Mavi Marmara yolcusu AKP’li eski vekil: Türkiye, İsrail’i affetmek için kendi anayasasını çiğnedi

Mart 19, 2017, 11:30 am
Hollanda’ya benzer geçmişte İsrail’le yaşanan krizleri değerlendiren Mavi Marmara yolcusu AK Parti eski milletvekili Ahmet Faruk Ünsal, “Büyük sözler sarf eden hükümet geri adım atarak, üstelik anayasasını çiğneyerek, İsrail’e uluslararası sularda korsanlık yapma imtiyazı tanıdı” dedi.

Türkiye referandum öncesi Almanya ve Hollanda ile yaşadığı krizlerin benzerlerini geçmişte kritik süreçlerde yaşadı. Özellikle 30 Ocak 2009 Davos ve “Van münit” krizi ile 31 Mayıs 2010 tarihinde yaşadığı Mavi Marmara krizi AK Parti açısından önemli işlevler gördü. AK Parti’nin doğrudan İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı üzerinden desteklediği Mavi Marmara krizinde Türkiye’nin tepkisi büyük olmuştu. 30’dan fazla ülke vatandaşının yer aldığı 600 kişilik bir kafileyi taşıyan Mavi Marmara gemisi, Gazze ablukasını protesto etmek amacıyla Gazze’ye doğru yola çıkmıştı. İsrail’in uluslararası karasularında müdahale ettiği Mavi Marmara gemisinde 9’u Türk vatandaşı 10 kişi hayatını kaybetti.

Mavi Marmara olayını Dihaber’den Kırkaya’ya değerlendiren Mavi Marmara yolcularından MAZLUMDER Genel Başkanı ve AK Parti eski milletvekili Ahmet Faruk Ünsal şöyle konuştu:

“Türkiye başta ileri sürdüğü 3 büyük iddiayı almadan geri adım atmış oldu. İkinci önemli adım olarak Türkiye ceza davalarını düşürdü. Bir kere bu anayasaya aykırı. İsrailli suç işleyen komutanlar hakkında Türkiye’de açılan ceza davaları düşmüş oldu. Bunu bir uluslararası anlaşma formatına soktular. Ceza yargısızlığı, yani insan öldürmüş, gemi kaçırmış, korsanlık yapmış insanlara dönük herhangi bir ceza soruşturmasının düşürülmüş olması temel haklara dair bir konu olmadığı için uluslararası anlaşmaların konusu edilemez. Çünkü bu olay uluslararası karasularında gerçekleşti. Dolayısıyla Türkiye kendi anayasasını çiğneyerek İsrailli katilerin cezasızlığını kendi meclisinde onaylamış oldu.”

Hollanda ile Türkiye arasında yaşanan krizi de değerlendiren Ünsal, Hollanda’yı ırkçılıkla suçlayan Türkiye’nin kendisine bakması gerektiğini de belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hollanda’yı ırkçılıkla suçladı devleti yönetenler. Bu girişimin ırkçı ve İslamofobik bir tarafının olduğunu inkar ediyor değilim. Ama Rotterdam’da bu kararı alan bir Flaman değil, Faslı bir Müslüman. Başkalarına eleştiri yaparken insanın biraz dönüp kendisine bakması lazım. Bu ülkede bu toprakların haklarından olan Ermeniler bugün neredeler, Rumlar, Süryaniler neredeler? Hangisine Türkiye belediye başkanlığı verecek bir çoğulculuk gösterdi? Bütün bunlar yokmuş gibi sadece son politik kriz üzerinden ırkçılık suçlaması üzerinden de kendinize özeleştirel olarak bakmanız gerekiyor. Sayın başbakan bu olaydan 5-6 gün önce televizyona çıkarak 14 Mart’ta Hollanda da bir seçim var, ondan önce oraya gitmek gerçekçi değil dedi. Buna rağmen hem Dışişleri Bakanı oraya gitmeye çalıştı hem de karayolu ile bir kadın bakan oraya gitmeye çalıştı. Ama beli ki bir başka etki ile kadın bakanımız Hollanda kapılarına dayandı.”