Hükümete yakın medya basın bültenine dönüştü

Ocak 15, 2017, 1:04 pm

Diriliş Postası Gazetesi, bugün basın bülteni gibi çıktı. Kapağında Anayasa değişiklik teklifini anlatan gazete, adeta AKP’nin basın bürosunda hazırlanmış görüntüsü verdi. “Millet Devlet oluyor” başlığıyla verilen kapak yazısında ise, yeni değişiklikle yargının bağımsız ve tarafsız olacağı vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: Yeni sistemle kazanacağımız geleceğimize dair daha onlarca yeniliğin hangi birine ne maksatla itiraz ettiklerini açıklayamayanların tam olarak derdinin ne olduğunu biliyoruz. Zamanın ruhu sancağı düştüğü yerden kaldırıyor…

İşte gazetenin bugünkü birinci sayfasında yer alan o ifadeler:

1982 darbesinden kalan ve yıllar içinde delik deşik olan Anayasa’da yargı sadece bağımsızdı şimdi “bağımsız ve tarafsız” oluyor.

Milletvekili sayısı 600’e çıkarılarak halkın iradesi adil bir şekilde Meclis’e taşınmış oluyor.

Her lafta geleceğimiz diye hitap edilen ama hep yarına ertelenen gençler 18 yaşından itibaren milletvekilli olabiliyor.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimleri aynı gün yapılarak devletin idaresine istikrar geliyor.

Beş yılda bir yapılan seçimlerle Cumhurbaşkanı en fazla iki defa seçilebileceği için siyasete süreklilik geliyor.

Meclis kanun koyma, kanunları değiştirme ve kaldırma yetkilerini eskisinden daha etkili kullanabiliyor.

Meclis, Meclis Araştırması, Meclis Soruşturması, Genel Görüşme ve Yazılı Soru yollarıyla denetleme yetkilerini sürdürüyor.

Cumhurbaşkanını Meclis aritmetiği, localar, kapalı kapılar ardında yapılan hesaplar, vesayetler ya da vekiller değil doğrudan ve sadece halk seçebiliyor.

Bakanlıklar bölge siyaseti, oy hesabı üzerinden değil sadece liyakat üzerinden doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor. Cumhurbaşkanı hiçbir baskı altında kalmadan sadece halktan aldığı güçle yardımcılarını ve üstü düzey yönetici takımını kendisi belirliyor.

Sorumluluğu olmayan, saf dışı bırakılmış sembolik bir temsiliyet makamı olmaktan çıkıyor; çalışan, yetkisi olan, devleti idare eden ve yargılanabilir sorumlu Cumhurbaşkanı geliyor.

Cumhurbaşkanı OHAL kararı verip Meclis’e sunabiliyor.

Sıkıyönetim ve askeri mahkeme gibi cunta kurumları kaldırılıyor.

Devletin bütçesini Cumhurbaşkanı belirleyip Meclis’in onayına sunuyor.

Aynı camide iki imam, aynı direksiyonda iki şoför gibi olan Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı ayrımı kalkıyor.

Yeni sistemle kazanacağımız geleceğimize dair daha onlarca yeniliğin hangi birine ne maksatla itiraz ettiklerini açıklayamayanların tam olarak derdinin ne olduğunu biliyoruz. Zamanın ruhu sancağı düştüğü yerden kaldırıyor…