İkinci Astana Zirvesi 6 Şubat’ta

Şubat 02, 2017, 10:34 pm
Kazakistan Dışişleri Bakanlığı, İran, Türkiye ve Rusya'nın Suriye’de ateşkesle ilgili 6 Şubat'ta Astana'da tekrar bir araya geleceğini açıkladı

Görüşmeye Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura da katılacak.

BM Suriye Özel Temsilcisi Mistura da daha önce Suriye’de ateşkes sürecinin takip mekanizmasının çalışmasının masaya yatırılacağı toplantının 6 Şubat’ta Astana’da düzenleneceğini açıklamıştı.

Katılımcılar mutabakata varmıştı

Taraflar, Kazakistan’ın başkenti Astana’da Suriye’de ateşkes ve çözümü görüşmek için toplanmış, Türkiye, Rusya ve İran, görüşmelerinin sonucuna ilişkin 24 Ocak’ta ortak açıklama yapmıştı.

Ortak açıklamaya göre, Suriye’de ateşkesin denetimi ve uygulanması için Türkiye, Rusya ve İran üçlü mekanizma kuracak.

Astana toplantısında, Suriye, Suriye’de savaşan silahlı gruplar, İran, Türkiye ve Rusya ilk kez birlikte görüşme yapmıştı.

Silahlı grupların liderleri ve Suriye devlet görevlileri, Astana görüşmelerinin ilk gününde aynı masada oturmayı kabul etmemiş, farklı odalarda yer alan heyetler garantör ülkeler aracılığıyla görüşmelere katılmıştı.

Rusya’nın Suriye Anayasası taslağı

“Suriye Cumhuriyeti Anayasası” başlıklı taslak, 85 maddeden oluşuyor.

Rusya’nın Astana görüşmelerinde sunduğu taslak metinde, “Suriye topraklarının herhangi bir biçimde kaybedilmesinin kabul edilemez olduğu, devlet sınırlarının yalnızca tüm vatandaşların katıldığı bir referandum sonucunda değişebileceği” yer alıyor.

Anayasa taslağında, “Arapça’nın Suriye’nin resmi dili olduğu, ülke içerisindeki özerk Kürt yönetim organlarının Arapça ve Kürtçe’nin eşit düzeyde kullanılacağına” ilişkin bir madde bulunuyor.

Taslakta, parlamentonun yetkilerinin de genişletilmesi teklif ediliyor. Buna göre, parlamento, savaş ilan edebilecek, devlet başkanını görevden alabilecek, anayasa mahkemesi üyeleri ile merkez bankası başkanını atayabilecek.

Metinde, Suriye’yi korumakla görevli olacağı belirtilen silahlı kuvvetlerin dışında kalması gereken alanlarsa şöyle sıralanıyor: “Ordu, halk üzerinde baskı unsuru olarak kullanılmayacak, siyasete karışmayacak, yetki devri sürecinde rol oynamayacak.”

Uluslararası hukukun öncelikli olması gerektiği kaydedilen taslakta şu ifadelere yer verildi: “Suriye Cumhuriyeti; hukukun üstünlüğü, eşitlik ve hiçbir ayrım yapılmadan tüm vatandaşların hak ve özgürlüklerinin saygı duyulması ilkelerine dayanan bağımsız ve demokratik bir devlettir.”

“Barış ve dostluk” vurgusu

Taslak Anayasanın girişi şöyle:

“Yüzyıllar süren devlet geleneği üzerine kurulan, geçmiş, mevcut ve gelecek nesiller önündeki sorumlulukla hareket eden, özgürlük ve adaleti sağlama kararımızda iradeli olan ve Birleşmiş Milletler Tüzüğü’ne, Arap Birliği Tüzüğü’ne, İslam İşbirliği Teşkilatı Tüzüğü’ne, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne ve Ulusal veya Etnik, Dinsel ve Dilsel Azınlığa Mensup Kişilerin Haklarına Dair Bildiri’ye bağlılığımızı teyit eden bizler, Suriye Halkı olarak, aşağıdakileri yapma niyetimizi resmi olarak beyan ederiz:

Devletin güvenliğini, bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü temin etmek;

Diğer halklarla barış ve dostluk içinde yaşamak; başarılı bir sivil toplum kurmak;

Halkın iradesiyle belirtildiği biçimde hukukun üstünlüğü tarafından yönetilen hukuki, demokratik bir devlet inşa etmek;

Adil bir ekonomik ve sosyal düzene uygun olarak herkes için makul bir yaşam standardı temin etmek.

Yukarıda belirtilen yüksek niyet çerçevesinde bu Anayasayı ülke genelindeki referandumla kabul ederiz.”