İnsan hakları savunucularından 6’sı ‘silahlı terör örgüne yardım’ suçundan tutuklandı

Temmuz 17, 2017, 11:23 pm
Büyükada’da düzenledikleri toplantı sırasında polis baskınıyla gözaltına alınan insan hakları savunucularından 6'sı tutuklandı

İstanbul Büyükada’da ‘Dijital güvenlik ve bilgi yönetimi eğitimi’ kapsamında bir toplantı yaparken gözaltına alınan ve iktidara yakın gazetelerin manşetleriyle suçlanan insan hakları savunucuları gözaltılarının 13. gününde savcılığa çıkarıldılar. Savcılık sorgularının ardından tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen 10 kişiden 6’sı tutuklandı, 4’ü serbest bırkaıldı. Tutuklananlar arasında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser de var.

Gözaltında bulunan Yurttaşlar Derneği’nden Nalan Erkem, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi Veli Acu ve Günal Kurşun, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan, Yurttaşlar Derneği’nden Özlem Dalkıran, eski Mazlum Der’li aktivist Şeyhmus Özbekli ile eğitmenler Peter Steudtner ve Ali Ghravi’nin savcılık ifadeleri dün (18 Temmuz) 20.30’a doğru tamamlandı. Evrensel’den Fatih Polat’ın haberine göre, 10 hak savunucusu da tutuklanma talebiyle 10. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Ne ile suçlanıyorlar?

İnsan halkarı savunucuları şu gerekçelerle suçlanıyor:

Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, üstünde ve otel odasında yapılan aramalarda elde edilen materyallerin içinde Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili belgeler bulunduğu, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın ‘Bylock kullanıcısı olduğu gerekçesiyle’ tutuklandığı,

Eski Mazlum Der’li aktivist Şeyhmus Özbekli, 8 Mayıs 2017 tarihinde düzenlenen Gülen grubuna yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan Adnan Gül ile konuştuğu ve mesajlaştığı,

Yurttaşlar Derneği’nden Nalan Erkem, 20 Aralık 2016’da cemaate yönelik düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan Bedriye İştar Tarhanlı ile konuştuğu ve mesajlaştığı, üstünde ve otelde yapılan aramalarda MİT’in TBMM Meclis Araştırma Komisyonu’na sunduğu ‘gizli’ ibareli bir belge bulunduğu,

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan, ‘Bylock kullanıcısı’ olduğu tespit edilen Asuman Doğan ile görüştüğü,

İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi Günal Kurşun, ‘Bylock kullanıcısı’ olduğu bildirilen ancak hakkında adli işlem yapılmamış olan Ali Çamkömürü ile görüştüğü, 675 sayılı KHK ile Çukurova Üniversitesi’ndeki görevinden ihraç edildiği, Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesince ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan yargılandığı,

Yurttaşlar Derneği’nden Özlem Dalkıran, Gülen hareketine yönelik düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan Bedriye İştar Tarhanlı ile görüştüğü, üstünde ve otelde yapılan aramalarda el konulan dijital verilerde yer alan ‘İstanbul Hayır Meclisi Buluşması-Tartışmalar’ adlı belgede Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili yazıların toplumsal yürüyüşler ile gerekli ilçelere nasıl yayılacağı ile ilgili yazılar bulunduğu,

İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi Veli Acu, cemaat operasyonu şüphelilerinden olan ancak yakalanamayan Erol Ohtamış ile görüştüğü, Devrimci Gençlik Hareketi’ne yönelik 17 Ağustos 2015 tarihli operasyonda gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan Fatih Barsak ile görüştüğü, otelde ve üstünde yapılan aramalarda Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili yazıların ve Abdullah Öcalan’ın kitapları ile Fevzi Yetkin ile Mehmet Tanboğa’nın yazığı kitabın bulunması,

Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, üstünde ve otelde yapılan aramalarda el konulan verilerin arasında bulunan bil belgede bir Büyükelçilik tarafından desteklenen proje kapsamında o Büyükelçilik’ten giderlerin karşılanmasını talep ettiği,

Eğitmenler Peter Steudtner ve Ali Gharavi ise, toplantıda eğitmenler sıfatı ile yer aldıkları, Ali Gharavi’nin odasında Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun etimolojik olarak ayrı gösterildiği bir Asya Kıtası haritası bulunduğu, gerekçeleriyle “terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütüne yardım ve yataklık” gerekçesiyle suçlanıyorlar.

Tutuklama gerekçesi

Karar 06.10’da açıklandı. Şeyhmus Özbekli, Nejat Taştan, İlknur Üstün, Nalan Erkem adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılırken, İdil Eser, Veli Acu, Günal Kurşun, Özlem Dalkıran, Peter Steudtner ve Ali Gharavi tutuklandı. Tutuklama ‘silahlı terör örgüne yardım’ ile gerekçelendirildi.

Adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılanlara, yurt dışına çıkış yasağıyla birlikte haftada 3 gün en yakın karakola giderek imza verme şartı getirildi.

Nöbetçi hakimliğin gerekçeli kararında şu ifadelere yer verildi:

“Şüpheliler İdil Eser, Veli Acu, Günal Kurşun, Özlem Dalkıran, Peter Steudtner ve Ali Gharavi’nin üzerine atılı ‘Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme’ suçundan tutuklanmaları talep edilmekle; tüm dosya kapsamından, gizli tanık ifadesi, yazışma içerikleri, HTS kayıtları, teşhis tutanakları nazara alınarak şüphelilerin üzerine atılı suçu işledikleri hususunda kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, atılı suçların vasıf ve mamahiyeti ile kanunda öngörülen cezası alt ve üst sınırı değerlendirildiğinde, kaçma ve saklanma ihtimali yüksek olduğu, bu nedenle bu aşamada adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı, bu doğrultuda tutuklanmanın ölçülü olduğu kanaatine varılarak CMK’nın 100 ve devamı maddeleri gereğince şüphelilerin tutuklanmasına… karar verilmiştir”

Gerekçeli kararda, adli kontrol uygulaması ile serbest bırakılan 4 insan hakları savunucusu için ise şunlar denildi:

“Şüpheliler Şeyhmus Özbekli, Nejat Taştan, İlknur Üstün, Nalan Erkem’in üzerine atılı ‘Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme’ suçundan tutuklanmaları talep edilmekle; dosya kapsamına göre şüpheliler açısından mevcut delil durumu, tutuklamanın ölçülülük ilkesine ve hakkaniyetine aykırı olacağı kanaatine varılmış olup, şüphelilerin tutuklanmaları yönündeki talebin reddine, şüphelilerin CMK’nın 109. Maddesi gereğince adli kontrol altına alınmalarına karar verilmiştir…”

Tepkiler büyüyor

Uluslararası Af Örgütü, aktivistlerin tutuklanmasını kınayarak, suçlamaları “saçma” ve “garip” diye nitelendirdi. Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty tutuklamaların kendilerinde derin kaygı uyandırdığını belirterek, “Bugün Türkiye’de insan hakları için çalışmanın suç ilan edildiğine tanıklık etmiş bulunuyoruz. Bu, Türkiye ve uluslararası toplum için gerçeklerin ortaya çıktığı andır” ifadesini kullandı. Meşru bir soruşturmadan ziyade siyasi bir “cadı avı”nın söz konusu olduğunu ve Türkiye’de temel hakların geleceğine dair korku uyandırdığını belirten Shetty, uluslararası devletler topluluğunu Türkiye’ye yönelik baskıyı artırmaya ve insan hakları aktivistlerinin derhal serbest bırakılması için çaba göstermeye çağırdı.

Af Örgütü Türkiye uzmanlarından Andrew Gardner da tutuklamaların siyasi olduğu suçlamasında bulunarak, “Türkiyede insan haklarını savunmanın suç haline geldiği artık açıkça ortadadır. İnsan hakları için çalışanlar bu ülkede artık güvende değil” dedi.

Tutuklananlar arasında bir Alman vatandaşının da bulunması, gergin seyreden Almanya-Türkiye ilişkilerinde yeni bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor. Alman vatandaşı Peter Steudtner’in tutuklanması haberinin Alman kamuoyuna yansımasının ardından tepkiler art arda gelmeye başladı.

Steudtner’in akrabaları, arkadaş ve meslektaşlarının yayınladığı ortak bildiride, “Steudtner’in şiddetten uzak faaliyetleri nedeniyle hapse girmesinin şoke edici olduğu” belirtilerek, Steudtner ve diğer aktivistlerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Steudtner’in yakınlarının temsilcisi, insan hakları danışmanı Daniel O Cluanaigh, Steudtner’in “silahlı terör örgütüne yardım”la suçlanmasının temelsiz ve saçma olduğunu söyledi. Bildiride Steudtner’in enformasyon yönetimi, stres ve travma ile başa çıkma konularının işlendiği atölye çalışmasında eğitmen olarak yer aldığı belirtilerek, “Bu tür seminerler insan hakları örgütlerinin eğitim-gelişim programlarında düzenli olarak yer alan unsurlardır ve insan hakları ihlalleri hakkındaki tanık ifadeleri ya da hak ihlali mağdurlarının gizli kişisel verilerinin yönetimi için kullanılmaktadır” denildi.