Ana sayfa Logo Altı Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevine son verdi

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevine son verdi

PAYLAŞ

OHAL İnceleme Komisyonu’nun işe iade başvurularını reddettiği Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 334 gün boyunca sürdürdükleri açlık grevine son verdi.

Ankara’da bir basın toplantısı düzenleyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, yeniden yargı yoluna başvuracaklarını açıkladı.

Nuriye Gülmen yaptığı açıklamada Şunları söyledi: “Bu halkın evlatları ve bir parçası olarak bu halka inandık ve direnişe başladık. İnancımız boşa çıkmadı. Biz anlattık, onlar dinlediler. İnancımızı boşa çıkarmadılar. Ellerimizi tuttular, kapılarını bize açtılar. Onlara çok teşekkür ediyoruz.Biz direnişimizi çok seviyoruz. Direnişimiz bize özgürlüğümüzü verdi. Bize dayatılan teslimiyeti reddederek, bize dayatılanı kabul etmeyeceğimizi söyleyerek o alana çıktığımız ilk gün özgürleştik. Her geçen gün daha da özgürleştik. Bizim zincirlerimiz yok. AKP iktidarı, iktidarın kullanabileceği tüm araçları kullandı. İçişleri Bakanlığı’nın her türlü imkanları ile saldırdılar. Terörist olduğumuza yönelik açıklamalara varana kadar. Dava devam ederken davayı etkilemeye yönelik açıklamalar yaptılar. Ama bu saldırıların hepsinden güçle çıkmayı bildik. OHAL Komisyonu işe iade talebimizi reddetti. Yargı yoluna başvuracağız. Bugün itibariyle açlık grevimizi sonlandırıyoruz. Ama direnişimiz devam ediyor. Hastane süreci bitip sağlığımıza kavuştuktan sonra mücadelemiz devam edecek. Bu mücadele biz “Bitti” demeden bitmeyecek.

Semih Özakça ise direnişlerinin halklar için bir umut olduğunu belirterek: “Bizce bu direnişi en büyük kazanımı dünya halklarına bir umut olmasıdır. Hem de en kötü ve ağır koşullarda. Bu direniş, irademizi teslim etmezsek bir şeyler başarabileceğimizi gösterdi.Bu direniş tarihsel bir direniştir. Bu direniş iktidarın ne kadar acımasız ve pervasız aynı zamanda güçsüz ve haksız olduğunu teşhir etti.”dedi.

Özakça, kendisiyle beraber açlık grevine katılan eşi Esra Özakça’yla ilgili olarak da Sevgili eşim benim açlığıma ortak oldu. Beraber acıları, umutları ve hayatı paylaştık. Küçük Prens’ten bir not almıştım: “Sevgi birbirinin gözünün içine bakabilmek değil, beraber aynı yöne bakabilmektir.’ Biz hem bir birimizin gözünün içine baktık, hem de aynı yöne baktık” şeklinde konuştu.
BBC TÜRKÇE