Kemal Öztürk: ‘Adalet istiyoruz’ diyorlar. Ben de öyle diyorum. Erdoğan da öyle der. Kim istemez ki adalet?

Temmuz 07, 2017, 10:52 am
"Her devirde hukuk mağduru olan insanların sorunu ise bambaşka. Bu sistem, bu düzen, bu anlayış, 12 Eylül’den beri mağdur yaratıyorsa, tartışmayı derinleştirmek ve bakış açısını daha yukarı çekmek gerekiyor."

Her siyasi düşünceden, her kesimden insanın aynı hukuk düzenin mağduru olabildiğini söyleyen Yeni Şafak yazarı Kemal Örtürk, adalet sorununun faturasının AK Parti’ye kesilmek istendiğini yazdı. Hiçbir siyasi iktidar ya da hukukçunun şu andaki adalet sisteminin dört dörtlük çalıştığını iddia etmediğini söyleyen Öztürk,”‘Adalet istiyoruz’ diyorlar. Ben de öyle diyorum. Sanırım Cumhurbaşkanı Erdoğan da öyle der. Kim istemez ki adalet?” dedi.

Kemal Öztürk’ün, “Adalet sorununun faturası kime kesilmeli?” başlıklı yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Peki faturayı AK Parti’ye kesmek neden o zaman? Çünkü en kolayı ve popüler olanı bu. Sanırım AK Parti de dahil hiçbir siyasi iktidar ya da hiçbir hukukçu şu andaki adalet sisteminin dört dörtlük çalıştığını ve mükemmel olduğunu iddia etmiyordur (Doğu Perinçek hariç).

Sorunumuz var. Ancak bu sorunu nasıl çözeceğiz? Buna dair akla, hukuka ve bilgiye dayalı bir tartışma var mı sizce?

CHP, Ankara’dan İstanbul’a yürüyerek sorunu çözeceğini düşünüyor sanırım. Çünkü ben bir önermelerini duymadım. ‘Adalet istiyoruz’ diyorlar. Ben de öyle diyorum. Sanırım Cumhurbaşkanı Erdoğan da öyle der. Kim istemez ki adalet?

Soru şu: Ne yapmak istiyorsunuz? Sorunu kökünden çözmek mi, faturayı birine kesmek mi niyetindesiniz? Tartışmaları izliyorum ve sorunu kökünden çözmek isteyene denk gelmedim henüz. CHP yürüdükçe açıldı, daha çok bağırıp, faturayı AK Parti’ye yıkmak için uğraşıyor. İyi de sizin partinizin bakanı değil miydi, kendi görüşünden yüzlerce hakim ve savcı aldığı için övünen?

AK Parti ise yürüyüşün teröre cesaret vereceğini söyleyerek tartışmayı buraya çekmek istiyor. Adaleti köklü olarak tartışmaya açmak niyetinde değil.

Her devirde hukuk mağduru olan insanların sorunu ise bambaşka. Bu sistem, bu düzen, bu anlayış, 12 Eylül’den beri mağdur yaratıyorsa, tartışmayı derinleştirmek ve bakış açısını daha yukarı çekmek gerekiyor.

Yazının tamamı için…