Nuray Mert: Ortadoğu’yu yeni felaketler bekliyor ve Türkiye’nin bu tabloda nasıl yer alacağı belirsiz

Haziran 30, 2017, 8:45 am
"Bu netameli gidişin ucu Türkiye’ye varacak telaşı ile, Katar’ın ardında hizalanmanın anlamı yok. Sadece, Katar sütten çıkmış ak kaşık olmadığı için değil, aslında Katar’ın kendine ait bir güce sahip olmadığı için"

KAtar’a yönelik ablukayla başlayan kriz sonrası Ortadoğu’yu yeni felaketlerin beklediğine dikkat çeken Cumhuriyet yazarı Nuray Mert, Türkiye’nin bu tabloda nasıl yer alacağının belirsiz olduğunu söyledi. Katar’ın ardında hizalanmanın bir anlamı olmadığını belirten Mert, “Biraz zorlanırsa, Şeyh değişir, devran döner, zaten hep böyle olmuş” diye yazdı.

Nuray Mert’in, “Katar krizi” başlıklı yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Körfez’de yaşanan son krizin tek olumlu yanı, Türkiye’nin ‘Sünni ittifak’ meylinden kurtulması oldu. ‘Sünni ittifak’ denilen İran’a karşı kamplaşma, mezhep bahaneli savaş zemini idi. Bu tehlike hâlâ var ama hiç olmazsa yaşananların, dinle, mezheple alakalı değil, kirli iktidar ve rekabet mücadeleleri olduğu iyice ortaya döküldü. İslami kesim hâlâ, bu olanlar karşısında tutum almakta zorlanıyor, Suudi Arabistan küstürülmek istenmediği için, Birleşik Arap Emirlikleri krizin merkezine konuluyor.

Oysa, hepsi ve dahi Katar aynı tartıda tartılacak siyasi aktörler. Üzerine oturdukları doğal zenginliklerin komisyonculuğunu yapmaya razı oldukları sürece iktidarlarını koruyabilecek, lüks hayatlarını sürdürebilecek bir avuç asalak aileden ibaret. Hiçbir şey üretmeyen, hazır buldukları servetleri Batı ülkelerine yatırmak, onlardan silah alarak iktidarda kalma borçlarını ödemek durumunda olan, ülkelerini zorbalıkla yöneten, çalıştırdıkları yabancıları en basit insan haklarından mahrum eden insanlık fukarası düzenler. Bunları Türkiye ve İran gibi ülkeler ile karşılaştırmak, ona göre hesap yapmak büyük hata olur.

Ortadoğu’yu yeni felaketler bekliyor ve bu arada Türkiye’nin bu tabloda nasıl yer alacağı belirsiz. Bu netameli gidişin ucu Türkiye’ye varacak telaşı ile, Katar’ın ardında hizalanmanın anlamı yok. Sadece, Katar sütten çıkmış ak kaşık olmadığı için değil, aslında Katar’ın kendine ait bir güce sahip olmadığı için. Biraz zorlanırsa, Şeyh değişir, devran döner, zaten hep böyle olmuş. Katar’ı Ortadoğu sahnesine çıkaran Şeyh Hamad bin Halife, 1996’da babasına karşı darbe yaparak başa gelmişti, sonra 2013’te, ‘Arap Baharı’nın Mısır’ eksenli geri tepme aşamasında iktidarı oğlu Tamim’e bırakmak zorunda kaldı. Yeni şeyhin ilk yaptığı, tam o sıralarda Müslüman Kardeşler iktidarını deviren Genelkurmay Başkanı Sisi’ye tebrik mesajı göndermek oldu. Şimdilik bu kadar, benden hatırlatması!

Yazının tamamı için…