Kurbağalara da e-postaya da inanıyorum

Şubat 04, 2017, 4:18 pm

Devir değişti tabi, mektup çoktan geride kaldı. Kâğıdın verdiği samimiyetin yerini, kuru kuru elektronik postalar, telefon mesajları, sosyal medya mesajları, WhatsApp mesajları aldı. Bu kötümser bir tablo. Ancak elektronik postaların da edebi değerinin olabileceği, tıpkı kişisel mektuplar gibi samimi olabileceği de artık anlaşılmış oluyor. Kurbağalara İnanıyorum kitabı üç yazar arasındaki yazışmalardan oluşuyor ve bu kitap, e-postaların edebi bir lezzet sunarak mektuba yakın yeni bir türe yaklaştığını müjdeliyor.

Kurbağalara İnanıyorum, öykü ve romanlarıyla tanıdığımız üç yazarın elektronik posta aracılığıyla edebiyat üzerine yazışmalarından oluşuyor. Barış Bıçakçı, Behçet Çelik ve Ayhan Geçgin’in kendi yazarlıkları, kitapları, edebiyat kamusu, çeşitli yazarlar, metinler ya da konular üzerine konuşmaları içeriyor. Kitabın alt başlığı “Edebiyat Üzerine Yazışmalar” olsa da, bu yazışmalar mektup samimiyeti veriyor. Yazarların kendi aralarındaki yazışmalar olduğu için dili oldukça samimi Kurbağalara İnanıyorum’un. Bu yanıyla günlüğe benziyor. Kitabın tanıtım metninde, “Çok sevilen bir yazar üzerine, akla takılan bir roman üzerine,” deniyor, “edebiyat üzerine, yazmak üzerine mektuplar. Kimisi gün ağarırken, kimisi şehir karanlığa gömülürken yazılmış, e-postanın da “bir edebiyat türü olarak mektup” sınıfına girebileceğini bize gösteren metinler… Edebiyatın hazzını ve anlamını çoğaltmak üzere… Anlamak, bilmek, keşfetmek zevkiyle yazılmış metinler…”

YAZINSAL BİR TÜR OLARAK E-POSTA

Üç yazar sevdikleri kitapları, yazmayı düşündükleri şeylerden konuşurken çıkıyor kitap fikri. Barış Bıçakçı, önsözde kitap fikrinin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle belirtiyor: “Fikir Behçet’indi. Onun bir iş için Ankara’ya geldiği günlerden birinde, hep oturduğumuz pastane pek çok benzeri gibi içinde yiyecek içecek her şeyin olduğu ama bir tek pastane hüznünün olmadığı bir yere dönüştüğünden, başka bir mekânda eğreti oturuyorduk. Tabii edebiyattan konuşuyorduk; okuduğumuz kitaplardan, yazmayı düşündüğümüz şeylerden, sınırlarımızdan ve o sınırları aşmamızı sağlayacak imkânlardan. Bir ara Behçet, çok güzel konuştuğumuzu, ama sonra benzeri konuşmalar gibi bu konuşmayı da unutacağımızı söyledi. Ayhan’ı da bu sohbete katıp edebiyat üzerine yazışmayı önerdi.”

Üç yazar, Türkçe edebiyatta ilk kez yazınsal bir tür olarak “e-posta”yı tartışmaya açıyorlar. E-posta bir mektup türü, hatta kurgusal bir doğrultuda ilerlenirse roman bile olabilecek bir nitelik kazanıyor. Edebiyatı, kitapları, edebiyat üzerine konuşmayı seven okurun seveceği türden bir kitap.

Kurbağalara İnanıyorum, İletişim Yayınları, 20,50 TL

Ali Kerem Tekin