Medyada 4 ayda 2 bin 335 nefret söylemi tespit edildi

Haziran 13, 2017, 10:45 pm
Hrant Dink Vakfı’nın hazırladığı, “Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi” raporuna göre bin 806 köşe yazısı ve haberde 2 bin 335 nefret söylemi tespit edildi

Hrant Dink Vakfı, “Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi” raporunu yayınladı. 2017’nin Ocak ve Nisan ayları arasındaki dönemini kapsayan rapora göre, bin 806 köşe yazısı ve haberde ulusal, etnik ya da dini gruplar hedef alındı.

2017 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan aylarını kapsayan dört aylık döneminde ulusal, etnik ve dini grupları hedef alan 1806 köşe yazısı ve haber, bu yazılardaysa toplam 2335 nefret söylemi tespit edildi.

Ocak-Nisan 2017 döneminde, yazılı basının odağında 16 Nisan’da Anayasa değişikliği için yapılan referandum oldu. Referandum dışında, TSK’nın Suriye’nin El Bab bölgesinde yaptığı ‘Fırat Kalkanı Harekâtı’, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili gelişmeler, Olağanüstü Hal uygulamaları ve yayımlanan kanun hükmünde kararnameler, Ocak ayında Cenevre’de yapılan Kıbrıs müzakereleri, Türkiye ile Yunanistan arasında Kardak kayalıkları ve Ege adalarıyla ilgili olarak yaşanan krizler, Hocalı Katliamı’nın yıldönümü (26 Şubat), Güney Kıbrıs meclisinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Yunanistan’la birleşmesini (‘Enosis’) öngören 1950’deki halkoylamasının okullarda anılması yönündeki yasa tasarısının kabul edilmesi, 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nı Anma Günü, ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen Suriyeli mülteciler gibi gündem maddeleri nefret söyleminin artışında etkili oldu.

En çok Ermeniler maruz kaldı

Hedef alınan gruplara göre dağılım yapıldığında, en çok Ermeniler hakkında, 439 içerikte nefret söylemine rastlandı. İkinci sırada 433 içerikle Suriyeliler gelirken, Yahudiler 298 içerikle üçüncü sırada yer aldı. Onların ardından 210 içerikle Hıristiyanlar ve 198 içerikle Yunanlar nefret söylemine maruz kalan gruplar arasında yer aldı.

Raporun kadınları ve LGBTİ’leri hedef alan söylemlerin incelendiği bölümünde, habercilikte yerleşik hale gelmiş olan, bilinçli veya bilinçsiz olarak kullanılan, erkek egemen ve heteronormatif dili görünür kılmaya ve sorgulamaya katkı sunmak adına seçilen sınırlı örnekler üzerinden niteliksel analizlere yer verildi.