Karagül’den Hollanda yorumu: FETÖ, PKK, DHKP-C başaramayınca ana aktörler, oyun kurucular sahaya indi

Mart 13, 2017, 9:49 am
"15 Temmuz'un intikamını alıyorlar! Tanklarla, toplarla dize getiremedikleri, iç savaşa sürükleyemedikleri, ülkemizin büyük dönüşümünü durduramadıkları, Türkiye'nin gücünü hissettikleri için saldırıyorlar."

Hollanda ile zirve yapan Avrupa-Türkiye gerilimini yorumlayan Yeni Şafak Yazarı İbrahim Karagül, 15 Temmuz ile iç savaşı deneyenlerin başarısız olduğunu ve oyun kurucların açıktan Türkiye düşmanlığına başladıklarını iddia etti. Karagül yazısında, 16 Nisan’a kadar herkesin teyakkuzda olması gerekiğini söyledi.

Karagül’ün yazısının ilgili kısmı şöyle:

15 Temmuz’un intikamını alıyorlar! Tanklarla, toplarla dize getiremedikleri, iç savaşa sürükleyemedikleri, ülkemizin büyük dönüşümünü durduramadıkları, Türkiye’nin gücünü hissettikleri için saldırıyorlar.

Sindirememenin, teslim alamamanın, imha edememenin hırçınlığı ile saldırıyorlar. İçerideki terör aygıtlarıyla başlattıkları savaşı kaybettikleri için, istihbarat aparatları zayıfladığı için, yeni operasyon yürütemedikleri için çılgına dönüyorlar. Artık FETÖ üzerinden, PKK/PYD üzerinden, yönettikleri STK’lar üzerinden, sermaye operasyonları üzerinden oyun kuramadıkları için saldırıyorlar. Yenildiler, kıskandılar, hırçınlaştılar

Bu; kaybedişin, tükenmişliğin, çaresizliğin, o bileği bükememenin verdiği hazımsızlıktır. Türkiye büyürken, yükselirken onların çöküşe geçmesinin verdiği kıskançlıktır. Avrupa başkentleri eskirken, küflenirken, Türkiye’nin yıldızlaşmasına, parlak bir geleceğe bayrak açmasına duyulan öfkedir.

En son 15 Temmuz’da işgali ve iç savaşı denediler, rezil oldular. Siyasi tarihin görmediği ölçüde destansı bir direniş o çokuluslu cepheyi şoka uğrattı. Bu ülkeye karşı oyun kurmanın ağır bedelini hissetmeye başladılar. Fiyaskodan hemen sonra bütün istihbarat, terör aparatlarını ABD’de, Almanya’da, Avrupa şehirlerinde korumaya aldılar.

FETÖ üyeleri, PKK üyeleri, DHKP-C mensupları başaramayınca ana aktörler, oyun kurucular sahaya indi. Açıktan Türkiye düşmanlığına başladı. 1990’larda ”İslam düşmanlığı” tezini dünya genelinde siyasi söyleme, doktrine dönüştüren ve bütün güvenlik stratejilerini bu yeni “tehdit”e göre formatlayan çevreler, bu sefer “Türkiye düşmanlığı” üzerinden yeni bir operasyon başlattı. Avrupa genelinde Türkiye düşmanlığı tezini işlemeye, Batı kapılarını bu ülkeye kapatmaya girişti.

Bu aşamadan sonra referandum bir milli seferberlik konusudur. Türkiye ekseni ya da Türkiye karşıtı cephe, hangisine ait hissettiğimizle ilgili bir durumdur. Bütün siyasi kimliklerimizin üstünde bir Türkiye mücadelesidir. Bütün Avrupa’nın, terör örgütlerinin, Türkiye düşmanlarının “Hayır” cephesinde harıl harıl çalışması kör olanların bile gözlerini açmaya yeterlidir.

Herkesin teyakkuzda olması, 15 Temmuz ruhu ile tetikte olması gerekmektedir. Sadece Hollanda’da gördüğümüz örnek bile ne büyük bir mücadele verdiğimizin göstergesidir.