Mesud Barzani istifa etti: Görev süremin uzatılmasını istemiyorum

Ekim 30, 2017, 11:46 am
IKBY Başkanı Mesud Barzani görev süresinin uzatılmasını istemediğini duyurdu. Barzani'nin İstifası sonrası KYB ve Goran'a saldırılar yaşandı.

IKBY Palamentosu bugün Başkan Barzani’nin yetkilerinin diğer mercilere devredilmesi gündemiyle toplandı. IKBY meclisinde düzenlenen bugünkü oturumda Barzani’nin daha önce yolladığı mektup okundu. Mektupta, yetkilerinin Parlamento Başkanlığı, Hükümet ve Adalet Yüksek Konseyi’ne devredilmesini istedi. Parlamento da kabul etti.

Rudaw’da yer alan habere göre; mektupta şu ifadeler yer aldı:

24 Ekim’de yapılması kararlaştırılan ancak hiç kimsenin aday olmaması sebebiyle ertelenen Kürdistan Başkalık seçimlerinin ardında başkanlık görevimin tekrar uzatılmasını reddediyorum.

1 Kasım 2017 tarihinde biticek olan Kürdistan Başkanlığı görevimin uzatılmasını kabul etmiyorum. En kısa sürede parlamentonun toplanması ve Kürdistan Başkanı’nın yetkilerinin devredilmesi sorununun çözüme kavuşturulmasını talep ediyorum.

Ben de peşmerge Mesud Barzani olarak milletimizin içerisinde ve aziz peşmergelerle halkımızın doğal hakları için mücadele etmeye ve milletimizin kazanımlarını korumaya devam edeceğim.”

Parlamento kabul etti

Parlamento da Mesud Barzani’nin yetkilerinin Parlamento Başkanlığı, Hükümet ve Adalet Yüksek Konseyi’ne devredilmesi oy çokluğuyla kabul etti.

Barzani: ABD neden sessiz kaldı

Barzani, parlamentoya gönderdiği mektubun ardından bir mesaj yayımlayarak, Bağdat’la “barış ve diyalog konusunda ısrarcı” olduklarını vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti:

“Biz iyi niyetle özgür ve demokratik bir Irak için çaba sarf ettik. Ancak bunların demokrasi, hak ve hukuktan anlamadıklarını gördük. Bunların zihniyetleri buna müsaade etmiyor. Barışçı bir halk, demokratik bir şekilde haklarını istiyor ve buna karşı çıkıyorlar.

Bir kez daha anlaşıldı ki Kürdistan halkının tek dostu kendisidir. Biz her kesimin kendini ifade edebileceği bir Irak için ‘Evet’ dedik. Bu temelde anayasa yazıldı ancak yazılan anayasa ayaklar altına alındı ve Irak bir kez daha mezhebi bir tarafın eline geçti.

3 Temmuz 2014’te parlamentoya gidip, Kürdistan halkının iradesini beyan etmesi için referandum talebinde bulundum. Hemen ardından IŞİD saldırdı. 6 Haziran’da tekrar bu çalışmalarla ilgili karar alındı.

Eğer peşmerge olmasaydı, Irak hiçbir şekilde Musul’u alamazdı. Uluslararası toplum peşmergenin mücadelesine saygı duydu. Bağdat’ın da bu fedakarlığa saygı duymasını bekledik. Ancak Bağdat bilerek Havice operasyonunun sürekli erteledi ve Kerkük’e saldırmak için bu operasyonu en sona bıraktı.

Kerkük için iyi bir hazırlık yapmıştık. Maalesef 16 Ekim gecesi bu büyük ihanet gerçekleşti. 16 Ekim gecesi, peşmerge ve halkımıza zehirli bir hançer sapladılar. 16 Ekim’deki bu ihanet olmasaydı durum çok daha farklı olacaktı.

Referandumu bir bahane olarak gördüler. Ancak referandum olmasaydı yine saldıracaklardı. Onlar Irak anayasasını uygulamak için değil, Kürt iradesini kırmak için geldiler. Heşdi Şabi saldırıları bizi savaşmaya mecbur etti.

Irak ordusu ve Heşdi Şabi güçleri, ABD’nin gözleri önünde ve onların silahlarıyla Kürdistan’a saldırdı. ABD buna neden sessiz kaldı? Bu soruların sorulması lazım çünkü onların silahlarıyla peşmergelerimiz şehit edildi.”