Karaman: Sırf telkin yoluyla bağlandığı bir beşerin emir ve talimatını uygulayan yoldan çıkmıştır

Mayıs 19, 2017, 9:45 am
"Her bir Müslüman kendine lazım olanı doğrudan bu kaynaklardan almakla yükümlüdür"

Herkesin ancak iyi bildiğini söylemesi gerektiğini, bilmediğine ‘biliyorum’, duymadığına ‘duydum’, görmediğine ‘gördüm’ dememesi gerektiğini söyleyen Yenişafak yazarı Hayrettin Karaman yazısında, Ehl*i Sünnete göre Müslüman olanların doğru bilgiye ulaşması için gerekli olan kriterlere de yer verdi. Karaman, hakikate rağmen sırf telkin yoluyla bağlandığı bir kişinin emir ve talimatını uygulayan kişinin yoldan çıkmış sayılacağını söyledi.

Karaman’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

Ehl-i sünnete göre Müslüman olanların:

1. Hakikat bilgisini sağlıklı duyu organlarından, mütevatir olan Resul haberlerinden ve akıldan alacaklardır. Her bir Müslüman kendine lazım olanı doğrudan bu kaynaklardan almakla yükümlüdür; dünya için ömür sarfederken din ilmi için vakit ayırmayan sorumlu olur. Başka bir beşerin inandığına inanmak, dediğine uymak taklittir; taklit zan ifade eder ve ancak zarureten (dini asıl yollarından öğrenmek ve uygulamak için başka çare yoksa) caiz olur.
2. Herkes için delil olan ve uyulması gereken ilmin yolları bu üçü olup bunun dışında kalan ilham ve keşif, şeriatı uygulayan, alim, takva sahibi bir kişide gerçekleşirse bu -esbab-ı ilme uygun düşmek şartıyla- ancak o kişi için ilim ifade eder, başkaları için değil.
3. Ehl-i sünnete göre gözüyle gördüğü, kulağı ile işittiği, sahih din bilgisi kaynağından elde ettiği, aklıyla idrak ettiği ve etmesi gereken hakikate rağmen sırf telkin yoluyla bağlandığı bir beşerin emir ve talimatını uygulayan, ona teslim olan, onu şerî ilim kaynağı telakki eden kimse yoldan çıkmıştır.