Ana sayfa Logo Altı Nazire Terzi: “Bir ses GATA’yı arayıp, ‘Semih Terzi ve yanındakileri öldürün’ emri...

Nazire Terzi: “Bir ses GATA’yı arayıp, ‘Semih Terzi ve yanındakileri öldürün’ emri veriyor ve Terzi bundan sonra ölüyor. O ses kime ait biliniyor, ama korunuyor.”

PAYLAŞ

15 Temmuz’da şehit edilen Ömer Halisdemir tarafından öldürüldüğü iddia edilen Semih Terzi’nin tutuklu eşi Nazire Terzi karar duruşmasında ilginç açıklamalarda bulundu. Kendisi de doktor olan Nazire Terzi eşi Semih Terzi’nin ve Ömer Halisdemir’in otopsi raporunun sahte olduğunu iddia etti. Nazire Terzi “Bir ses GATA’yı arayıp, ‘Semih Terzi o hastaneden çıkmayacak’ diyor. Aynı ses daha sonra, ‘Semih Terzi ve yanındakileri öldürün’ emri veriyor ve Terzi bundan sonra ölüyor. O ses kime ait biliniyor, ama korunuyor. Peki Ömer Halisdemir’in otopsi raporu nerede? Yoksa onu Semih Terzi’ni yanındakiler değil, içeri önceden sokulmuş başkaları tarafından mı vuruldu?”dedi. Nazire Terzi’ye anayasayı ihlalden 18 yıl hapis cezası verildi.

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada savcının esasa ilişkin mütalaasına karşı savunmasını yapan Nazire Terzi, ilk defa bir avukatının olduğunu ve dosyasını ilk kez gördüğünü söyledi. “Benim suçum Semih Terzi’nin eşi olmak mı?” diye soran Terzi, dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı ve eşinin çelişkili ifadeler verdiğini öne sürdü. Semih Terzi’nin otopsi raporunun sahte olduğunu da iddia eden Terzi, bir doktor ve eş olarak ölüm saat ve şeklini öğrenmek için GATA’ya gittiğini anlattı. Terzi, şöyle devam etti:

“Ölüm saati 23: 30 oysa Ankara’ya gece 02: 30’da geldi”

559 gündür tutuklu bulunan Nezire Terzi savunmasında eşi Semih Terzi’nin K. Irak’tan çağrılması ve ardından ölümüne kadar geçen süreyi detaylarıyla anlatarak başladı.

Nezire Terzi şöyle konuştu:

“Televizyon haberlerinden öğrendiğim kadarıyla yargılanma sebebim Semih Terzi’nin eşi olmak.
Eşim Semih Terzi, 15 Temmuz sabahı Kuzey Irak’tan Türkiye’ye döndü ve Silopi’ye gitti. 16 Temmuz 02:30’da Ankara’ya geldi. Ölüm saati ise otopsi’ye göre 15 Temmuz 23:30…

Yani eşim otopsi raporuna göre daha Ankara’ya gelmeden vurulmuş görünüyor. Bu sahte otopsi raporunu düzenleyenler araştırılmadı ve yargılanmadılar. Sonradan bu rapor düzeltildi.

“EŞİM GATA’ya geldiğinde konuşuyordu”

Eşimin GATA’ya geliş saati 06:01. Yani vurulduktan yaklaşık 4 saat sonra hastaneye getiriliyor. Tanık beyanlarına göre hastaneye geldiğinde oturabiliyor ve konuşur vaziyette. Anlatıldığı gibi anlından vurulmuş değil. Sırtından vurulmuş durumda.

Daha sonra GATA’ya “Semih Terzi oradan canlı çıkmayacak” şeklinde telefon geliyor. Eşim Semih Terzi müşahade odasına alınıyor ve ardından ölüyor.

GATA’ya o telefon geldi çünkü Semih Terzi’nin anlatacaklarından korkuyorlardı.

Anlının ortasından vurulması yalan. 7 kez otopsi raporunu istedim verilmedi. Sonra bir şekilde temin ettim. Elinde silah olmayan, sırtından vurulan biri. Ömer Halisdemir’in ölüm raporu ve otopsisi neden duruşmada okunmuyor. Eşimin öldürülmesi olayı nefsi müdafaya sokuluyor. Oysa silahı yok ve sırtı dönük, bu nasıl nefsi müdafaya sokulabilir?

“Halisdemir’in raporları yok”

Ömer Halisdemir’in ölüm raporlarının ve olayının araştırılması gerekiyor. Çünkü o gece Özel Kuvvetler personeli olmayan kişilerin Özel Kuvvetler Binası’nda olduğuna ilişkin iddialar var. Oysa bu kesinlikle yasak ve hiçkimse o binaya giremez.

