İntihar eden akademisyen yurtdışındaki üniversitelere burs başvurusu yapmış

Şubat 26, 2017, 2:12 pm
Akademisyen Mehmet Fatih Traş’ın intihar etmesinin ardından yurtdışı üniversitelerine burs başvurusu için yazdığı mektup ortaya çıktı. Traş, mektupta “Türkiye’de akademik gelecek öngöremiyorum” ifadelerini kullanıyor

Çukurova Üniversitesi’nden barış imzacısı 50/D’li Mehmet Fatih Traş, sözleşmesinin feshedilmesi ve iş bulamaması üzerine intihar etti. Traş’ın yurtdışındaki üniversitelere yazdığı burs başvurusu mektubu ortaya çıktı. Traş, yazdığı başvuru mektubunda Türkiye’deki akademik geleceğe ilişkin “öngöremiyorum” yorumunda bulundu.

Mektupta Eylül 2010-Haziran 2016 tarihlerinde Çukurova Üniversitesi Ekonometri Bölümü’nde 50/D maddesi kapsamında “araştırma görevlisi” olarak çalıştığını aktaran Traş, aynı bölümde Haziran 2016’da doktora tezini tamamlamasının ardından sözleşmesinin yasal çerçevede sonlandırıldığını ifade etti.

Kısa süre sonra aynı okulun iktisadi ve idari bilimler fakültesinde “sayısal ekonomi”, “tarım ekonomisi” ve “mikroekonomi” derslerini veren hocanın görevden ayrılmasıyla kendisine sözleşmeli olarak görev verildiğini anlatan Traş, aylık yaklaşık 360 lira kazandığı ilk ders verme deneyimine önem atfettiğini belirtti.

Traş, şunları kaydetti:

“Ancak işe başlamamdan birkaç hafta sonra düzenlenen bir fakülte kurulunda, maliye bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Haşim Akça beni açıkça PKK sempatizanı olmakla suçlayarak 10 Aralık 2016 İstanbul patlamasından sonra Türkiye’nin hassas günler geçirdiğini ve sözleşmenin gözden geçirilmesi gerektiğini söylemiş. Aynı toplantıda Akça, MİT’teki irtibatlarının kendisine ‘fakülte kurul üyelerinin kimi işe aldıklarından haberdar olup olmadıklarını’ sorduğunu söylemiş. Ayrıca MİT’teki aynı kaynaklar benim HDP’nin mitinglerine katıldığıma dair kendisine bilgi vermişler.”

Traş, kendisinin işsiz bırakılma ve iş bulamama sürecinin anlattıktan sonra, başvuru mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Hükümet Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki gerilimi arttırmaya, toplumu ve özellikle akademik camiayı kasıtlı olarak ayrıştırmaya devam ettiğinden, kişiliğimle bütünleşik insani değerlerden feragat etmediğim sürece olağan (öğretim ve araştırma başarım gibi nesnel ölçütlere dayanan) bir akademik gelecek öngöremiyorum.” (yolculuk)