Ana sayfa Öne Çıkanlar Öğrencisine cinsel tacizde bulunan imam hatip öğretmeni için istenen ceza belli oldu

Öğrencisine cinsel tacizde bulunan imam hatip öğretmeni için istenen ceza belli oldu

PAYLAŞ

Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 4’üncü celsesine sanık A.B., sağlık mazereti sunarak, katılmadı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın avukatı Remzi Atalay, mağdur avukatı Gizem Miran, Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi avukatı Ümit Asye Demir ile sanık avukatı duruşmada hazır bulundu. Dosyaya gelen evrakı okuyan mahkeme başkanı, daha önce savunma hakkını kullanmak istemediği için avukatını azleden sanığın, dün dilekçe göndererek, özel avukat tutacağını söylediğini, 2 günlük istirahat raporu aldığını belirtti. 

Duruşmada söz hakkı verilen cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Sanık A.B.’nin coğrafya öğretmeni olarak görev yaptığı okulda öğrencisi olan mağdura cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla dava açıldığını belirten savcı, mağdur ile sanık arasındaki ‘ilişki’ bulunduğunu savunarak bu durumun 4 ay devam ettiğini ve sanığın bu süreçte 5-6 defa mağdurun vücuduna dokunduğunu kaydetti.

Öldürürüm diye tehdit etti

Mağdurun bu davranışlara karşı çıkmak istediği; ancak sanığın “Hem seni hem kendimi öldürürüm. Eğer ölürsem katilim sen olursun” diyerek, tehdit ettiğini belirten savcı, A.B.’nin savunmasında da ‘ilişkiyi’ kabul ettiğini; ancak mağdura dokunmadığını söylediğini anlattı. Sanığın mahkemeye sunduğu dilekçesinde, ilk ifadesinin aksine mağdurla öpüştüklerini ve evlilik vaadinde bulunduğunu dile getirdiğini vurgulayan savcı, ayrılmaları halinde kendisini öldüreceği yönündeki söylemleriyle A.B.’nin, çocuk olan mağdurun iradesini etkileyerek ‘sarkıntılık’ düzeyinde kalan ‘basit cinsel istismar’da bulunduğunu vurguladı. Mütalaada, hakkında ‘cinsel taciz’den dava açılan sanığın, ‘cocuğun cinsel istismarı’ suçundan 4,5 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. 

“Suç eğilimi ortadadır, tutuklanmasını talep ediyoruz”

Savcının esas hakkındaki görüşüne karşı söz hakkı verilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Atalay, dosyadaki delil durumu dikkate alındığında sanığın tutuklanmasını talep ettiklerini kaydetti. Atalay, “Basına yansıyan beyanlarda da gördüğümüz kadarıyla sanığın bu suç konusundaki eğilimi ortadadır. Hükümle birlikte tutuklanmasını talep ediyoruz” dedi.

Mağdur avukatı Miran ise dosyadaki tüm delillere bakıldığında suçun ‘çocuğun cinsel istismarı’ olduğunun açık olduğunu belirterek, “Sanık, ‘evlenme’ vaadiyle müvekkilime yanaşmıştır. Sosyal İnceleme Raporu’nda müvekkilin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlayamayacağı düzeyde olduğu açıktır. Sanığın cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istiyoruz” diye konuştu. 

Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi avukatı Demir de sanığın, hükümle birlikte tutuklanarak, ‘cinsel istismar’ suçundan cezalandırılmasını istedi. Sanık avukatı Mahsum Buzcu ise mütalaadaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, müvekkilinin beraatini istedi.

Ara kararlarını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın sağlık mazeretinin kabulüne karar vererek, duruşmayı erteledi. Heyet, sanığın tutuklanmasına ilişkin taleplerle ilgili ise karar vermedi.

Diyarbakır’da 16 yaşındaki öğrencisine cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanırken, mağdurun babasına, “Ben bir hata işledim. Bu suçun Allah’ın şeriatı doğrultusunda mahkeme edilmesi gerekir. Davayı şeriata taşımak yerine, Allah’ın yasakladığı tağuta ve tağutun hükmüne havale ettin. Şeriata gidelim, cezam ölüm de olsa razıyım” diyen öğretmen, ilk olarak Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başka bir okula gönderilmiş, olayın basında yer almasının ardından ise açığa alınmıştı.