Karagül’den AB’ye: Bizi almayacağınızı biliyorduk ama biz de zaten girme niyetinde değildik

Mart 15, 2017, 9:37 am
"Çok yakında birbirinizle uğraşmaktan yeryüzünün başka bölgelerine bakacak haliniz kalmayacağını biliyoruz. İki dünya savaşı çıkarmış bir coğrafyanın yeniden büyük buhranın ana cephesi olacağını şimdiden seziyoruz."

Yazısına “Evet, içişlerimize karışanların içişlerine karışacağız! Evet, kötülükle başladığı yerde mücadeleye girişeceğiz. Evet, kendimizi Avrupa topraklarında, Avrupa şehirlerinde, Avrupa sokaklarında savunacağız!” diye başlayan Yeni Şafak Yazarı İbrahim Karagül, Avrupa Birliği adı altında şimdiye kadar yürütülen pazarlıkların aldatmaca olduğunu söyledi. Karagül, “Bizi almayacağınızı biliyorduk ama biz de zaten girme niyetinde değildik.” dedi.

Karagül’ün yazısının ilgili kısmı şöyle:

Evet, bugüne kadar Avrupa Birliği diye yürüttüğümüz pazarlıklar sadece aldatmacaydı. Bizi almayacağınızı biliyorduk ama biz de zaten girme niyetinde değildik. Siz batacaksınız, biz o enkaz altında kalmayız.

Avrupa değerleri yerine ırkçılık ikame edilirken, faşizm şehirlerinizi rehin alırken, nefret politikaları aklınızı alırken sizin yanınızda, yakınınızda durmayacağız. AB parçalanırken, birçok Avrupa ülkesi gerileme dönemine girmişken, bizler yüz yıl sonra yeniden yükseliş dönemi başlatırken bu yeni tarihi heba etme, sizin kötülüklerinize, batışınıza kurban etme niyetinde olmayacağız. Irkçılığa bulaşmanın çaresizlik olduğunu, çöküş işareti olduğunu, dibe vuruş olduğunu biliyoruz çünkü.

Artık değer üretemediğinizin ilanı olduğunu biliyoruz. Bu halde bize hiçbir faydanız olmayacağını, sadece yük, kambur olacağınızı biliyoruz. Parçalanma süreci başlamış bir birliğe yakın durmanın bizi de enkaz altında bırakacağını bilecek kadar derin tarihi tecrübeye sahibiz çünkü.

Biz Batı’da son noktaya vardık

Evet, biz size hiçbir zaman inanmadık, hiçbir zaman güvenmedik, hiçbir zaman da güvenmeyeceğiz. Bu, yüzyıllardır böyleydi, bundan sonra yüzyıllar boyunca da böyle olacak. Bizim AB’ye yaklaşma mücadelemiz de aslında yüzlerce yıllık Batı’ya yürüyüşümüzün devamıydı. Ve oraya vardık. Son noktaya vardık, amacımıza ulaştık.

Yaşlı Avrupa’yı kendi sorunlarıyla, açmazlarıyla, felaketleriyle, çöküşüyle baş başa bırakıyoruz. Yeni ve genç bir dünya şekilleniyor, yeni bir küresel güç haritası oluşuyor, dünyanın ağırlık merkezi çoktan değişti. Böyle bir dönemde, gözlerimizi kör edercesine hastalıklı bir bağımlılığa girmeyecek kadar akıllıyız.

Sizi, evinize aldığınız terör örgütleriyle baş başa bırakıyoruz

Artık sizi ırkçılığınızla, katliamcı geçmişinizle, yeryüzüne yaydığınız kötülüklerle kendi kıtanızda baş başa bırakıyoruz. Sizi karanlık geçmişinizle, kendi aranızdaki kavgalarla, Avrupa içi çatışma hazırlıklarınızla, belki yeni dünya savaşınızla baş başa bırakıyoruz.

Bugüne kadar ülkemizde, yakın çevremizde, coğrafyamızda besleyip büyüterek şehirlerimizi kana buladığınız, insanlarımızı katlettiğiniz o terör örgütleri artık sizin şehirlerinizde, apartmanlarınızda.. Sizi onlarla da baş başa bırakıyoruz.

PKK ile, DEAŞ’la, PYD ile DHKP-C ile, FETÖ ile, istihbarat aparatlarınızla baş başa bırakıyoruz. Onları evinize çağırarak öyle büyük hata yaptınız ki, bütün Avrupa’yı rehin alan ırkçı dalgalardan çok onlardan darbe yiyeceksiniz.

Arkamıza yaslanıp, AB’nin çözülmesini seyredeceğiz

Biz de ibretle seyredeceğiz. AB çözülmesini, Avrupa içi çatışmaları, güvenlik sorunlarınızı, ekonomik buhranlarınızı, etnik karmaşanızı seyredeceğiz. Yüz yıl sonra, tarihin dönüşünün, gücün dönüşünün ve bu büyük kırılmanın ana aktörü olmanın keyfini süreceğiz.

Çok yakında birbirinizle uğraşmaktan yeryüzünün başka bölgelerine bakacak haliniz kalmayacağını biliyoruz. İki dünya savaşı çıkarmış bir coğrafyanın yeniden büyük buhranın ana cephesi olacağını şimdiden seziyoruz.