Ana sayfa Manşet HDP Sözcüsü Oluç AKP’nin kayyım tehdidine böyle cevap verdi

HDP Sözcüsü Oluç AKP’nin kayyım tehdidine böyle cevap verdi

Yüksek Seçim Kurulu’nun 31 Mart tarihini resmen açıklamasıyla Türkiye yerel seçim atmosferine girdi. Yaklaşık 5 ay sonra kurulacak sandık, 102 belediyesinden 94’üne kayyım atanan HDP için ayrıca önem taşıyor. HDP, kayyım atanan belediyeleri tekrar kazanma iddiasıyla yola çıkıyor.

PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Teröre bulaşanlar seçilirse kayyım atarız” sözlerini değerlendiren HDP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, “Kürt illerinde bu tür tehditlere kolay kolay pabuç bırakmayacak bir seçmen var. Bunun cevabını vereceklerdir. Bizim gördüğümüz bu” dedi.

Nergis Demirkaya’nın sorularını yanıtlyan Saruhan Oluç’un Gazete Duvar’da yer alan söyleşisinin bir bölümü şöyle:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bazı konuşmaları Kürt seçmene göz kırpma olarak yorumlandı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz, kapınız çalınsa tavrınız ne olur?

Birincisi böyle bir şey yapabileceğini çok fazla düşünmüyorum. Ama bu siyasettir, analizler her zaman gerçek hayata uymayabilir. Yapacak olursa da bunun bir seçim çıkışı olduğunu ilk başta Kürtler anlar. Bugüne kadar yaptıklarına baktığımızda son derece sert, rencide edici her şey yapıldı.

Sadece Türkiye sınırları içinde değil. Suriye, Irak’ta yaşananlar var. Irak’taki referandumdan Afrin meselesine geniş alanda yaptıkları ve söyledikleri ortada. Bunlar unutulmadı. Bizim binlerce arkadaşımız rehin, tutuklu. Eş başkanlarımız, vekiller, partililerimiz hukuksuz şekilde rehin. Bunlar ortadayken, HDP’yi gayrimeşru ilan ederek demokratik siyasetin dışına itme çabaları ortadayken herhangi bir adım atacak manevra alanı olduğunu düşünmüyorum. Ama her seçimde olduğu gibi bu seçimde de “Kürt kardeşlerim” diye konuşmaya başladı.

Sadece Kürt seçmenden oy almaya dönük çıkışlar olarak mı görüyorsunuz?

Evet. Esas itibariyle böyle ve inandırıcılığı, güvenilecek bir yanı yok. İnsanlar bunu hissediyor. Kazanamayacaklarını görüyorlar. 24 Haziran en büyük kamuoyu yoklamasıydı. Biz de gördük onlar da. Acaba bir değişiklik yapabilir miyim, diye düşünüyor ama bu politikalarla, bu uygulamalarla olmaz. O nedenle bizim öyle bir beklentimiz yok. Tersine bu hattı devam ettirmek isteyecektir. Kürt halkı da siyasi olarak yaşananları gören, anlayan, siyasi bilinci yüksek bir toplum. Bu tür ufak oyunlara geleceğini zannetmiyoruz.

HDP olarak hedefiniz ne olacak?

İki hedefimiz var. Birincisi kayyım atanmış olan belediyeleri tekrar kazanmak. İkincisi de 2014 seçimlerinde kazanamadığımız bazı yerler var. 24 Haziran seçimleri bazı yerleri kazanabileceğimizi gösterdi. Onlar için de bir politika geliştireceğiz. Kürt illeri açısından mümkün olan en geniş ittifakı sağlamaya çalışacağız.

Doğuda Kürt partileriyle ittifak arayışınızda bir ilerleme kaydedildi mi?

Kürdi partiler, sivil toplum kuruluşları ile birlikte ortak zemin oluşturmak istiyoruz. Bu önemli. Çünkü kayyımlarda çok ağır bir dönem yaşandı. Kayyımların ilk işleri Kürt halkının değerlerine dönük saldırılardı. Çift dilli tabelalar indirildi, Kürtçe kurslar kapatıldı, yer isimleri değiştirildi, heykeller kaldırıldı. Bunların karşısında en geniş ortaklığı sağlayarak cevap verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir mesafe katedildi. Herkes bir çözüm yaratmak istiyor. Şu anda olumlu gidiyor. Yakın zamanda bir sonuç alınır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teröre bulaşanlar seçilirse kayyım atarız” dedi. Kazanacağınız belediyelere tekrar kayyım atanma ihtimali karşısında tavrınız ne olacak?

Biz buna takılmıyoruz. Biz yerel yönetim anlayışını şekillendirip seçimlere en iyi şekilde hazırlanacağız ve sonuç alacağız. İktidar halkın iradesini bir kez daha çiğniyorum ve her yere kayyım atıyorum diyorsa, bir kez daha hukuksuzluk yapsın, siyasi olarak halkın iradesini çiğnemeye kalksın. O iktidarın bileceği iş. Biz oraya bakmıyoruz. Bizim için önemli olan oluşturduğumuz yerel yönetim siyaseti içinde yerel demokrasi ve yerinden yönetim anlayışı içinde mümkün olduğu kadar en iyi sonucu almak.

Bu durum seçmeni etkilemeyecek mi?

Biz tam tersi bir etki yarattığını görüyoruz. Bu propaganda zaten alttan alta yapılıyordu. En son Erdoğan söyledi. Bırakın Kürt halkını, “sen ne oy verirsen ver ben kayyım atayacağım” sözü hiçbir yurttaşın kabul edeceği bir şey değil. Kürt illerinde bu tür tehditlere kolay kolay pabuç bırakmayacak bir seçmen var. Bunun cevabını vereceklerdir. Bizim gördüğümüz bu. Acaba bu söylenenler aday başvurularını etkiler mi diye baktık. Olağan şekilde devam ediyor. İnsanlar iradelerinin bu kadar yok sayılmasını kabul etmezler. Biz bu gelişmeleri de dikkate aldığımızda bu seçimlerin sadece Kürt illeri açısından değil tüm seçimlerin demokrasi ve hukuk referandumu olduğunu düşünüyoruz. Herkes de bu mantıkla yaklaşmalı. Bir tarafta demokrasi ve hukuku yok sayan bir iktidar var. Bunun karşısında da muhalefet demokrasi ve hukuka sahip çıkacak adım atmalıdır.

CHP ile temas var mı?

Resmi bir görüşme yok. Tek tek yerellerde nezaketen gidip geliniyordur. Ama bizim resmi görüşmemiz şu an yok. Bu yerel seçim olduğu için aday, yerelin dinamikleri, oradaki oluşan zemin belirleyici olacaktır.