanımıyorum. O beni nereden tanıyormuş ki? Ne onu ne öbürünü hiç tanımıyorum” dedi. Evrim, hakkındaki tanık ifadeleri konusunda bunların sokaktan çevrilecek kişilere parayla ve herkes hakkında söyletilebileceğini iddia edince Başkan Giray birazdan görüntülerin izleneceğini vurguladı. Bunun üzerine mağdur müştekiler başkanı alkışladı.

Avukattan mahkeme başkanına: Polis misiniz, savcı mı?

Başkan Giray’ın sorgusu sırasında araya giren Evrim’in avukatı, “Polis şefi misiniz, savcı mısınız?” deyince salon karıştı. Mağdur müştekiler avukata, “terbiyesiz” diye bağırdı. İtirazına devam eden avukat, şöyle konuştu:

“Sayın Başkan, çapraz sorguyu bilecek durumdasınız. Sesinizi yükseltemezsiniz. O sanık. Mecelle’de bile böyle. Kimseye farklı davranamazsınız. Sen ne anlatırsan anlat şeklinde anlaşılacak imalı söz ve tavırda bulunamazsınız. Karşı tarafa yumuşak, mütevazı, bu tarafa sert konuşamazsınız. Herkese eşit davranmanızı rica ediyorum.”

Başkan Giray bir yandan tepki gösteren mağdur müştekilerin salondan çıkartılmasını isteyip, “Bağırmaktan sesim kısıldı artık” derken, öte yandan avukata şu karşılığı verdi:

“Ben kimseye farklı davranmıyorum. Yanlış anladınız. Eşit davranıyorum. Ses tonum böyle. Eşim ve çocuğumla da böyle konuşuyorum. Bu bir tarz. Sorularım da savcılık ve polisle ilgili değil.”

Ek klasör tartışması

Savcılık ifadeleri ve kendisine ait olduğu söylenen telefon tapelerini reddeden Evrim, fotoğraf teşhis tutanağı için de, “Buradaki resimler bana benziyor ama kesin ben miyim değil miyim incelemem lazım. Bu bana benziyor” dedi. Evrim, Kemal Batmaz’la olduğu belirtilen fotoğraf için de detaylı çalışma yapması gerektiğini bildirdi.

Kamera görüntülerine sıra geldiğinde Evrim’in avukatı ek klasörler ve görüntülerin kendilerine verilmediğini hatırlatarak, bunların verilmesinden sonra yargılama yapılabileceğini savundu. Başkan Giray’ın, “talep edilen kısımlar verilir” sözü üzerine avukat, “Hayır, tüm eklerin verilmesi gerekir. Aksi halde burada yapılan yargılama adil yargılama değil demektir” itirazında bulundu.

Başkan Giray olmayan bir şeyi değil dosyadaki görüntüleri izlettiğini söyleyince de avukat, “ben kanundan bahsediyorum, siz önünüze gelmiş belgeden söz ediyorsunuz. Balyoz, Ergenekon’da neler olduğunu gördük. Herhangi bir şey saklıyor değiliz. Ekler ve görüntülerin bize verilmesi ondan sonra yargılama yapılması gerektiğini söylüyoruz. Nürnberg şartlarından daha kötü ve ağır yargılama yapıyorsunuz” dedi.

Mağdur müştekiler bir kez daha avukata tepki gösterdi. Başkan Giray görüntüleri izletmeyi sürdürdü. Avukat bu defa Başkan Giray’a bunları kaç kez izlediğini sordu. Başkan Giray, bir kez izlediğini bildirirken tepki gösteren mağdur ve müştekileri de,”Ben kendim konuşuyorum, ağzım dilim yok mu ya” diye sakinleştirmeye çalıştı. Mağdur müştekilerin sanıklara yönelik tepkiler arasında duruşmaya saat 13.00’te öğlen arası verildi.