Ana sayfa Editörden “İsim söyle; kimin ismi olduğu önemli değil; akşam yemeğini evde ye dediler”

“İsim söyle; kimin ismi olduğu önemli değil; akşam yemeğini evde ye dediler”

PAYLAŞ

Hürriyet yazarı Melis Alphan, 10 yıldır öğretmenlik yapan H.Ü. ve eşinin KHK ile ihraç edildikten sonra yaşadıkları dramı köşesine taşıdı. Alphan’ın yazısında yer verdiği mağduriyeti yaşayan ve KHK ile ihraç edildiği için 9 aydır kimsenin iş vermediği H.Ü., “2 oğlum var. 7 yıldır oğlumu oyalıyorum, ona çeşitli bahanelerle oyuncak silah bile almadım. Şimdi silahlı örgüte üye olmakla suçlanıyorum” ifadelerini kullanıyor.

Melis Alphan’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

H.Ü. ihraç edildiğinin hemen ertesinde, Malatya’da otobüse bindiğinde 25 kuruş indirimli öğretmen kartının iptal edildiğini öğrendi. Eşiyle beraber 5 ay sigortasız yaşadı. “Kendi öz yurdumda parya olmayı iliklerime kadar hissettim” diyor.

Anayasa ve idare mahkemeleri dahil, H.Ü’nün başvurmadığı yer kalmadı. Valiliklere dilekçe verdi, cevap gelmedi. Son KHK ile iç hukuk yolu da kapatıldı. Artık mahkemeler dosyaları görmeden OHAL komisyonuna devredecekler. 7 kişiden oluşan komisyon en fazla 2 yıl içerisinde 120 bin kişiyi değerlendirecek. Bir arkadaşı hesaplamış: “24 saat mesai yapsalar, hepimize 7 dakika ayırmaları gerekecek. 7 dakikada dosyalarımızı inceleyecekler, savunmalarımızı alacaklar ve karara bağlayacaklar, 7 dakikada!”

H.Ü. “Aslında bizler önce soruşturulmalı, sonra yargılanmalı, sonunda da suçlu bulunursak ihraç edilmeliydik, değil mi?” diye soruyor ve ekliyor: “Bizim suçlu olduğumuzun kanıtlanması gerekirken, biz suçsuz olduğumuzu kanıtlamaya çalışıyoruz. Darbeyi eli silah tutan asker kılıklı bir çete yapmaya çalıştı ama kabak biz eli kalem tutan öğretmenlerin başına patladı.”

9 aydır kimse ona iş vermiyor. Garsonluk için bile iş başvurusu yaptığında “KHK’lı mısın?” diye soruyor, “Başımıza iş açarız hocam, kusura bakmayın” diyerek iş vermiyorlar. H.Ü. abisi ve kayınpederinin yardımıyla ayakta duruyor. Bazı akrabaları ihraç edildiği için “O da vatan hainiymiş” diye arayıp sormuyor.

“Yaşadıklarım, bu dünyada bir insanın yaşayacağı en büyük imtihan. Her gün ölüyorum. Şairin dedigi gibi ‘Uzatma dünya sürgünümü ya Rabbim’ diye dua ediyorum. Eğer inancım olmasaydı çoktan hayatıma son verirdim” diyor.

H.Ü. ifadesini alan polise “2 oğlum var. 7 yıldır oğlumu oyalıyorum, ona çeşitli bahanelerle oyuncak silah bile almadım. Şimdi silahlı örgüte üye olmakla suçlanıyorum” dediğinde polisin gözleri doldu.

7 gün onu gözaltında tuttular. “İsim söyle; kimin ismi olduğu önemli değil; akşam yemeğini evde ye” dediler. Cevabı, “Ben niye buradayım onu bile bilmiyorum, siz bana ‘İsim ver’ diyorsunuz. İftira mı atayım? Ömür boyu burada kalırım ama kimseye iftira atmam” oldu.

Yazının tamamı için…