“Mülteci kamplarında yer kalmayan Türkiye, sığınmacı politikasını değiştiriyor”

Haziran 27, 2017, 12:34 am
Çatışma bölgelerinden gelen mülteciler, Türkiye'yi ve tüm Ortadoğu bölgesini değiştiriyor.

Türkiye, Suriye’den gelen mültecilere yönelik politikasını değiştiriyor; iç savaş nedeniyle komşu ülkeden gelen yeni göçmenleri kabul etmeyi reddediyor. Yüzbinlerce Suriyelinin bulunduğu mülteci kamplarında yer kalmaması, Ankara’yı Suriye’deki stratejisini radikal bir şekilde revize etmeye zorluyor. Krize alternatif çözüm arayan Türkiye, sığınmacıları Suriye’nin içinde, Rusya ve İran’ın garantörlüğünde kurulan güvenli bölgelere yerleştirmeyi öneriyor.

Rus Kommersant gazetesi, Türkiye’de bulunan sığınmacıların hayatlarını ve Türk siyasetinde oynadıkları rolü inceledi:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’nın mültecilere yönelik yeni politikasını şu sözlerle özetledi: “Fırat Kalkanı harekatı ile ilk adımı attık. Bölgede 2 bin km alanı teröristlerden temizleyerek güvenli bölgeler kurduk. Suriye’ye barış gelemesi için çalışmalarımızı aralıksız sürüdüreceğiz.”

Referandumda yüzde 97 ‘evet’ oyuyla rekor kıran Harran’da Erdoğan halka seslendi: “Biz, bugüne kadar her şeyde uluslararası hukuka dikkat ettik. Gaziantep’te 53 kardeşimizi şehit ettiler. ‘Artık sabredemeyiz’ dedik ve Cerablus’a girdik. Arkadan Rai’ye, Dabık’a, El Bab’a girdik. Şu an 2 bin kilometrekareyi aşkın bir alan kontrolümüzde. Şimdi oraya da gerçek sahipleri döndüler, dönüyorlar.”

Kommersant’ın ulaştığı AFAD Başkanı Mehmet Halis Bilden, Ankara’nın, Suriyeli sığınmacılar için, kendi ülkelerinde bir yaşam alanı yaratmak için politikalar geliştirdiğini söylüyor. Mültecilerin çoğunluğunun vatanlarında kalmayı tercih ettiğini söyleyen Bilden’e göre, Türkiye, savaş bölgelerinde yaşayan insanların başka bir ülkeye değil başka bir bölgeye taşınabilmesi için güvenli bölgeler oluşturmayı amaçlıyor.

Ankara’nın sığınmacı politikasındaki değişim şöyle açıklanabilir: Türkiye’de bulunan 23 mülteci kampında Suriye ve Irak’tan gelecek sığnımacıları ağırlayacak yer yok. Bu kamplarda şu anda 274 bin sığınmacı yaşıyor. Ancak kamp dışında yaşamını sürdüren sığınmacı sayısı bu rakamın çok üstünde. Ankara’ya göre sığınmacı sayısı 3,5 milyon, uluslararası kuruluşlara göre ise 2,5 milyon.

Kampların genişletilmesi ve kapasitelerinin artırılması düşünülse bile yüksek doğum oranı nedeniyle ihtiyaca cevap vermesi zor görünüyor. Örneğin, sadece 2016 yılında Kahramanmaraş’ta açılan kampta 2 bin bebek dünyaya geldi.

Suriyeli sığınmacılar meselesi, bölgede uzun zamandır kilit öneme sahip. Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa ile olan ihtilaflarda bu sorunu ustalıkla kullanıyor. Konuya ilişkin Kommersant’a konuşan HDP Milletvekili Garo Paylan, “Bu gerçek bir etki aracıdır. Bu nedenle, Batı, partimiz üzerindeki baskılar da dahil olmak üzere Türkiye’de insan hakları ihlallerini göz ardı ediyor.” diyor.

Muhalefet partileri, Erdoğan’ın partisine destek verdikleri ve sadık bir seçmen haline geldikleri için Suriyelilere vatandaşlık verildiğini iddia ediyor. Aynı zamanda yetkili makamlar Suriyelileri, gelecekte Türkiye ve Suriye arasında köprü olarak görüyor.

Rusya Dışilişkiler Konseyi Uzmanı Timur Ahmetov ise AKP’nin Suriye ve Irak’tan gelen sığınmacılara çok fazla pasaport vermesi durumunda karşılaşabileceği soruna dikkat çekiyor. Ülkedeki milliyetçi duyguların limitleri zorladığını söyleyen Ahmetov, “Milliyetçi anlayış arttıkça, Arap mültecilere yönelik gösterdiği aşırı sadakat nedeniyle AKP insanları hayal kırıklığına uğratabilir.” diyor.