Eşimin ölüm haberini televizyondan alt yazı şeklinde gece gördüm. Hemen Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın eşi Nursel Aksakallı’yı aradım. Televizyonda eşimin öldürüldüğünün yazdığını, durumu kocasına sormasını istedim. Nursel Aksakallı gülerek ‘olur mu öyle şey’ dedi ve Zekai Aksakallı’nın şuan çok yoğun olduğunu söyledi. Ancak sonra ortaya çıktı ki Zekai Aksakallı o gece yoğun değilmiş, eşinin psikolojisi çok bozuk olduğu için onun dizinin dibinde teselli etmeye çalışıyormuş.

GATA’yı arayıp ölüm emri verenlerin kim olduğu bilindiği halde işlem yapılmıyor. Sahte ölüm raporunu kim yazdı? Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında tanık olarak dinlenmemi talep ettim. Olayın öncesi ve sonrasına ilişkin anlatacaklarım vardı. Ancak dinlenmedim. Neden?

Terzi, dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı ve eşinin çelişkili ifadeler verdiğini öne sürdü. Semih Terzi’nin otopsi raporunun sahte olduğunu da iddia eden Terzi, bir doktor ve eş olarak ölüm saat ve şeklini öğrenmek için GATA’ya gittiğini anlattı. Terzi, şöyle devam etti:

“Bir ses Gata’yı arayıp, ‘Semih Terzi o hastaneden çıkmayacak’ diyor. Aynı ses daha sonra, ‘Semih Terzi ve yanındakileri öldürün’ emri veriyor ve Terzi bundan sonra ölüyor. O ses kime ait biliniyor, ama korunuyor. Peki Ömer Halisdemir’in otopsi raporu nerede? Yoksa onu Semih Terzi’ni yanındakiler değil, içeri önceden sokulmuş başkaları tarafından mı vuruldu?”

Nazire Terzi savunmasının sonunda, o gece aradığı dönemin Özel Kuvvetler Komutanlığı Okul Komutanı Ömer Faruk Bozdemir’e , “Vicdanın rahat mı? Duydum ki, eşin vefat etmiş. Allah rahmet etsin, ama kul hakkını kabul etmesin’ diye seslendi ve ‘ben sadece gerçekleri istiyorum. Ne tahliye, ne şu bu umurumda değil dedi.

“Askerler avukatımı tehdit etti o da çekildi”

Biliyorsunuz 559 gündür tutukluyum ve avukatım yok. Sadece bir kere görüşüme bir avukat geldi ancak daha sonra asker olduğunu söyleyen iki kişi arayıp tehdit etmiş ve o avukat da çekildi. Sağolsun Ertuğrul Cem Cihan karar duruşması öncesi gelip avukatlığımı üstlendi.
Bu şartlar altında savunma yapıyorum. Çocuklarım her gün babalarının öldürüldüğüne dair resimlerinin olduğu okullara gidiyor.

Noter görevlisini tehdit ettiğim için de suçlanıyorum. Bu görevlinin kendisi televizyonda bıçakla beni nasıl kovaladığını anlatıyordu.

Ben hiçbir örgütün üyesi değilim.

Ne tahliyem ne de başka birşey umrumda değil ben sadece gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum.”
Nezire Terzi’nin savunmasını tamamlamasının ardından avukatı ve aynı zamanda ODA TV avukatlarından olan Ertuğrul Cem Cihan söz aldı. Savunmasında Nazire Terzi’nin örgüt üyeliğinden yargılanmasının hukuki hiçbir tarafı olmadığı üzerinde duran avukat Cihan, tüm suçlardan beraat talep etti.

KARAR

Nazire Terzi ve avukatının savunmalarının ardından savcılık, tehdit ve anasayal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından beraat, örgüt üyeliği suçundan ise mahkumiyet talep etti.
Davaya müdahil olan avukatlar ise savcılığın mütaalasına katılmadıklarını, tüm suçlardan mahkumiyet talep ettiklerini dile getirdiler.

Ardından mahkeme heyeti kararını açkıladı. Heyet, tehdit suçunun unsurları oluşmadığı için beraat verirken, TCK 309/1’inci maddeden mahkumiyet verdi.

TCK 309. madde Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu içeriyor ve müebbet hapis cezası gerektiriyor. Mahkeme heyeti, Nezire Terzi’nin fiillerinin bu suça yardım kapsamında olduğu için indirime gitti ve aldığı toplam cezayı 18 yıl olarak açıkladı.

International Press Agency