“On beş yıldır tek parti tarafından yönetilen bir ülkede yaşıyoruz. Siyasi istikrar zaten mevcut”

Şubat 28, 2017, 8:23 am
"Görünen o ki Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin lehine iki temel argüman bulunuyor. Biri hızlı karar alınabilmesi, diğeri ise istikrar getirecek olması."

Etyen Mahçupyan, Anayasa değişiklik teklifinin ‘hızlı karar alınabilmesi’ ve ‘istikrar getirmesi’ şeklinde iki önemli argümanla önerildiğini hatırlatarak şu tespitleti yaptı: Hızlı karar almanın getirisi ancak ‘doğru’ karar almayı becerebilirseniz geçerli… On beş yıldır tek parti tarafından yönetilen ve o partinin yıllarca Meclis çoğunluğunu kazanma ihtimalinin yüksek olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Yani siyasi istikrar zaten mevcut”

Karar yazarı Mahçupyan’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

Görünen o ki Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin lehine iki temel argüman bulunuyor. Biri hızlı karar alınabilmesi, diğeri ise istikrar getirecek olması. Ne var ki hızlı karar almanın getirisi ancak ‘doğru’ karar almayı becerebilirseniz geçerli. Doğru karar alamayan bir mercinin bir de bunun üstüne hızlı karar alması ve hele denetlenememesi durumunda trajik sonuçlara gidersiniz.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin istikrar getireceği önermesine gelince, bu tez ortada istikrarsız bir durum olduğu için değil, belirsiz bir gelecekteki istikrarsızlığa karşı öne sürülüyor. On beş yıldır tek parti tarafından yönetilen ve o partinin yıllarca Meclis çoğunluğunu kazanma ihtimalinin yüksek olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Yani siyasi istikrar zaten mevcut

Öte yandan bir an için bu mülahazaları bir yana bırakarak önerilen yönetim sisteminin kendisini ele alalım. Acaba bu devlet yapılanması gerçekten de siyasi ve toplumsal istikrar getirir mi? Eğer siyasi istikrardan yürütmenin her istediğini engellenmeden yapabilmesini anlıyorsanız, istikrar var diyebiliriz. Tabi bu durumda ‘disiplin’ arttıkça istikrarın da artacağını kabullenmemiz gerekir… Eğer buna itiraz ediyorsak sebebi siyasi istikrarın ancak ‘zor kullanmadan yönetme kabiliyeti’ üretebildiği takdirde anlamlı olduğudur. Acaba Cumhurbaşkanlığı Sisteminin böyle bir yönetme kabiliyeti oluşturma becerisi var mı? Meclis’in pratikte etkisiz hale gelme ve yargının hakemlik işlevinin yıpranma ihtimalinin yüksekliğini düşünürsek pek yok…

Cumhurbaşkanlığı Sistemi toplumsal hassasiyet ve sağduyu açısından yürütmenin göstermesi gereken gayreti bizdeki siyasetin hiç alışık olmadığı bir düzeye çıkarıyor… Bu durum ülkedeki kültürel kırılmaları siyasetin merkezine taşıdığı ölçüde istikrarı tehlikeye atabilir…

Yazının tamamı için…