Pelikan itirafları: MİT’çilerle konuştum. Uçağı düşürenin paralel pilotlar olduğunu söylüyorlar

Nisan 25, 2017, 8:54 am
Geçen yıl Mayıs ayında paylaşılan Pelikan Dosyası'na dair yeni iddialar ortaya atıldı. Yazıda, Sabah yazarı Hilal Kaplan'ın Suriye sınırında düşürülen Rus uçağına ilişkin kamuoyunu nasıl yönlendirdiğine ilişkin iddialar yer aldı.

AKP’ye yakınlığıyla bilinen Fırat Erez’in kendi blog adresinde yer verdiği yeni iddialarda ise Pelikan Dosyası’nın nasıl hazırlandığının yanı sıra, dosyayı hazırlayanların ülkenin hayati önemdeki meselelerine de nasıl etki ettikleri gözler önüne seriliyor.

Pelikan Dosyası’nın yazıldığı Kuzguncuk’taki Beyaz Köşk’te bulunduğunu ileri süren Fırat Erez, “Başlangıç” ve “Kişisel tanıklık” adlı iki yazı yayınladı. Erez’in “Kişisel tanıklık” adlı yazısında Türkiye tarafından düşürülen Rus uçağına ilişkin de çarpıcı iddialar yer aldı.

Erez yazısında, Rus uçağının düşürülmesinden 10 gün sonra Pelikan dosyasının hazırlandığı yalıda Hilal Kaplan’ın kendisine, “MİT’cilerle konuştum. Uçağı düşürenin paralel pilotlar olduğunu söylüyorlar.” dediğini aktardı.

Erez yazısında konuyla ilgili şu ifadeleri kullanıyor: Bu yalan, yani uçağı vuranların paralel pilotlar olduğu iddiası dolandırılıyor, dolandırılıyor ve 15 Temmuz sonrasında da “Zaten pilotlar FETÖ’den tutuklandı”ya dönüşüyor.

Erez’in “Kişisel tanıklık” adlı ikinci yazısı şöyle:

Muhtemelen 2015 Aralık ayının 6-7’si.
Rus SU-24’ü düşürüleli 10 günü biraz geçmiş.

Güneşli bir günde Hilal Kaplan Yalı’ya geliyor ve beni genellikle özel konuşmalar ve sigara içmek için kullandığımız balkona çağırıyor.
Dediği şu;
“MİT’cilerle konuştum. Uçağı düşürenin paralel pilotlar olduğunu söylüyorlar.”
“Saçmalık” diyorum,
Çünkü hava-hava füzeyi ateşleyen F-16 pilotu uçağın milliyetini bilmiyor.

Eğer o SU-24 Suriyeye ait olsaydı tarih boyunca bir kahramanlık öyküsü olarak anlatılacaktı ama Rus çıktı ve o sırada herkesin hatırlayabileceği gibi Türkiye, eylemini sahipleniyor, haklılığını radar izleri, uyarı ses kayıtları eşliğinde açıklıyordu.

Şimdi; “Nereden çıktı bu paralel pilot iddiası?”

Biliniyor.
Aylar sonra bu iddia neredeyse bir gerçek olarak yerleşecek ve referans gösterilecek.
Uçağın düşürülmesini ilk yayınlayan, üstelik de daha kime ait olduğu belli değilken “Rus uçağı düşürüldü” açıklaması yapan odağın Cumhurbaşkanlığı olduğu (Sonradan bu açıklama düzeltilecektir) da unutulacak.
Davutoğlu’nun “emri ben verdim” açıklaması öne çıkacak, oysa olay anında verilen-alınan bir emrin olamayacağı karartılacak.

Angajman kuralı var; “Sınırı ihlal eden uçak vurulacak”.
Davutoğlu’nun “Ben verdim” dediği emir bu. Olaya özel değil, genel.

Pilot/lar(?) uçağın milliyetini bilemeyecek durumdalar.
SU-24 kimliğini tanımlayan sinyali ve herkese açık telsiz uyarı kanalını kapamış.
TSK F-16’sının uyarılarını duymuyor.

Kimliğini belirlemenin, Rus mu, SR uçağı mı olduğunu bilmenin tek yolu üzerindeki işaretleri görmek ve fakat göz teması yok, iki uçak arasında kilometreler var.

Pilotlar paralelseler ve milliyeti ya Rus ya SR olan uçak eğer SR ise vurmanın Türkiye’ye faydası olacak.
Rus ise ülkeye zarar vermiş olacaklar.
%50 %50…

Böyle provokasyon mu olur?
Zaten olmuyor da.

Bu yalan, yani uçağı vuranların paralel pilotlar olduğu iddiası dolandırılıyor, dolandırılıyor ve 15 Temmuz sonrasında da “Zaten pilotlar FETÖ’den tutuklandı”ya dönüşüyor.
Bu iddiaya dair tek bir kanıt yok.
Tek bir belge yok ama gerçek kabul edilmeye devam ediliyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da dillendiriliyor ve yalanın mumu bir gün sessizce sönüyor.

Davutoğlu 15 Temmuz Darbesini Araştırma Komisyonuna gönderdiği yazılı ifadesinde, olay sonrasında bu iddiaların duyulduğunu, TSK tarafından araştırıldığını ve pilot/lar(?)’ın Paralel Yapı ile bir ilgilerinin tespit edilemediğini söylüyor.

Peki. Hilal Kaplan’ın olaydan yaklaşık 10 gün sonra, bana MİT duyumu diye yetiştirdiği o iddia medyada ilk ne zaman dile getirilmiş?

Bu yazıyı yazarken bakıyorum ve buluyorum;

Cem Küçük.

Samsun / Canik Belediyesinin düzenlediği, konuşmacı olarak davet edildiği bir konferansta ve olaydan yaklaşık bir ay sonra; 28 Aralıkta…