Mahçupyan: Hiç gerek yokken yeni sisteme geçen Erdoğan’ın şikayet etmesi garip olur

Mayıs 16, 2017, 9:33 am
"Yurt içi veya dışı ne kadar muhalefet odağı varsa hepsi her yanlışı Erdoğan’ı yıpratmak ve itibarsızlaştırmak için kullanacaktır. Bundan şikayet etmek de garip olur, çünkü hiç gerek yokken yeni sisteme geçmek isteyen ve toplumu tercihe zorlayan Erdoğan’ın kendisiydi."

Karar yazarı Etyen Mahçupyan, referandum sonrası vadedilen normalleşme adımlarına değindi. Erdoğan’ın artık tek yetkili olduğunu söyleyen Mahçupyan, normalleşmeyi gerçekleştirmesi gereken kişinin de yine Erdoğan olması gerektiğini söyledi. Erdoğan’ın ucu ucuna kazandığı referandum sonrası ister istemez eleştirilerin odağı haline geleceğini belirten Mahçupyan, hiç gerek yokken yeni sisteme geçen Erdoğan’ın bundan şikayet etmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Mahçupyan’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

Erdoğan istediğini aldı ve artık ülkenin alacağı yönde, atacağı adımlarda tek yetkili ve sorumlu kişi. Dolayısıyla normalleşmeyi gerçekleştirmesi gereken kişi de o… Ancak bu kolay bir misyon değil. Çünkü referandum öncesinde de yazdığım gibi, ucu ucuna kabul edilen ve aşırı yetkiler üreten bir sistemde, sorumlu olan insanı rahat bırakmazlar. Yurt içi veya dışı ne kadar muhalefet odağı varsa hepsi her yanlışı Erdoğan’ı yıpratmak ve itibarsızlaştırmak için kullanacaktır. Bundan şikayet etmek de garip olur, çünkü hiç gerek yokken yeni sisteme geçmek isteyen ve toplumu tercihe zorlayan Erdoğan’ın kendisiydi.

Ancak muhalefetin nasıl davranacağından daha önemlisi bizzat Erdoğan’ın normalleşmeyi isteyip istemediğidir. Normalleşme bir açık toplum yaratır ve açık toplumlar da demokratik mekanizmalar talep eder. Dolayısıyla soru, bütün yetkiyi eline almış olan Erdoğan’ın demokratik mekanizmaları işletmeye ne denli hazır olduğudur. Açık toplumlarda tek adam yönetiminin zorlanması verimsizlik, yozlaşma ve kaos getirir. Bu nedenle eğer tek adam rejiminde ısrar edilecekse, bunun anlamı açık toplumdan uzak durulacağıdır. Öyle bir durumda da gidişat normalleşme yönünde olmayacak demektir.

Olağanüstü hal sadece idari tedbir olmaktan çıkarak önümüzdeki süreçte bir ‘olağan duruma’ dönüşebilir. Olağanüstü dönemden geçme gerekçesi ile olağandışı bir yönetim mantığına saplanıp kalınabilir. ‘Reisçilerin’ ise özellikle böyle bir dönemin gelmesini zorlamaları şaşırtıcı olmaz.

Ama sonuçta Türkiye kaybeder. Tabii AK Parti de… Bu açıdan bakıldığında bu yıl alacağı doğrultu Erdoğan’ın en önemli siyasi tercihi olacak.

Yazının tamamı için…